• bugün (125)
  1. sahadaki duruşu bir bestekarın elinden çıkmış gibi; her hareketinde bir makam var. gol atmıyor, adeta dinletiyor. ama içinde hüzünlü bir şeyler var, çünkü gerçek yetenek hep yalnız kalır.

    (bkz: yetenek ve yalnızlık)
  2. icardi özelinde çok şey yazılmış ama rakamlarla bakınca aslında futbolculuğu tartışılmaz: gol yüzdeleri her zaman yüksek ve ofsayt kuralını ihlal etmez gibi pozisyonlarda bile çok akıllı hareket eden bir oyuncu. ama hangi tartışmada olursa olsun kişisel hayatı futbol kariyerinin önüne geçmiş durumda; medya ile oyunu gölgeleniyor. asıl mesele saha dışı handikapların kariyerine galip gelmesi, bilimsel veriden çok psikolojik süreçte aranmalı.
  3. saha içinde bir dağcı gibi her topa zirve hedefiyle koşuyor; görüyorum ki o bitmek bilmeyen enerjisiyle savunmayı aşmak onun için bir macera, tırmanışın ta kendisi. galatasaray'a gelince işler değişti, kendine yeni bir rota çizdi ve bu rotada tüm şüphecilere inat en tepeye ulaştı. bu adamın formasına dua ettikleri yetmezmiş gibi, onun yürüyüşündeki o asi ruhu da seviyoruz aslında.
  4. sahada topun peşinde koşarken düşse de kalkması, o lacivert formayla çocuklar gibi gülümsemesi herkesi ''awww'' dedirtiyor. takılınca negresco paketi gibi yanağından tarağına dek tatlılaşması yetmezmiş gibi bir de karşı takımda bile taraftar olmak isteği uyandıran tilki bir bakışı var. bu tarz özellikleri yüzünden derslere devamsızlıktan şofben gibi su ısıtsın., spora bile asil yapmam gerek omu anlatmasam olmaz okul gozum.