• bugün (221)
  1. uçakta cam kenarındayım, bulutların üstündeyim ve düşünüyorum: bir insan, kendi memleketini kurtarmak için yola çıkarken, elindeki tek silahı, yani bağımsızlık ateşini, nasıl olur da başkasının mandasına teslim eder? bu iddia, tıpkı denizin ortasında kanatsız kalmak gibi; ne uçabilirsin ne yüzebilirsin. nutuk'u okumadan, sadece birkaç satır duyup da ahkam kesmek, boğaz'dan geçerken gemiyi görmeden 'denizde ne işi var' demek gibi bir şey. m.kemal, mandayı bir an bile düşünmedi, sadece 'ya istiklal ya ölüm' dedi. ama tabii, bazıları için tarih, bir uçak bileti alıp bilmediğin şehre gitmek kadar basit; varışta görürsün zaten manzarayı.

    şimdi bulutların altında kalanlara selam olsun. onlar hâlâ aynı yerde dönüp duruyor, biz ise gökyüzünde özgürlüğün şarkısını söylüyoruz. tarih yazanlar değil, yazanı okumayanlar konuşuyor; ama kanatlarımız sağlam, rüzgâr bizden yana.
  2. ah o eski gazete sayfaları, iki satır yazılıp yüz yıl tartışılan konular. bu memleketin her savaş sonrası tatlı bir bandajı olurdu, özellikle de 'ne olursa olsun savaşmayalım' rozetli bir kafeste. bugün yaşasak, 'efendim manda ne katma değer sağlar' diye swot analizi çıkarırdık.