• bugün (19)
  • 155 entry
  • 126 başlık

shadow

birinci nesil normal 12 ocak 2026
  • tırnak bakım yağı illüzyonu
    kızlar allah aşkına o minicik şişeye maaşımın yarısını gömüp sürdükten sonra yirmi dakika ameliyata girecek cerrah gibi eller havada beklemek beni resmen delirtiyor.

    sözde bebek gibi tırnak etleri vadedip aslında telefon ekranını vıcık vıcık yağ yapmaktan başka hiçbir işe yaramayan devasa bir yalan bu.
  • kenan yıldız ın saç bandı
    o sırılsıklam terli saçlarını tutsun diye taktığı bantla sahada adeta yaralı bir yunan tanrısı gibi süzülüyor ama maalesef boştaki adama pas vermeyi asla akıl edemiyor. biriniz allah rızası için şu çocuğa takım oyununu öğretsin, yoksa o masum yüzüne aldanıp eve kedi diye alıp besleyeceğim.
  • emily in paris izlerken yaşanan sinir harbi
    kızlar o pazardan alınmış gibi duran feci rüküş kombinlerle o taş gibi adamları peşinden nasıl sürüklüyor gerçekten ekrana bakarken sinirimden tırnaklarımı kopardım. kızı güzel bulan fransız erkekleri kesinlikle kör falan olmalı, biz o asit yeşili kıyafetle sokağa çıksak bakkal amca bile dönüp yüzümüze bakmaz.
  • flörtle konuşulacak konular
    yükselen burcunu ve anasına ne kadar düşkün olduğunu ağzından alana kadar adamı tatlı tatlı konuşturun, sonrasında zaten muhabbeti istediğiniz gibi manipüle edersiniz. kalkıp da bana o çok övündüğü arabasının beygir gücünü veya dünkü halı saha maçını anlatmaya çalışırsa anında ghostlarım zaten.
  • cam cilt vadeden kore kozmetiği dolandırıcılığı
    kızlar allah aşkına artık şu sümüklü böcek özü bilmem ne cica kremi fantezisinden bir kurtulalım. instagram'da parlaya parlaya kör eden o koreli ablalara kanıp maaşımın yarısını on adımlı cilt bakım rutinine gömdüm. sonuç? yüzümde ergenliğimde bile çıkmayan devasa kistik sivilcelerle bakışıyoruz şu an. hayır yani sen o kadar parayı ver, sabah akşam yüzüne yedi sekiz kat yapış yapış tonik, esans, serum sür, vadedilen cam cilt yerine bildiğin kızartma tavasına dön.

    zaten o kadınların genetiği öyle, cildi cam gibi yapan şey kremler değil porselen genetikleri ve bastıkları o deli dehşet filtreler ama biz de burada paramızla rezil oluyoruz işte. o yapış yapış rutini çöpe attığımdan beri inanın cildim ilk kez nefes aldı, sivilcelerim söndü. bir daha üstünde korece yazan o pastel renkli şirin ambalajlara elimi sürersem beni kadınlarsözlük ahalisi meydanda taşlasın.
  • bacakları zımparalamadan batıklardan kurtulmak
    kızlar şu bacaklardaki siyah nokta ve deri altı kılları yüzünden yaz aylarından nefret eder oldum. jilet yapsan ertesi gün çıkar, ağda desen bacaklarımızı savaş alanına çevirir. her duşta deliler gibi kese yapmaktan resmen derim incelip transparan oldum ama o hain batıklar inatla deri altında varoluş mücadelesi veriyor.

    en son çareyi kimyasal peelingde buldum. bildiğiniz o yüzümüze sürmeye kıyamadığımız aşırı pahalı aha bha içeren asitli tonikler var ya, heh işte onları bacaklara acımadan boca ediyorsunuz. cüzdanınız biraz kan ağlıyor, bacağınız hafiften sızlıyor ama sonunda o çilek bacak sendromundan kurtulup insan içine çıkacak pürüzsüzlüğe ulaşıyorsunuz.
  • aldatan erkeği şıp diye anlama yöntemleri
    o elindeki telefonu ekranı yere bakacak şekilde masaya koyduğu an zaten ilişkinizin ruhuna el fatiha okuyun kızlar, emin olun orada sadakat falan kalmamıştır. durduk yere başlayan o spora gitme sevdası ve dar gömlek giyme tripleri de kesinlikle ucuz bir aldatma girişimi göstergesidir, hiç acımadan tekmeyi basın.
  • bir haftada porselen cilt vaat eden leke serumları
    cildim cam gibi olsun diye o küçücük asitli şişelere adeta böbreğimi bıraktım ama o inatçı güneş lekeleri bana mısın demeyip yüzüme arsızca gülmeye devam ediyor.

    kozmetik sektörünün biz kadınların kusursuzluk takıntısından cüzdanımızı sömürmesi yetmiyormuş gibi her gece asitten yüzüm eriyecek korkusuyla uyumak da işin tuzu biberi.
  • sürünce anında pantolon giydiren vücut losyonu
    kızlar cildim o kadar nemsiz ki taytımı çıkarırken sürtünmeden kıvılcım çıkaracağım diye korkuyorum, lütfen bana vıcık vıcık yapmayan bir mucize önerin. yoksa piyasadaki o işe yaramaz sözde nemlendiriciler yüzünden pullarımı etrafa dökerek gezen dev bir iguanaya dönüşeceğim.
  • flörtle konuşulacak en sinsi konular
    adamın haritasındaki yükselenini çaktırmadan öğrenip gizlice sinastri bakmak varken naber nasılsın gibi varoş konularla vakit kaybedecek halimiz yok kızlar. bana kalırsa en güzel muhabbet, onun anlattığı vizyonsuz eski sevgililerini sahte bir üzüntüyle dinleyip içten içe kendi mükemmelliğimizi kutlamaktır.
  • toksik manitayı çöpe atıp aydınlanmak
    o kene gibi kanınızı emen hastalıklı varlığı hayatınızdan defettiğiniz an cildinizdeki stres sivilceleri bile mucizevi bir şekilde sönüyor. gidin o lanet olasıca engeli basın ve ruhunuzla beraber saç uçlarınızın bile nasıl ışıl ışıl parladığını izleyin kızlar.
  • sivilce izlerini tarihe gömen mucizevi kremler
    ergenlikten kalma o krater gibi lekeleri kapatmak için sabah akşam yüzüme bildiğin çimento malalayacağıma gidip şu deli gibi övülen kremlere koca bir servet gömdüm.

    sonuç yine inanılmaz bir hüsran kızlar, bizi kusursuz cilt vaadiyle kandıran bu minicik kimyasal tüplerinin yüzümdeki o meşhur çukurlara anca transparan cila çektiği gerçeğiyle ne zaman yüzleşeceğiz acaba?
  • sivilce izi geçirdiği iddia edilen kazık kremler
    kızlar o minicik tüplere maaşınızın yarısını yatırıp porselen bebek cildi beklemeyin, o krater gibi izleri hiçbir krem silmiyor maalesef.

    gidin kapatıcılığı yüksek bir fondötenle yüzünüze sıva yapmaya devam edin, en azından hayal kırıklığı yaşamazsınız.
  • erkek arkadaşın elini kaydıran vücut losyonları
    kızlar şu indirim sepetlerinden topladığınız buram buram yapay çilek kokan ama zerre nemlendirmeyen o vıcık sulara losyon demeyi acilen bırakın. duştan çıkınca adam akıllı yoğun kıvamlı bir şeyler sürün de partneriniz bacağınıza dokunduğunda eli kayıp yataktan aşağı fırlasın.
  • ıssız adam daki alper in narsistliği
    adam resmen bağlanma sorunları olan vasatın altı bir aşçı ama film boyunca sanki yunan tanrısıymış gibi muamele görüyor. şu paşa sendromlu koca bebekleri romantize edip hayatımızı mahvettiniz gerçekten tebrik ediyorum.
  • at kılı fırçasıyla kendini zımparalamak
    kızlar o kadar övdünüz ki influencer tuzağına düşüp en sertinden aldım, şu an bacaklarım bildiğin sosis gibi kızarıp soyuluyor. iki gram selülit gidecek diye her sabah banyoda tahta oyar gibi kendimi törpülemekten kollarım kas yaptı yemin ederim.

    güzelleşeceğiz diye resmen orta çağ işkencesi çekiyoruz, kan revan içindeki bacaklarımla hepinize teessüflerimi sunuyorum.
  • sosyal fobiyi yendikten sonra gelen arsızlık
    lisedeyken kantinden çay almaya korkan tiplerin şimdi sosyal fobimi yendim bahanesiyle ortamlarda sınır tanımadan herkese yapışması beni gerçekten delirtiyor. bir yavaşlayın kızlar, üç seans psikolog gördünüz diye bir anda dünyanın merkezine oturmadınız.
  • situationship
    flört desen değil, sevgili desen asla değil, karşı tarafın bağlanma problemi olan toksik erkek triplerini çekmekten resmen ciğerimin solduğu o meşhur modern zaman arafı. gece ikide atılan o malum uyudun mu mesajına kanmak suretiyle kendi kendimizi kandırdığımız yetmiyormuş gibi bir de duruma böyle afili bir isim takmışlar. kızlar gözünüzü seveyim şu zırvaya gençliğinizi harcamayın, niyeti gerçekten belli olan adam adını koymaktan köşe bucak kaçmak yerine gelir paşa paşa elinizi tutar.
  • özgüven patlaması yaşatan minik detaylar
    sabahları kalkıp buzlu suyla yüz yıkayınca falan gelmiyor o özgüven kızlar, kimi kandırıyorsunuz? asıl yöntem, seni terk eden o vasıfsız erkeğin yeni sevgilisinin çirkin olması gerçeğiyle yüzleştiğiniz o kutsal saniyede başlar. o saniye üzerinize inen o ilahi ben aslında tanrıçayım ulan aydınlanmasıyla yürüyüşünüz bile değişiyor, net bilgi yayalım.
  • mobbingin adının yapıcı geribildirim olması
    sürekli arkamdan iş çevirip sinirden saçımı başımı yolma seviyesine getiren toksik yöneticimin bana her gün düzenli olarak uyguladığı o meşhur kurumsal şiddetin yeni adı buymuş kızlar. projeyi aylarca tek başıma sırtlayıp bitiririm ama beyefendi sırf maile onu cc'lemedim diye bana toplantıda yarım saat zehir zemberek yapıcı geribildirim verir.

    senin o yapıcı diyen ağzını yırtarım ama işte tazminatımı yakmak istemiyorum, sinirden masadaki detoks suyumu kafasına dökmemek için zor tutuyorum kendimi.
  • selülit kreminin dünyanın en büyük yalanı olması
    kızlar boşuna o markalara paraları saçmayın, kremlerin tek işlevi sürerken yaptığınız aşırı agresif masaj sayesinde kan dolaşımını hızlandırmaktan ibaret. yıllardır mucizevi at kılı fırçası ile birlikte bacağıma boca ettiğim kremlerin sonucunda cüzdanım hariç incelen hiçbir şey olmadı maalesef. eğer gerçekten işe yarasaydı bu sektör çoktan batmıştı zaten, göz göre göre hepimizi ayakta uyutuyorlar.

    (bkz: cüzdanı incelten kozmetik ürünleri)
  • çikolata kisti
    ismi ne kadar tatlıysa kendisi o kadar lanet olasıca bir hastalıktır. doktorun yüzünüze karşı "çikolata kistiniz var" demesiyle beyninizde saniyeler içinde willy wonka'nın çikolata fabrikasından the ring filmindeki karanlık kuyuya kusursuz bir düşüş yaşarsınız. her ay rahmimde basit bir döngü değil de sanki bildiğin inşaat tuğlası üretiliyormuş gibi hissetmeme sebep olan, ağrı kesicileri avuç avuç leblebi niyetine yutmama yol açan bu minik canavarın neresi çikolata gerçekten çok merak ediyorum.

    hayır işin en sinir bozucu kısmı dışarıdan gayet normal ve sağlıklı görünürken içeride resmen üçüncü dünya savaşı yaşanması. acıdan ortadan ikiye ayrılacak gibi kıvranarak ölüyorum diyorum, erkek milleti büyük bir aydınlanma yaşamış gibi "aaa sıcak su torbası koy geçer" diyor. yahu içimde bana düşman organik bir alien büyüyor ne sıcak suyu ne nanesi? adeta bana kadınlığımın bedelini taksit taksit değil, en yüksek gecikme faiziyle tek çekim ödeten vizyonsuz bir hastalıktır kendisi.
  • ayrılık acısını ipek kirpik taktırarak atlatmak
    kızlar o vizyonsuz narsist için ağlayıp bin liralık gözaltı kremlerinizi ziyan edeceğinize, gidin en pahalı kuaförde saç bakımı ve ipek kirpik yaptırıp düşman çatlatın. inanın o çöp herifin yokluğunun acısı en hafif o size sahte hesaptan bakıp kudururken, yeni flörtünüzle lüks bir mekanda kokteyl yudumladığınız an geçiyor.
  • sürünce hortlağa çevirmeyen güneş kremi
    o küçücük tüplere sırf yüzümü sivilce tarlasına çevirmesin diye servet ödüyorum ama güneşe çıkınca yine floresan lamba gibi parıl parıl parlıyorum. yemin ederim cildi yağlandırmayan o efsanevi güneş kremini bulmak ruh eşini bulmaktan bin kat falan daha zor. paranızı gidin o meşhur kore markalarına bayılın da en azından cildiniz adamakıllı bir uva/uvb koruması görsün.

    (bkz: kore cilt bakım ürünleri)
  • kızılcık şerbeti fatih in inanılmaz iticiliği
    şu adamın ekranda belirdiği her saniye sinirimden televizyona yastık fırlatıyorum, yemin ederim toksikliğin vücut bulmuş hali bu. bi insan evladı hem bu kadar vasıfsız hem de nasıl bu kadar gereksiz bi özgüvene sahip olabiliyor aklım almıyor cidden.
  • daha çok