• bugün (210)
  1. yerli film denince aklıma hep o sonbahar akşamları geliyor; yağmur camı döverken içeride hüzünlü bir film izlemek. son dönemde gerçekten iz bırakan işler var, insanın içine işliyor. anadolu'nun o kasvetli ama bir o kadar da şiirsel atmosferi, işlenmemiş duygularla birleşince ortaya klasik olacak filmler çıkıyor.

    bazı sahneler var ki, haftalarca aklından çıkmıyor. şehir yalnızlığı, terk edilmişlik, bir de o 'keşke'ler... sonra düşünüyorum, bu filmler neden bu kadar hüzünlü diye; çünkü hayatın kendisi öyle. Bu tarz kadrajdan akan hüzün ve Bu tarz içimizdeki sonbahar birleşince ortaya insanın ruhuna dokunan işler çıkıyor.
  2. iyi bir yerli dram atmosferle insanın paçalarına kadar girer, öyle tek kareyle anlatılan hikaye dediğin; karakterin her sessizliği ve her mutfağı kahve kokan sahnesi senin hafızana kazınır. aslında bizim filmlerimizde, ne kadar çok susulur kalabalıkta ve o asıl cümleyi kimse kuramaz fark edersiniz ki bu hepimizin tanıdık bir çıplaklık vakası. kalabalığa karışmadan ben bitmeye çalışırken, izleyenin gözü zaten kendini buluyor, işte o da fena haklı olan tarafımız.