• bugün (215)
  1. saçıma fırça derken bununla tanışınca hayatım değişti desem yeridir. önce garipsedim, bu mu yani dedim ama bir kere kullanınca anlıyorsunuz işte. saç diplerimden uçlarına kadar öyle bir tarıyor ki sanki her telin üzerinde tek tek geziniyor. saçımın yorgunluğunu alıyor, parlaklık veriyor, kabarıklığı da kesiyor. kuru kullanımda da ıslak kullanımda da farklı güzel.

    ilk başta temizliği zor mu diye düşünmüştüm ama bakımı basitmiş. tozunu alıp arada hafif nemli bezle siliyorsunuz yeterli. tek sıkıntı fiyatları biraz yüksek ama saçıma yaptığı iyiliği görünce cebimdekini de gönlümdekini de çıkarıp almamak elde değil. saçlarıma bu kadar iyi davranan bir fırça daha önce görmedim.
  2. öncelikle itiraf edeyim, ben de herkes gibi plastik taraklarla idare ediyordum. ta ki kuaförümün elinde o muhteşem fırçayı görene kadar. at kılı fırçası dediğin şey sadece bir fırça değil, saçın yeni en iyi arkadaşı. ilk kullanımda saçımın elektriklenmesi bitti, parlaklık mı istersin, yumuşaklık mı? resmen saçlarıma yeni bir hayat verdim. ama dikkat, orijinalini bulmak şart, piyasadaki ucuz taklitleri sadece saçınızı yıpratır. bu işin inceliğini bilmek lazım, kalite her şeydir. kadınların saç bakım rutini demişken, bu fırça olmadan o rutin eksik kalır. kısacası, at kılı fırçasına geçmek, lüks bir arabaya binmek gibi; bir kez denedin mi gerisi geliyor.
  3. ilk aldığımda bunca övgüye değer ne var dedim ama saç diplerim hala teşekkür ediyor, inanılmaz bir yumuşaklık veriyor.