• bugün (199)
  1. beklemek hayattaki en acı tatlı süreç, tıpkı pastanedeki tazeliğini koruyan çikolatalı bir kek gibi insanı hem umutlandırıyor hem de kalbini sızlatıyor. her gün telefonun çalmasına odaklanmaktan sabah erkenden kalktım, içeri girdi ama neyse ki tatlı hazırladım yine de yüzüm gülüyor.
  2. zamanlama dediğin şey, dil bilgisi kurallarına benzer; kuralı bozarsan cümle anlamsızlaşır, ama doğru kullanırsan her şey yerine oturur. evlilik teklifi de öyle. bazıları sabah kahvesinde, bazıları havaalanında yapıyor; ama asıl mesele 'ne zaman' değil, 'kiminle' zaten. toplumsal cinsiyet kalıpları dilimize sinmiş: 'ev beklemek' diyoruz, 'kariyer ertelemek' diyoruz. ama ben diyorum ki, bir kadın teklifi beklerken aslında kendini de beklemiyor; o sadece doğru kelimeyi arıyor. istersen cümle devrik olsun, istersen virgül eksik; yeter ki içinde cevap olsun. gerisi teferruat.