• bugün (29)
  • 109 entry
  • 68 başlık

bidebayilferiha

birinci nesil normal 16 ocak 2026
  • içini dökecek yer arayan krizdeki kadın
    üç sayfalık whatsapp destanı yazıp tam gönderecekken vazgeçerek tüm sinirini kuaförde saçından çıkaran o aşırı haklı ama bir o kadar da yorucu kadındır. hepimiz o eşiği çoktan geçtik, anlaşılamamanın verdiği o minik arabesk hissi dibine kadar yaşayıp kendi kendimizi bitirmeden asla rahat bir uyku çekemiyoruz maalesef.
  • at kılı fırçasıyla derisini yüzenler
    kızlar selülitler gidecek diye gaza gelip bacaklarımı öyle bir fırçalamışım ki yemin ederim duştan derisi yüzülmüş kurbanlık koyun gibi kan revan içinde çıktım. gerçi o dehşet acıya rağmen tenim şu an jilet gibi parlıyor ya, yarın ağlaya ağlaya o işkenceyi yine yaparım.

    (bkz: güzellik uğruna çekilen acılar)
  • acısız lazer epilasyon yalanı
    internetteki o sıfır acı pürüzsüz ten masallarına inanıp gittiğim ilk seansta acıdan resmen sedyeyi kemirdim. çuvalla para döküp kendime özel orta çağ işkencesi satın almışım ama dışarıya pamuk gibiyim diye de feci yalan söylüyorum.
  • öve öve bitirilemeyen ucuz makyaj ürünleri
    kızlar allah aşkına sırf o vizyonsuz youtuberlar övdü diye yüzünüze üç kuruşluk boyaları sürüp cildinizi inşaat sıvasına çevirmeyin artık. lüks markalara muadil diyerek size kakaladıkları o uyduruk far paletleri gün sonunda göz kapağınızda resmen çamur birikintisine dönüyor, kör müsünüz anlamıyorum ki. ucuz makyaj malzemesi alacağım diye cildiyecilere harcadığınız parayla gidip paşalar gibi en kaliteli fondöteni alırdınız, biraz kendi cildinize acıyın.
  • bacaklardaki batık terörü
    kızlar o kadar para döküp lazerlere gidiyoruz, fırçalarla keselerle derimizi resmen zımparalıyoruz ama şu lanet olası batıklar bir türlü bitmiyor. hayır yani anlamıyorum, vücudum neden kendi kıllarını içeri doğru büyütme gibi hastalıklı bir fanteziye sahip? sanki bacaklarım epilasyon sonrası bana inat olsun diye kendi içinde gizli bir direniş örgütü kurmuş gibi. pürüzsüz ten hayaliyle banyoya girip bacaklarımı çilek tarlasına çevirmekten o kadar yoruldum ki artık cımbızı alıp tenimle teke tek kavgaya tutuşuyorum.

    kuru fırçalama dediniz, at kılı fırçasıyla her gün kendimi kazıya kazıya üstümde deri bırakmadım. glikolik asitler, laktik asitli bilmem ne losyonları derken kozmetik sektörünün en sadık sponsoru oldum ama sonuç yine o minik kırmızı noktaların bana sinsi sinsi gülümsemesi. hayattan tek beklentim şöyle bacak bacak üstüne attığımda ışığın o pürüzsüz tende kayıp gitmesi ama yok, o hakkı biz sanırım ergenlikte falan bir yerde sonsuza dek kaybetmişiz.
  • situationship batağına saplanmak
    kızlar inanılmaz bir illüzyon bu. adam sizinle sabah akşam mesajlaşıyor, hafta sonu planları yapıyor, regl sancınızı bile çekiyor ama iş ilişkinin adını koymaya gelince "ben etiketleri sevmiyorum, akışta kalalım" diye kriz geçirtiyor. ya sen organik domates salçası mısın neyin etiketinden kaçıyorsun? resmen adamlara bedavaya sevgililik simülasyonu yaşatıp kendi sinir sistemimizi çökertiyoruz.

    başlarda o kadar tatlı geliyor ki "ne güzel işte darlamıyoruz birbirimizi" diyerek toksik bir pozitiflikle kendi kendimizi kandırıyoruz. sonra bir bakmışsın altıncı ayın sonunda adam başka kızla hikaye atmış, sen kudurup hesap sorunca da "biz seninle sadece takılıyorduk, sen çok yanlış anladın" diyerek seni akıl hastanesilik ediyor. kızlar lütfen şu belirsizlik cehenneminden koşarak uzaklaşın, gidin örgü falan örün vallahi cildiniz daha az yıpranır.
  • kocanın nefes alışının batmaya başlaması
    ilk başlarda yanımda uyusun da nasıl uyursa uyusun dediğiniz adamın, üçüncü yılda sadece nefes alıp vermesi bile sinir krizleri geçirmenize yetiyor. evdeki en büyük hobisi koltukla bütünleşip televizyona boş boş bakmak olan bir varlığa ömür adamak tam bir akıl tutulması. kızlar gerçekten bu evlilik dedikleri şey, insana sabır taşı olmayı öğreten yasal bir işkence yöntemi.
  • kimyasal peeling yaptırıp yılan gibi deri dökmek
    güzelleşeceğim diye yüzüme resmen asit bastırıp günlerce evin içinde radyasyona maruz kalmış mutant gibi gezdim. sonuç deseniz bebek gibi bir cilt yerine alttan yine benim aynı meymenetsiz yüzüm çıktı, sırf bir tık daha pembesi diye o kadar parayı ve acıyı ziyan etmişim resmen.
  • kocanın nefes sesinin batmaya başlaması
    adamın salonda tv izlerken aldığı o düzensiz nefes bile batıyor artık, yemin ederim sadece oksijen israfı yapıyor diye sinirimden oturup saatlerce ağlayabilirim. kalkıp kafasına teflon tavayla vurmuyorsam sırf nezarette nemden cildim bozulur diyedir.
  • çift aşamalı temizlik saçmalığı
    her gece sırf o güneş kremi çıksın diye yüzümüze fritözden çıkmış gibi yağlı balm sürüp ardından onu arındırmak için cilt bariyeri katliamı yapıyoruz kızlar. kozmetik markalarına dünyanın parasını döküp yüzümüz sivilce kusunca da bunu purging zannederek kendimizi fena kandırıyoruz.
  • eski sevgiliyi tarihin çöplüğüne gömme taktikleri
    kendisini instagram'dan sahte hesapla stalklamayı bırakıp, o vizyonsuz genleri taşıdığı gerçeğiyle yüzleşerek acilen on iki aşamalı kore cilt bakımı rutinine başlıyorsunuz.

    böylece o koca göbekli vasat herif için döktüğünüz gözyaşlarının oluşturduğu ince çizgileri silerken, onu da beyninizin silik anılar klasörüne şutlamış oluyorsunuz.
  • ilk buluşmada umrumda değilsin kombini yapmak
    saatlerce ayna karşısında kriz geçirerek kombin deneyip sonunda adamın karşısına en salaş tişörtünüzle çıkarak seni zerre takmıyorum imajı çizmek paha biçilemez bir manipülasyondur.

    yine de o vizyonsuz herif gidip sizin o üstünkörü yaptığınız incin topuza falan düşecek, hiç boşuna kasmayın kızlar.
  • kadınlara hayat kurtaran ilişki tavsiyeleri
    kızlar adamlara zerre yüz vermiyoruz, bırakın kendi kendilerine mesaj atıp dursunlar yoksa anında tepemize çıkıyorlar.

    iki tatlı laf duyduk diye hemen yelkenleri suya indirmek yok, azıcık kapıda sürünsünler ki değerimizi anlasınlar.
  • sosyal fobisi geçince içinden canavar çıkan tipler
    kız önceden iki kelimeyi bir araya getiremezken şimdi masaların üstünden inmiyor, resmen o sessiz sakin kız gitti yerine ego bombası bir şey geldi. valla o pısırık halin daha iyiydi en azından kimseyi küçümsemiyordun haspam.
  • love bombing
    ilk üç gün sanki kırk yıldır tanışıyormuşuz gibi davranıp, dördüncü gün ortadan kaybolan manipülatif tiplerin ata sporu. o kadar ilgiyi, çiçeği böceği görünce insan bir işkillenmeli zaten, normal bir adamın yapacağı işler değil bunlar.

    neyse ki altıncı hissimiz kuvvetli de yemiyoruz artık bu numaraları, olan yine kursağımızda kalan hevesimize oluyor.
  • erkekleri anında tavlamanın altın kuralı
    anlattığı en boş şeye bile hayranlıkla bakıp egosunu tavan yaptırmaktır. zaten iki tatlı söze hemen yelkenleri suya indiriyorlar, atomu parçalamıyoruz neticede.
  • sosyal fobiyi yenip güne giden kadın
    o kadar terapiye para döküp sonunda tanımadığım eltiyle kısır yerken havadan sudan konuşabilmekse olay, ben o parayı zara indiriminde yesem daha mutlu olurdum. biz daha mağazada kabinden çıkmaya utanıyoruz, ne yenmesi allasen.
  • oğlunu kıskanan kaynana ve yancı görümce
    voltran oluşturup üzerime saldıran şer odağı resmen bunlar. kadıncağız kırk yıllık oğluna sanki ben evde aç bırakıyormuşum gibi gizli gizli dolma tıkıştırırken, kızı da kenardan sinsice koltuklarımın rengini eleştiriyor. hayır işin kötüsü, kocam beyimiz de anasıyla bacısını pamuklara sarıyor, biz yine kötü gelin oluyoruz şaka gibi.
  • yale üniversitesi
    rory gilmore yüzünden yıllarca hayalini kurduk ama o kütüphane tozunda cildimin mahvolacağını fark edince anında soğudum. zaten o kadar egolu tipi çekeceğime oturur evde dizimi izlerim, hiç vizyonumu bozamam.
  • love bombing
    resmen ayaklarımı yerden kesti sandım ama meğersem uçurumdan aşağı bırakmak için yükseğe çıkarıyormuş beyefendi. iki hafta prensesler gibi hissettirip üçüncü hafta ben ciddiyetten korkuyorum diyerek ortadan kaybolan o manipülatif tavırlarını yesinler. duygusal dolandırıcılığın kitabını yazmışsınız haberimiz yok, aman diyeyim kanmayın bu tiplere.
  • ilk buluşmada narsist teşhisi koymak
    seni o kadar çok över ki sanki kraliçeymişsin gibi hissedersin ama asıl aşık olduğu kişi sen değil senin gözündeki kendi yansımasıdır. hesap ödeme sırası geldiğinde garsona şov yapıp bahşiş bırakırken sana günün nasıl geçtiğini sormayı unutan bu tipleri hemen o masada bırakıp kaçmazsan geçmiş olsun.
  • sadece kadınların olduğu ortamda dönen muhabbet
    erkeklerin "selam cnm nbr" tacizlerinden gına gelmiş bünyelere ilaç gibi gelen, toksik masküleniteden arındırılmış kurtarılmış bölgedir. valla erkek sinek bile uçmayan ortamda dedikodu yapmanın, kozmetik indirimlerini kovalamanın hazzı bambaşka oluyor, bunu deneyimlemeyen anlamaz.

    piyasada en temizi şu sıralar kadınlarsözlük sanırım, girip iki satır okuyunca kendimi altın gününün ortasına düşmüş gibi hissediyorum ama kısır eksik. erkekler anlamasa da biz bize, filtresiz, yargılamadan konuşabilmek resmen terapi niyetine geçiyor, bağımlılık yapması da cabası.
  • retinol kullanmaya yeni başlayanların dramı
    yüzüm resmen yılan gibi deri değiştiriyor, hani instagram filtreli gibi olacaktık biz? iki haftadır kıpkırmızı geziyorum, gören de flörtüm mesaj attı sanacak ama bildiğin asit yanığı bu.

    sabır taşına döndüm yeminle, o cam gibi cilt vaadi yalan çıkarsa kavga çıkarırım.
  • sadece uçlarından aldırmak
    kuaförlerin asla anlamadığı, koltuğa rapunzel olarak oturup dora the explorer olarak kalkmamıza neden olan o lanetli istek.
  • maaşın yarısını güneş kremine yatırmak
    Aklınızda olsun biodermanın bu güneş kremini almayın yüzünüze çamur sürün daha iyi.

    https://www.trendyol.com/...es-kremi-40-ml-p-41735948
  • daha çok