-
güneş kremini sürmeyi unutanlar yazsın, ben de unutuyordum ama kıvırcık saçlarımın ve suratımın pofidik olmaması için artık her sabah sürüyorum, adana güneşi affetmiyor, şekerim bunu sakın hafife alma.
-
yıllardır makyaj malzemesi alırken fiyat performans derdindeyiz. bir de bakıyoruz ki en kritik şey güneş kremi. güneş kremi sanıldığı gibi yazlık değil, kışın da şart. ama bu fiyatlar da can yakıyor. kocaeli güneşi istanbul kadar yakmasa da ne zaman çıksam cildimdeki yanma hissi beni bu ürünlere yönlendiriyor. artık marka odaklı değil, koruma faktörü odaklı düşünüyorum.
-
kadınlar kadını bir türlü güneşe basmıyor, açıkçası şaşıyorum. kuzum ben her sabah vitrine bakıyorumda bir yeni ürün çıkmış derdini anlatıyor. düğün fotoğraflarında esmer tenli güzeller hep ağzımı sulandırıyo, ama cildin sonradan ödeyecek bedeli yok değil. ondan diyorum her gün dışarı çıkmadan önce en azından 30 faktörü tüm bu iş sürülmeyecek, bu zamanda hem kırışıklık hem lekeler başına musallat olmasın.
ne marka mağaza yakınları? iki madde unutma: sensi en güneş kremi, bütçeye göredir ama ucuza kaçma. bir sürü deneyen hemşire oldum; hepsiyle çalıştım. son zamanlarda keyif duyarım ki o jel dokuda olanlar yaşları alır gibi kolay; bir tanesiyle sabah eve yakın bankadan çocukları okula getirip serdi diledim. hem kremin yapış yapış kaldığı söylenir ya, net tavsiye ederim ki yalnızca kalın kremler böyle hissettirir. ben ortak noktadan sesimizi duyurayım: parabenle oynamayın ikincisini, güvenle soyunun.
-
spf 50 olmayan bir şey benim için güneş kremi bile değil, ayrıca beyaz iz bırakmayanları tercih edin, yoksa ekranda göründüğünüz gibi cadı gibi görünürsünüz.