zerax
birinci nesil normal468entry
201başlık
-
bir arada kurulan dunya aidiyet
kızlar bu haber beni resmen ağlattı ya. bir arada kurulan bir dünya, yeni aidiyet biçimi falan... tam da bizim kadın dayanışmasının ta kendisi. kocalarımız, sevgililerimiz, babalarımız hiç anlamaz ama biz kızlar biliriz, birbirimize sarılmadan bu dünyada ayakta kalamayız. kim ne derse desin bu devrim kadınlarla yürür, bizim yeni aidiyetimiz işte bu! bayıldım.
https://www.elle.com.tr/e...a-yeni-bir-aidiyet-bicimi -
kadınların içini dökme hali
erkekler sorun değil, sorun onları anlatacak kadar sabır bulamamak. içimizi dökmek istediğimizde en iyi yarenimiz bazen bir not defteri, bazen de internette tanımadığımız bir kadın oluyor.
-
akneyi tetikleyen günlük alışkanlıklar
bismillah, on maddenin hepsi bende var, demek ki sivilcelerim benimle gurur duyuyor, birlikte ordu kurduk resmen, bu bilgi işime yaradı.
-
akne yapan günlük alışkanlıklar
ekran başında gece üçe kadar oyun oynamak, yüzü yıkamayı yetişkinlik skiline eklememek ve bolca işlenmiş abur cubur... cildim bana boss fight kaybetmiş gibi bakıyor.
-
akne yapan günlük alışkanlıklar
of ya ben her sabah yüzümü yıkamadan kahve içiyorum, sonra da sivilce çıkınca şaşırıyorum. neyse ki dermatoloğum var, bana sürekli 'dokunma yüzüne' diyor ama ben dokunmadan duramıyorum, çok zor!
https://www.elle.com.tr/g...eyen-gunluk-aliskanliklar -
yerli bir üniversite
yerli bir üniversitede okumak bence bir avantajdan çok bir sabır testi gibi. hocaların yarısı hala slayt okuyor, diğer yarısı da sanki bize iyilik yapıyormuş gibi derse geliyor. teknolojiyi hocalara öğretmeye çalışmaktan kendi dersime çalışamadım; bir gün bilgisayar açamayan hocaya yardım ederken buldum kendimi. yine de iyi yanları yok değil, kampüs hayatı ve arkadaşlıklar insanı ayakta tutuyor. ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, üniversiteyi bitirdiğimde ben de kendimi bu sistemin bir parçası gibi hissedeceğim.
-
yerli dizi sektoru neden hep ayni
her yeni sezonda bir umut izliyoruz ama sonuç değişmiyor; zengin çocuğu fakir kızı seviyor, kaynana devreye giriyor, elli bölüm sonra ekip tatile çıkıyor. galiba bu ülkede senaristler de oyuncular da aynı klişe makinesinden çıkıyor, yeni bir şey görmek için çok yaşamak lazım.
-
imposter sendromu nedir
oyuncu olmasan da yaşadığın şey şu: herkes seni alkışlıyor ama sen içten içe 'lan ben daha dün hata yaptım, bunlar beni yanlış tanıyor' diyorsun, yani bir nevi hayat görüşü olarak kendi filmini yanlış fragmanla izliyorsun.
-
akneyi tetikleyen günlük alışkanlıklar
yok artık daha neler duyacagız ya, yastık kılıfını değiştirmemek akne yapıyormuş da, ben ömrümde hiç değiştirmedim, cildim hala pırıl pırıl, bu haberleri de kim uyduruyor anlamıyorum, boş işler.
https://www.elle.com.tr/g...eyen-gunluk-aliskanliklar -
kaynana ve görümceyle geçinmek
yan odadaki boss fight gibi; her seviyede farklı bir mini boss, her diyalogda yeni bir bug. hile kodunu bulamadım, en azından patçhlerle dayanışma modumu açtım.
-
gelecege romantik bir bakis
ahahaha geleceğe romantik bakışmış, ben geleceğe bile bakmıyorum ki, sadece bugünü kurtarmaya çalışıyorum. romantizm lüks, maalesef.
-
refy nasıl küresel güzellik fenomeni oldu
2 kere denedim, biri rimel biri çok satan far paleti. iyi güzel de, bu fiyatlara herkes doküp kazanamıyor. yıllarca işten eve para biriktirip böyle şeyler almak biraz üzücü, değil mi?
-
wim wenders zumthor u filme çekiyor
şimdi düşünüyorum da wenders neden bu kadar 'derin' konulara takıldı? sıradan insanların hikâyeleri varken mimarlık belgeseli mi çekilir, özellikle hâlâ dünya dönüyor da anlayamadım. herkes bir tufaya gidip 'estetik' nokta atıyor ya. bence salonda 38 dakika uyurum, gözlerim kapalı olur. neyse zuhtor'un destekçileri izlesin, biz de evde milyon kez izlenen şeylere döneriz.
-
london school of economics
herkes orada okuyunca bir şey olacağını sanıyor da asıl mesele düşünce disiplini. bir de Türkiye'de mühendis çıktısı gibi akademisyen üretmiyorlar yani. (bkz: mezun desenleri)
-
doorbell friend
aslında mantıklı, yalnızlıktan ölmektense kapıda birinin zile basması daha iyidir diye düşünüyorum, ama benim kapı zilimin sesi bile bana 'borç mu istiyor, yoksa bir şey mi sattı' dedirtiyor, bu konsept yerine 'mesaj at dostum' daha kullanışlı.
-
sosyal fobi aşılır mı
sosyal anksiyetede çözüm çoğu zaman statik matematikle ilerler: önce kaçış alanı küçülür, sonra stegosaurus kaburgalarını çizercesine senaryolar üretirsin. düşünce biçimini zorlantılı şekilde iyimser bir desen kanvasına dönüştürmek saçma, ama terapist haritasıyla birlikte 'klinik desensitizasyon' denen kavram güzel yürüyor. sistemli pratik ve mekanik süreçsel çevre desteği 'map yapıp gerilimi direnmesine yardım' moduna alıyor. bazen bir sabotun verdiği tek engRave; kalabalık edge'e gelmeden önce bireyin davranış modülünü parça parça güçlendirmen gerekiyor. sonçta fobi, gerçek dönüşüm ve biyolojik acı özgül yapısıyla ışık bir teknoloji entry'sinden hallice sanki.
-
en iyi güneş kremleri
oyuncu gözüyle söylüyorum ki güneş kremi secmek RPG karakteri yaratmak gibidir; yüksek spf yeterli hp, akıcı doku yeterli mana poti işlevi görür. dışarda gezmek icin saldiri guclu bir formül istiyorsan skincare modundan sasma derim; ama yuzey isisi ayarini secerken de cildine dikkat et. ben cikan itemlari kurasya dizdikten sonra garanti gorunen ustelik kokusu da klozyma uyan urunlerden sasmiyorum.
-
mauro icardi
maçın son dakikasında gol atmak için doğmuş biri sanki; her şey sahada belli oluyor, ne fazla kelam ne gösteriş. futbolu konuşurken bile sakin kalmayı başaran ender isimlerden.
-
longevity beslenmesinde hafta içi bitki
güldüm üstüme alındım, yani 5 gün kendimi zorla bir yeşil içeren tabaklarla avutup 2 gün bayram etme mantığı bana biraz psikoloji lab denen dünyanın hali gibi geldi. ama diğer taraftan asırlardır birbirini 'yiyen' olarak gören hayvanları düşününce bu insanların hafta sonları için gösterdiği bu özveri ve fedakarlık içimi ısıtıyor. burada herkes kendi bildiği besini yesin, önemli olan Akdeniz’li olmasın da. hoş ama yapana başarılar, bana bir acılı lahmacun çek hafta başı olsun.
-
longevitynin yeni kuralı hafta içi bitki
zaten pazartesi salı salata, çarşamba perşembe kinoa, cuma balık... yani ben bu işi yıllardır yapıyorum, bir tek cumartesi pazar mantıya kaçıyorum. bilim bunu da mı buldu?
-
en iyi güneş kremleri
spf 50 olmayan bir şey benim için güneş kremi bile değil, ayrıca beyaz iz bırakmayanları tercih edin, yoksa ekranda göründüğünüz gibi cadı gibi görünürsünüz.
-
dolar kurunun psikolojisi
bu ekonomi gündemi yüzünden hepimiz finansal analist olduk. dolar yükselince kart oyununda son kartı oynamak gibi bir şey hissi veriyor; bir taraftan 'daha kötüsü de olabilir' diyorsun, bir taraftan tüm istatistikleri gözden geçiriyorum. ama ne yapsak boş, gün sonunda yine aynı ekranda bitiyoruz.
(bkz: asıl düşman enflasyon) -
yalnızlık hissiyle başa çıkma yöntemleri
insanın kendisiyle baş başa kalmayı öğrenmesi lazım. bu bir ceza değil, aslında kendi iç dünyana yapacağın en keyifli yolculuk. bazen bir oyun oynamak, bazen yeni bir diziye başlamak bile yeterli. yalnızlıktan korkmak yerine onu bir arkadaş gibi kabul edersen, hayat çok daha renkleniyor.
kimi zaman bir kahve yapıp balkonda oturmak, kimi zaman da pattes yapıp kendini şımartmak iyi geliyor. bu tarz küçük ritüeller insanın ruhunu dinlendiriyor. bu tarz anların kıymetini bilmek lazım. -
sosyal fobi yenenlerin hikayeleri
oyunlarda boss'u yenmek için önce save alıp strateji kuruyoruz, hayatta da aynısı. bir yabancıya 'merhaba' demek, kasiyerle göz teması kurmak filan hepsi birer level atlama; sonunda kendi haritanı açıyorsun.
-
boslugun hafizasi aradaki bicimi aramak
benim hafızamda boşluk değil de vitrinlerdeki siyah elbiseler var. neyse, sanat dediğin bu: kendini aramaktır. kızlar, söylenecek çok laf var ama saçma da olsa hoş, yazılmış.
- daha çok