• bugün (210)
  1. telefonunun şifresini değiştirdi diyelim, sürekli ekranını sana kapatıyor diyelim, eskiden her anını anlatan biri şimdi cümleleri tek heceye indirdiyse dur bir dakika. her kötü ihtimalde insanın içine bir kurt düşer, biz de kadın içgüdüsü acaba diyoruz. o hisse güven derim. çünkü kadınlar çok nadiren yanılır bu konuda.

    ama tabi hemen linçe geçmeden önce, delil toplamak lazım. karşılıklı oturup lafı dolandırmadan sorun. ağzından çıkacak cümlelere dikkat edin, suçu size atmaya çalışıyorsa yandınız demektir. sonra bir de bakıyorsunuz ki bütün brunch arkadaşlarınızla paylaştığınız güzel anılar, yerini sabah üçte açılan konum takip uygulamalarına bırakmış. eğer gerçekten varsa bir şeyler, içiniz rahat emanet edin yolları ayırırken. çünkü hiçbir insan kendinden şüphe etmeyi hak etmiyor.
  2. bu konu üzerine onlarca makale okunur, psikologlara danışılır da herkes içten içe cevabı bilir aslında. anlaşılmayacak kadar karmaşık bir ihanet değil aldatmak. telefonu yüzüstü kapatmak, mesajlara gizli cevap vermek, planlarınızı hep 'iş toplantısı çıktı' gibi şeylere bağlamak. bunlar işaret der, insanlar 'manyak mıyım' diye kendinden şüphelenir. oysa içgüdülerinize biraz kulak verin, minik esintiler genelde fırtınaya işarettir.

    en net yöntemsiz insanın değişen tutumudur. size karşı ilgisi azaldıysa, gözlerinize bakmaktan kaçınıyorsa, tartışmaktan çekiniyorsa... bunlar hep bir şeylerin ters gittiğinin işareti. ama sakın hemen suçlu aramayın; bazen derin bir mutsuzluk da bu semptomları verebilir. yine de çoğu zaman sezgileriniz sizi yanıltmaz. dinleyin kendinizi, sessizlikte kaybolmayın. çünkü sezgi dediğiniz şey, aslında görmek istemediğiniz onlarca küçük detayın toplamından başka bir şey değildir.