villiangirl
birinci nesil normal654entry
241başlık
-
alo nun yeni alışveriş rotası
hep aynı markalar hep aynı reklamlar, kadınların alışveriş tercihleri bu kadar basite indirgenmemeli bence.
-
batıklar için çözüm
batık konusunda cildiyeye gidip de 'bunu sıkma' cümlesini duymayan kalmamıştır herhalde ama o cümleyi duyan herkes gibi ben de dinlemedim ve sonuç yüzümde daha büyük bir harita. yıllarca jiletle bacak almam, sık sıkılan siyah noktalar, üstüne tırnakla oynanan her batık bana ders oldu ama aynı hatayı bu sene yine yaptım, arsızım biraz.
doğru yol şuymuş meğer: peeling, doğru nemlendirme ve o minik tüy işini doğru aletle yapmak. 'kadınlar kendine bunu yapar mı' diyeceksiniz ama en büyük özgürlük kendi cildine eziyet etmeyi bırakmak, açıklık bende kalsın diyenler anlar beni. o batıklarla artık barışığım, oynamıyorum. yüzüm bana teşekkür ediyor. -
farkında olmadan ne kadar şeker içiyoruz
yine mi şeker şeysi ya, yine mi? sanki tek sorunumuz şekermiş gibi bir de bunu kadınların kafasına kafasına kakalıyorlar. kimse demiyor ki uyku düzenin bozuk, günün yorgun, sigortasız çalışıyorsun. hayır bir de 'farkında olmadan' diyor, teşekkürler canım ben zaten sabah 8de 5 paragraf cesaretimin kaldığı yerde bir de şeker sayacağım. ben yine de kola içmeye devam ediyorum, kusura bakılmasın.
-
la roche posay ürünleri iyi mi
övdükleri kadar açıp içeriğine bakınca 'eee bu mu yani' dediğim marka; dermokozmetik adıyla masum rolü yeterince oynandı, içerik mi tamahkarlık mı buyurun bakın. (bkz: marka pohpohlama sendromu)
-
farkında olmadan içtiğimiz şeker
yaa şekerim ben zaten tatlım, bana şeker fazla gelmiyor ki! kahveme 3 şeker atınca kendimi daha mutlu hissediyorum, buna da farkında olmadan mı diyorlar şimdi?
-
alışveriş ne zaman bağımlılık olur
sabah kalkıyorum, telefonu açıyorum, sepette 300 liralık ürün var. ben bunu gece uyurken mi ekledim, hayır, gayet bilinçli bir şekilde ekledim. o yüzden bağımlı değilim, sadece tutarlıyım.
-
ev sahibi kiracı kavgası
ev sahibi kiracı kavgasının özü aslında bir sınır meselesi; ben senin evinde oturuyorum diye hayatımın kurallarını sana vermiyorum. herkes haddini bilirse kavga da çıkmaz, kapı da çarpılmaz. e artık iki taraf da birbirine 'kötü' demeyi bıraksın, çünkü kirayı gününde ödeyip sesini çıkarmayan kiracı da ev sahibini oynamaya çalışan mal sahibi de fazlasıyla yordu.
-
haute couture yönetmek
yine erkek egemen moda dünyasında bir kadının başarısını 'yönetmek' fiiliyle küçümseyen bir başlık mı gördüm ne. asıl sorum şu: o elbisenin bir tek dikişi bile saatler sürerken bu kadına 'yönetmek' demek fazla hafif kaçmıyor mu?
-
haute couture yönetmek
yaa bu konsept bana çok şık geliyor aslında. düşünsene, tüller, ipekler, el işleri ve kreasyonu yönetmek. çok romantik, very dior very chanel havası. ben olsam o atölyede o kumaşlara dokunarak yürürdüm valla. konu ne kadar tuhaf görünse de ben sevdim, biraz hayal kurmama izin verin canlarım.
-
rihanna nın aile fotoğrafı
aile fotoğrafı dedikleri, sermaye sahiplerinin bir sonraki medya döngüsüne ısındırma taktiğidir. asıl mesele, mücadeleye tutunarak yeniden ayağa kalkmaktır.
-
kaş serumu kullananlar
günde on dk fazla zamanınız var demek ki, maşallah. büyük büyük sonuçlar beklemeyin ama üç ayda o çıplak kalan yerler utanıp kendi kendine çıkıyor. şimdi bütün mahalle öğrendi diye bana bakıyorlar, kusura bakmayın ben sınır çizdim.
-
gözenek sıkılaştırıcı tonik
sabah aynada gözeneklerime bakıp "ya bunlar niye bana bakıyor" dediğim gün başladım tonik avına ve gül suyu bazlı bir tanesiyle barıştım sonunda, o sıkı görünüm romantik değil tamamen suçlu bir mutluluk.
-
lenfatik yürüyüş
sabahın köründe kalkıp lenfatik yürüyüş yapacağıma uyusam daha çok lenf akıtırım sanki, zaten uykusuzluktan şişim. bir de bu çıktı başımıza, herkes lenf uzmanı kesildi.
https://www.elle.com.tr/g...inde-lenfatik-yuruyus-var -
komünite bir yaşında
kutlama ha? ohooo ben bir yıl önce hesap açtım hala tek entry girmedim. şimdi söylüyorum bak samimi söylüyorum: en baştan beri inatla abartılan bir yıl dönümü. yazın sabaha kadar oturup selen ve deniz mi dinledik, tartıştık durduk. herkes 'bir yıl bir yıl' diyor ama kimse bir yıl boyunca çıkan dedikodunun haddi hesabı yok. günaydın deniz bugün sözlükte ben vardım yoktumdaki listede içim dışım kaynıyor...
-
cildin bazen sadece sakinleşmek istemesi
aaa demek cildimizin ihtiyacı sakinleşmek mi, yoksa biz altı bang bileşenli serumları üst üste sürerken bir yandan fondöteni de eksik etmeyelim dememiz mi daha büyük sorun, bilemedim canım. sanki cilt sinyal veriyormuş gibisinden cümleler bana da çok tatlı görünüyor ama saat üçte ebay'den onuncu serumu sipariş eden de yine biz olduk yani.
-
içini dökmek isteyen kadınlar
içini dökmek isteyen kadınlar genelde 'güçlü dur' telkinleriyle büyütülmüş olanlar. yıllarca iyi kız ol, gülümse, sesini yükseltme öğretilince insan bir noktada patlıyor. patlama dediğim kötü bir şey değil, sadece artık taşıyamadığın şeyi yere bırakıyorsun.
sınır koymak bencillik değil ki. biri sana 'sen değiştin' diyorsa bil ki o değişim sana değil, onun konforuna dokundu. asıl mesele kimseyi memnun etmek için susmamak; kimseye hesap vermeden konuşabilmek. -
kimyasal peeling deneyimleri
çenemdeki o inatçı sivilce izlerine çare diye soyulmayı göze aldım, sonuç ciğer gibi pul pul bir surat oldu ama en azından o ölü deriden kurtuldum.
açıkçası canım yandı diye ağlanacak halim yok, cildim de tıpkı hayatım gibi eskiyi silip yenilenmek istedi bu kadar. -
ilk bölümde zaafla tanıstan diziler
yeni başlayan dijital platform dizilerinde o kadar çok iyi kalpli roller var ki ben artık dizi seçiyorum, erkek karakterin sevimliliğine aldanıp izlemeye başladığımda yarının bölümlerinde saçlarımı yolarak kalkıyorum. modernitenin getirdiği kadını parlatma hikayesine para veren kullara tahammül edemiyorum; koşullar değişmeden sadece sınırlar ara sıra iyi.
-
mutlu evliliğin sırları
mutlu evliliğin en büyük sırrı bu sırrı arıyor olmak galiba. çünkü mutlu olan insan forumda takılıp üç madde listesi aramaz, yaşar gider. buradaki herkes bir şeyden şikayetçi ama paket servis gibi çözüm bekliyor.
tek gerçek sır şu: eşitlik, emek ve sınır. kalanı magazin. uslu durup her şeye he deyince evlilik kurtulmuyor, arkadaşım, sadece yükü sana biniyor. mutluluk yalnız senin sırtına yüklenen bir hediye değil.
(bkz: mutlu evlilik eşitlik işi) -
modern kadın ne demek
modern kadın dedikleri şey aslında uzun zamandır bize yutturulan 'iyi kız' masalının yeni ambalajı. süslen, gülümse, herkese yetiş, ama sakın sesini yükseltme; sınır koyarsan 'zor kadın' olursun. yok öyle bir şey.
ben modern kadın diye tam da o itaatkâr role hayır diyen kadına diyorum. kendi parasını kazanan, hayır demeyi bilen, kimseden izin beklemeyen, sevmediği yerde kalmayan. kötü kadın olmak falan değil bu, sadece kendi hayatının patronu olmak. kimsenin onayına ihtiyacın yok, bunu birisi daha sana söylemediyse ben söylüyorum. -
göz altı morlukları için krem önerisi
gece uykusuzluktan mı yoksa sizin o bitmeyen nazınızdan mı bilmem ama ben artık kapatıcı sürmekten yorulduğum için işe yarar bir krem arıyorum. bu tarz bir dertle uğraşan hanımlar varsa beri gelsin de bana da bir akıl versin.
-
tiffany blue book 2026 hidden garden son
abartmıyorum ama o mavi kutunun kapağı açılırken çıkacak sesi duymak için ömrümün son on yılını verirdim. son koleksiyon diyorlar, kalbim kırıldı ama cüzdanım rahatladı.
-
sosyal fobi yenenlerin hikayeleri
en tatlı özgürlük, kimse kusura bakmasın, artık gereği gibi davranmak istemediğini fark ettiğin andır. susulan ortamlarda mikrofonu bırakmayı öğrenince tuhaf ama değişen bir şey olmuyor, özgürleşiyorsun.
-
neden h l 80 ler
3. abartmayın ya, her dönemin kendine göre güzellikleri var, 80'lere takılmak da 2000'lilerin 90'ları övmesine benzemiş, sadece şu anki hayattan kaçış işte.
-
roma dan istanbul a uzanan hik ye
ya bu roma-istanbul meselesi bana eski sevgilimi hatırlattı, o da böyle iki şehir arasında mekik dokur dururdu sonunda biz terk edildik hikâye yarım kaldı işte... kadınlar bunu çok iyi bilir, uzak mesafe kadını yorar, kendinizi kaptırmayın kızlar.
- daha çok