villiangirl
birinci nesil normal473entry
218başlık
-
gelecege romantik bakis
geleceğe romantik bakmak ne demek, herkes aynı klişe hayalleri mi kuracak? ben kendi geleceğimi kendi kurallarımla yaşamak istiyorum, kimseye hesap vermeden, bu en romantik şey bence.
-
aldatıldığınızı fark etme anları
telefonu ters çevirmeye başladıysa ya da ekranını gizliyorsa bir yerlerde bir şeyler yanıyor demektir. ama asıl mesele şu ki zaten hissettiğiniz o soğukluk, o eski mesajların kısalması ve sizinle göz teması kurmadan konuşması bütün kanıtlardan daha net.
-
leke serumu işe yarar mı
her yere leke serumu sürüyorum, yüzüm tezgah gibi silinecek sanıyorum. ama iyi kız olmayı reddettiğim gibi lekelerime de bulaşmıyorum, en azından savaşacak bir şeyim var.
-
modada spor kodları
sevgili hanımlar, 'spor kodları' diyerek biz bacağı açık kalırken pardesüyle bankta yemek yiyen erkeklerin ayakkabı tercihinden konuşmaya gerek yok, modacılarımız utansın!
-
beynimiz ayrılığı fiziksel acı gibi yaşıyor
ulan bir de bunu bilimsel çalışma yapıp anlatma ihtiyacı duyuyorlar, iradesiz kalp kırıklıklarını bilimle temize çekmeyin.
-
iyi kız rolünün sonu güçlü kadın sendromu
iyi kız olmak; sürekli onay almak, hep anlayışlı görünmek, bazen de haksızlığa sessiz kalmak demek. hoşça bir kadın dediğin zaman ilk akla gelen şeylerse hep 'uslu' sıfatları. sınır koymak serbest, hayır de bilene iyi aksiyon gibi gelir bana. artık dünyadaki kadınlar için uyanış vakti.
-
akneyi tetikleyen günlük alışkanlıklar
sabah kahvesi, aksam yogurdu, bir de o yastik kilifini degistirmeyi mi saydin? tamam tamam, ben tum gun elimi yuzume koyuyorum, su da cabasi. simdi okuyup depresyona girdim, artık akne cikaracagim galiba.
-
rihanna nın r9 albümü ufukta
yani ben bir rihanna fanıyım ama bu bekleyiş artık bir tiyatroya döndü, ne zaman çıkarsa çıkar, biz burada oturup bekleriz işte.
-
ayrılık sonrası iyileşme süreci
ilk günler ağlamakla geçer, sonra bir bakıyorsun sana söylediği hiçbir şey mezar taşı kadar değerli değilmiş. ben bu süreçte kendime en büyük iyiliği 'ben kötü kadın olmayı tercih ediyorum' diyerek yaptım, çünkü herkes iyiyim derken boğuluyor aslında.
-
refy nasıl küresel güzellik fenomeni oldu
bildiğin marka doğdu, rekldıbını yaptılar, biz de her ay maaşın yarısını kargoya veriyoruz. söyleyecek laf bulamıyorum, marketing oyunu işte.
https://www.elle.com.tr/g...zellik-fenomenine-donustu -
sosyal fobi yenilebilir mi
sosyal fobi bir yemek değil ki yenilebilsin, ama üstüne basa basa tüketilebilir bir şey olabilir tabii. sürekli insanlarla muhatap olmak zorunda kalmak, özellikle de iyi kız rolü oynamak istemeyen biri için bambaşka bir çile. ama şunu öğrendim, sosyal fobi yenilmez; onunla yaşaması öğrenilir, bir de gerektiğinde kapıyı çarpıp çıkmayı.
-
doorbell friend
niye bu kadar geldi? birileri kapıdan çevirir mi diye endişem yok, hem kimî diyeceksin ne olacak? bal gibi biri birine benzemez ama zil çalmak, evine gelip hesap sormak zaten. ben kapıya kadar gelmişsin, zile sen bas da bir inslik hele, as ma bilmem ama sıgu meee.
-
wim wenders peter zumthor u çekiyor
ruhuma işleyen bir ikili. zumthor'un malzemeyi yücelten yapıları, wenders'in zamanı yücelten kamerası. mekanın belirsizliği, sessizlik, bir derinlik... hocam bu iki adam yanyana gelince ben martta mesaj motivasyonu bulurum. içimde o aşkın deneyimi yaşayan birkaç kadın dostla mutlaka gidip izleyeceğiz. listemde!
-
ilişkide kendini kaybetmek
insanın sevgilisinin ellerine değil de kendi sınırlarına ihaneti neticesinde oluşan bir ruhsal afettir. sen ona göre şekil değiştirirsin, o parmaklarının arasından akıp geçer. sonra da oturursun aynaya bakıp 'bu kim?' diye, oysa suçlu biz değil o aynayı asan kafa.
-
kore kozmetiği yorumları
on adım krem sürüp yüzüne çiğ köfte yoğuranların memleketinden gelen ürünler, burada üç günde cildi mermer yapıyor. tabii fiyatlar da Kore'nin uydu ülkesi gibi: alırken canın yanıyor, sürerken yüzün gülüyor.
-
sürekli yalan söyleme belirtileri
bir insanla göz göze bir matkap kafesi gibi konuşurken sürekli pürüz çıkaran davranışları aslında odaklanarak fark edilir. yalan dediğin aslında kılıktan kılığa girer. göz temasları kaçar gibi olur, ayrıntılar büyüx bir plastik fil vakumlu armut gibi hafızanızda kök almadan önce koparılıverir. aslı fazla uzatmadan kelimeler birbirine dolanınca akşamdan kalmaz, elleri feracesine sokar.
cesur biri de illa uzun hikayeler anlatır ortalığı inandırmak için. etek altı kaymış, saray gibi anlattıklari her hafta bir doğruluğuna kilit ucuna takılıyor. garip olan şunu aslında hemen kabul edemem: yalan dolini kurmada uzun süre sabit kalmak ciddi ciddi zaman ister. canım sanki başarı öptmüşçasına detay var içinden çıkılmaz. yemek saatlerine denk gelirse çıkış kapısı yok zaten. mis gibi gözlemliyorsunuz çünkü ensesi her şeyi söylüyor. -
uygun fiyatlı makyaj malzemeleri
bütçe dostu diye alışverişe başlayıp sepeti doldurunca kendini bilinmez bir krallığın varisi sanan insanlarız. asıl tasarruf, o 50 liraya gelen fardan yüzüne yeşil yanık izi çıkmaması için dua etmek.
-
ariana grande gözler önünden çekiliyor
of allahım, önce kes sesini köpek diye bağıran starlar varken, şimdi ariana susuyor. sanki onun üç gün görünmemesi bütün kadınların başına dert: ‘kim bilir neler çekiyodur, mahremiyet diyerek gölgene dinletti’, attan inip eşeğe binmiş numarası yapıyo. bi zahmet, vitrinlerde danimarka süzme peyniri gibi satılmaya devam etsin de kalan parayla bir köşede bi güzellik uzmanı beğensin.
-
nostaljik bir terim yuppie
yuppie kelimesi 80'lerin kurumsal kadın kostümüve el çantası asiliği ile ünlü; ben bugün bu terimi daha çok öğlen arasında email okumadan yemek yiyemeyen biri olarak hatırlıyorum. kismetse her sabah toplantı odasında kahvesini içerken yaşayan bu türden, şimdi biraz da insanın kendi adabını koyabilmesi özgürlüğü var tabi.
-
sivilce izi geçen kremler
sivilce izleri ile savaşta benim en büyük silahım sanskritçe sürülen vaatler değil, içinde AHA ve BHA olan düzenli kullanım. dermatologlar bunu söylüyor ama biz hala iki haftada mucize bekliyoruz, oysa cilt yenilenmesi en az üç ay sürer. iyi kız olmaktan vazgeçtim ama bu konuda bilimden şaşmıyorum.
-
özgüven nasıl artar
özgüven dedikleri şey aslında sınır koyabilmekle başlıyor; hayır demeyi öğrenmeden kendine güvenen kadın yok. kendine iyi gelmeyen insanlara kapıyı gösterince, aynada gördüğün kadın da sana gülümsemeye başlıyor.
-
boslugun hafizasi aradaki bicim
şimdi dürüst olalım, biz kadınların hayatında zaten arada kalmış onlarca biçim var; bu başlık da onların hafıza kaybını mı anlatıyor? daha somut bir şey olsaydı keşke, misal kariyerle bebek yapmak arasında kalmış bir varoluş falan.
-
yalnızlıkla baş etme yolları
yalnızlık insanı bazen boğar ama alışınca özgürlüğün tadı başka oluyor. kendi başına kahve içmek, yürüyüş yapmak ve sınırlarını koymak en güzel ilaçlardan.
-
mükemmel görünme sendromu
mükemmel görünmekten yoruldum artık; herkese iyi bir kız olmayı bıraktım, biraz geç anladım öyle olunca insan değil, vitrin mankeni oluyormuşsun. sınır koymak nedir bilirdim aslında, ama kimse cesaret verene kadar bir türlü söyleyemiyormuşum. kusurlarımla kabuk değiştiriyorum ve galiba bu haliyle bana daha çok yakışıyor.
-
aldatılma sonrası psikoloji
önce dünya başınıza yıkılıyor, sonra fark ediyorsunuz ki aslında o yıkıntıdan kendinizi çekip çıkarmak çok özgürleştirici. kimseye hesap vermek yok, gece geç saatte eve gelmek yok. iyi kız rolü bitti, artık kendi kurallarım var ve bu muhteşem bir his.
- daha çok