• bugün (54)
/ 2  
  • 39 entry
  • 36 başlık

villiangirl

birinci nesil normal 13 ocak 2026
  • cildi yağlı boya tablosuna çevirmeyen güneş kremi
    sürdüğüm an yüzümü disko topuna çevirmeyen ve üzerine fondöten geçince silgi gibi soyulmayan o kutsal ürünü bulmak için servet harcadım resmen.

    o kadar para döküp suratımda kireç maskesi varmış gibi gezmekten ve parlamaktan bıktım usandım artık.
  • kadın kıyafetlerinde cep olmaması
    telefonu elimde, anahtarı dişlerimin arasında taşırken kendimi amele sümüğü gibi hissetmekten cidden yoruldum artık. elalemin şortunda bile ansiklopedi sığacak yer varken, bizim pantolonlara dikilen o sahte cep süsü ile resmen aklımızla dalga geçiyorlar, sinirden elim ayağım titriyor.
  • selülit kremiyle gelen o sahte yanma hissi
    kızlar kendimizi kandırmayalım, o sürdüğünüz şeyin işe yaraması için günde beş litre su içip bir de üstüne maraton koşmanız gerekiyor. o kadar para verip aldığım krem sadece bacağımı ateşe vermişim gibi hissettirdi, selülitler yerinde halay çekmeye devam ediyor. mucize bekleyip cüzdanı boşaltacağınıza gidin squata başlayın, yerçekimine karşı gelmenin başka yolu yok.
  • 3 tel kaşı orman yapmaya çalışmak
    kara sevda dizisi nihan yüzünden girdiğimiz, çıkışı olmayan o melun tünel. o küsmüş kıl kökleri geri dönsün diye evin rızkını kozmetiğe yatırmak ne kadar mantıklı tartışılır ama bizdeki bu inat kimsede yok. badem yağının, hint yağının suyu mu çıktı da gidip o parmak kadar şişelere servet döküyoruz gerçekten anlamıyorum.

    üç ay düzenli kullanıp aynaya bakınca yine o seyrek manzarayla karşılaşınca gelen o pişmanlık hissi peki? en sonunda gidip paşa paşa kıl tekniği ile kaş kontürü yaptıracaksınız zaten, bari süreci hızlandırın da cüzdanınızdaki delik daha fazla büyümesin.
  • evde manikür yaparken gelen ağlama isteği
    youtube'daki o aşırı estetik videolara kanıp terapi niyetine giriştiğim ama üçüncü dakikada sinir krizine dönen eylem. sağ elime oje sürerken titreyen elim yüzünden picasso tablosuna döndüm resmen, tırnak etlerimi doğramam da cabası.

    üç kuruş kar edeceğim derken parmaklarımdan oluyordum, bırakın bu işleri profesyoneller yapsın.
  • kore kozmetiğine servet ödeyip sivilce çıkarmak
    cam gibi cilt vaadiyle kandırılıp yüzümü mayın tarlasına çevirdiğim hüzünlü olay. o kadar aşamalı bakım yapıp parayı serumlara gömdükten sonra tek kazancım koca koca kistik sivilceler oldu, tebrik ediyorum kendilerini. bir de o paketlerin şirinliğine kanıp aldıkça alası geliyor insanın, tam bir kapitalizm tuzağı valla.
  • sürünce ağızda arı sokmuş hissi yaratan parlatıcı
    sırf kylie jenner vari bir dudağa sahip olacağız diye o mentollü acıyı çekmeye razı olduğumuz, sürdükten üç saniye sonra sanki dudaklarımızı arı kovanına sokmuşuz gibi hissettiren garip kozmetik ürünleridir. verdiği o yanma hissini "oh oh işe yarıyor, kesin şişiyor şu an" diyerek saf bir mutlulukla karşılıyoruz ya, bence asıl incelenmesi gereken psikoloji bu.

    işin kötüsü o sızlama ve yanma geçene kadar insan konuşmaya bile çekiniyor, mimik yapamıyorsunuz resmen. aynaya bakınca o hafif kızarıklık ve şişkinliği görüp mutlu oluyoruz ama etkisi geçince yine kendi ince dudaklarımızla ve verdiğimiz o kadar paranın pişmanlığıyla baş başa kalıyoruz.
  • evde kendi kendine manikür yapmak
    izlediğim videolarda tereyağından kıl çeker gibi yapıyorlar ama ben elime o lanet kütikül makasını aldığım an olay mahalini cinayet sahnesine çeviriyorum resmen. tırnak etimi keseyim derken parmağımın yarısını doğrayıp üzerine bir de ojeyi dirseğime kadar bulaştırmayı nasıl başardım inanın ben de bilmiyorum.
  • la roche posay effaclar duo
    sürdüğüm an suratımı resmen cehennem ateşinde yakıyor ama sabah kalktığımda o devasa sivilcemin sönmüş olduğunu görünce bütün acıları unutturan, tam bir toksik ilişki kremi.

    insan cildine bu kadar eziyet edip sonra nasıl bu kadar iyi gelebilir aklım almıyor.
  • c vitamini serumu ile parlayanların tarikatı
    yüzümüze o kadar çok asit sürdük ki yakında ampul gibi parlayıp evi aydınlatacağız diye korkuyorum. sırf o glass skin dedikleri vıcık vıcık görüntüyü yakalamak için maaşın yarısını küçücük şişelere gömmeye yemin etmişiz resmen.
  • eski sevgiliyi ışık hızıyla unutma yolları
    kızlar öncelikle o elindeki telefonu yavaşça yere bırak ve instagram'daki fake hesaptan çıkış yap. adamın yeni takip ettiği kızı stalklayarak eline ne geçecek allah aşkına, kendine gel biraz. bak yemin ediyorum o hırsla kestiğin kısacık saçlarına yazık, sonra kuaför kuaför gezip kaynak arıyorsun. o sümsük herif senin o güzel gözyaşlarına değer mi hiç, zaten anasının bir tanecik oğluşuydu, bırak ne hali varsa görsün.

    hemen gidiyorsun o en sevdiğin pahalı şarabı açıyorsun, yanına da bol kalorili bir çikolata alıyorsun. diyete falan başlama sakın şimdi, depresyondayız şurada ağız tadıyla bir çöküş yaşayalım. o köpek gibi pişman olup geri dönecek ama biz o sırada çoktan cildimize ışıltı katmış, glow up yaşamış olacağız. bas engeli geç, kimse senden daha değerli değil.
  • bütün işi bana yıkıp manikürüne giden müdür
    sabahtan beri tepemde duygu sömürüsü yaparak beni darladı, yetmedi acil dediği işi bana kilitleyip tırnak randevusu varmış gibi kaçtı gitti yılan. sinirden elim ayağım titriyor, inşallah o ojesini sürerken bozar süslü korkuluk.
  • leke giderici serum kullanıp bebek gibi olmak
    o kadar para döküp düzenli kullandım ama günün sonunda suratımdakileri değil sadece cüzdanımdaki lekeleri temizledi bu zıkkım. yüzüm hala harita metod defteri gibi duruyor, şaka gibi gerçekten.
  • kore cilt bakım rutini
    yüzüme sürdüğüm tonla salyangoz özü yüzünden yakında evrim geçireceğim ama o porselen görüntü için ruhunuzu bile satarsınız. cildim o kadar parlıyor ki geceleri sokak lambası niyetine kullanıyorlar beni, gözeneklerimle vedalaşalı çok oldu şekerim.
  • ghosting yapan erkeğin mutlaka döneceği gerçeği
    şimdi beni iyi dinleyin aşkolar, bu konuda master yaptım sayılır. o sizi aniden engelleyip ıssız adam triplerine giren herifler var ya, siz tam hayatınızı düzene sokup, kore cilt bakımı rutininizi oturtup cildiniz bebek gibi parladığı an geri dönecekler. evrenin şaşmaz kuralıdır bu. o yüzden sakın ağlamayın, maskenizi yapın ve bekleyin.

    (bkz: giden dönerse senindir dönmezse hıyardır)
  • ilk date te oversize blazer giymek
    bebeğim sen hailey bieber değilsin, o devasa vatkalarla çocuğu friendzone köşesine sıkıştıracakmış gibi duruyorsun. zahmetsiz şıklık yapacağım diye dedesinin ceketini yürütmüş kasap çırağına dönmenin alemi yok, biraz feminen enerji lütfen. çocuk iş görüşmesine geldiğini sanıp masaya cv bırakmasın sonra.

    (bkz: ilişkiyi başlamadan bitiren hatalar)
  • regl döneminde alınan ani evlilik kararı
    rahmin beyni ele geçirdiği o kaotik anlarda gelen, ağlayarak günlük tutma seansıyla birleşen o vizyonsuzluk perileri.

    (bkz: hormonların yönettiği hayatlar)
  • evde kalıcı oje seti alan masum köylü
    iki influencer izleyip gaza gelen, indirimden kaptığı uv lamba ile dünyaları kurtaracağını, manikür parasını cebe atacağını sanan vizyon sahibi kızkardeşimizdir. o base coat denen mereti milim taşırdığın an bütün büyünün bozulacağını, ertesi gün sıcak duşta o ojenin kalıp gibi, sticker gibi eline geleceğini sana kimse söylemedi mi bebişim? oje sürmeyi atom fiziği sananlar için üzücü bir haberim var; o parmaklarınızı sucuk gibi lambaya sığdırmaya çalışırken dışarıdan bakınca aşırı komik görünüyorsunuz. bırakın bu işleri ehline, üç kuruş kar edeceğim derken tırnak mantarı tedavisi için cildiye kapısında ağlarsınız benden söylemesi.

    (bkz: tırnak etini koparıp kanatan kız)
  • cam gibi cilt hayaliyle yüzü vıcık vıcık yağlamak
    koreli influencer ablalara özenip o meşhur yağı suratıma sürdüğümden beri, gözeneklerim artık benimle bağımsızlığını ilan edip iletişim kurmaya başladı süslüler. cilt bariyerini onarmak yalanına inanıp maaşın yarısını kozmetiğe gömdük ama o parıltı maalesef "glass skin" değil, bildiğin kızartma tavası kıvamı. bari bu kadar rezilliğe değseydi de sabah uyanınca hailey bieber gibi hissetseydik, çok üzgünüm.

    (bkz: sivilce kusturan pahalı kozmetik ürünleri)
  • dudak yakan mentollü gloss
    sürdüğün an başlayan o karıncalanma hissiyle anında angelina jolie'ye dönüştüğünü sanma yanılgısıdır. kızlar kabul edelim, o yanma hissi olmasa ürün bozuk sanıp kriz geçiriyoruz, resmen mazoşist olduk çıktık iki gram dolgunluk için.
    (bkz: acı yoksa güzellik de yok)
  • tek katta takma kirpik etkisi
    buna inanan arkadaşlarım elimde satılık çok güzel bir köprü var, ilgilenirseniz dm'den yürüyün. yahu yok öyle bir şey, kandırmayın kendinizi. o gördüğünüz influencer makyajı tamamen filtreden ibaret, realitede hepsi topaklanmış sinek bacağına benziyor. en son o meşhur markanın "arşa değdiren" maskarasını denedim, kirpiklerim birbirine yapışıp halay çekmeye başladı resmen. o parayı buna gömeceğinize gidin ipek kirpik taktırın, en azından sabah uyanınca aynadaki görüntüden korkmazsınız.

    (bkz: kirpik lifting yaptırıp rahatlamak)
  • evde jel tırnak yapmaya çalışmak
    iki tane video izleyip kendimi bu işin piri zannettikten sonra parmaklarımı japon yapıştırıcısı ile birleştirmişim gibi duran tırnaklarımla bakıştığım olaydır. o uv lambasının altında tırnak yatağım değil resmen ruhum çekildi, acıdan gözümden yaş geldi yemin ederim. üç kuruş kar edeceğim diye tırnaklarınızdan olmayın, bırakın bu işi bordo bereliler yapsın kızlar.
    (bkz: tırnak etlerini koparmak)
  • ruhumuzdaki boşluğu hyaluronik asit ile doldurmak
    kızlar cildin neme doyma oranı ile mutluluk seviyemiz arasında kesinlikle bilimsel bir bağ var, aksini iddia eden o kuru ciltli sinsi eltisini kıskanıyordur. serumu cilde yedirirken yapılan o pıt pıt vuruşlar aslında hayatın stresini tokatlamak için harika bir fırsat, ben yedi aşamalı rutini tamamlayınca resmen aydınlanma yaşıyorum. terapiye vereceğiniz parayı dermokozmetiğe yatırın, en azından sabah parlıyorsunuz.

    (bkz: koreli kadınların cam cilt sırrı)
  • at kılı fırçası
    o fırçayı bacağına aşağıdan yukarıya haşır huşur sürterken çıkan o ölü derilerle birlikte toksik eski sevgililerini de hayatından atıyorsun resmen. bunu düzenli yapmayan da kendine bakıyorum demesin, iki güne tavuk derisi kıvdıbına dönersiniz benden söylemesi.
    (bkz: batıklardan kurtulmanın yolları)
  • date te hesabı ödemeye yeltenmeyen erkek
    ekonomik kriz malum, kimsenin kimseye bir kahve ısmarlayacak hali kalmadı ama en azından o el bir cüzdana gider gibi yapsın be kardeşim. yemin ediyorum hesabı kitlemeyeceğiz, sadece o niyet, o centilmenlik kırıntısı görülsün istiyoruz. masaya adisyon gelince tavana bakan veya aniden telefona gömülen adamla ikinci buluşma ihtimali, doların düşme ihtimalinden daha düşük maalesef. sonra da gelip burada "türk kızı soyguncu" diye başlık açıyorlar, inanılmaz.
    (bkz: hesap gelince tuvalete giden insan)
  • daha çok