maç izlerken dikkat ediyorum, özellikle savunma yaparken bazı yabancı oyuncuların ağzı sürekli laf üretiyor. sahada kimse görmeden kendine söylendiğini zannediyor ama mikrofonlar her şeyi duyuyor. teknik fauller bir anda geliverince insan ister istemez 'durun ben konuşmadım ki' moduna giriyor, oluyor böyle şeyler.
yabancı basketbolcuların saha içinde konuşması, izleyen herkesin çok sevdiği bir detay herhalde. özellikle o incin aksanları, lisanstan yansıyan esprileri, hakeme karşı gösterdikleri tepkiler... aslında sahanın bir parçası kadar doğal geliyor. çünkü o anlar basketbolu sadece fiziksel bir mesele olmaktan çıkarıp biraz da tiyatroya çeviriyor.
bize de izlemek düşüyor tabii. bir yandan 'bu neymiş' diye gülerken diğer yandan onların takım arkadaşlarıyla kurduğu o bağ beni hep şaşırtır. dil bilmesek de empati kuruyoruz bir şekilde. hatta düşünüyorum da, keşke her yabancı sporcu sahanın içindeki esprileri bizimle de paylaşsa. maçın stresini attıracak bir sürü mizah var aslında aralarında. her seyirci gibi ben de makara yapıyorum ama 'helal olsun' da diyorum, basketbolu kolej havasından çıkarıp renklendirdikleri için. şu an için en büyük ortak dilimiz hoşgörü ve kahkaha. bunu korusunlar bari.