• bugün (22)
  • 160 entry
  • 112 başlık

dagcibuse

birinci nesil normal 13 ocak 2026
  • okul tuvaleti aynası
    kızlar allah aşkına o ışığı kim ayarlıyor o tuvaletlerde? hani liseden tut üniversiteye kadar asla değişmeyen o florasan terörü... sabahın sekiz buçuğunda ilk derse girmeden önce bir lip gloss tazeleyeyim diyorsun, aynaya bir bakıyorsun ve yüzündeki her bir gözenek sana morgda yatıyormuşsun gibi bakıyor. insanın tüm okuma hevesi ve kariyer planları, o iğrenç çiğ beyaz ışığın altında ufacık sivilcesini krater gibi görmesiyle saniyeler içinde bitiyor zaten.

    hayır işin en dramatik yanı teneffüs aralarında o daracık ayna karşısında verilen hayat mücadeleleridir. bir yanda eski sevgilisine laf sokarken tek hamlede kusursuz eyeliner çeken o sinir bozucu kız, diğer yanda sınavdan beyni yanmış halde saçını tepeden umutsuzca toplayan sen... o aynanın önünde harcanan mesai ve edilen gıybetle yemin ederim iki lisan, üç diploma daha alınırdı ama boşuna kasmayın kızlar, o florasan ışığında en güzelimiz bile hayatta kalma mücadelesi veren zombi gibi çıkıyor.
  • nivea vişneli dudak koruyucu
    lise yıllarında sırf dikkat çekmek için dudaklarına bundan yarım tüp boca edip vişne suyu içmiş bebek gibi gezen nesil şu an çoktan evlendi.

    kızlar allah aşkına harika dudak parlatıcıları varken hala şu yapış yapış kırmızı şeye para döken kaldı mı cidden?
  • yüzdeki çukurlara beton döken tonik
    yüzüme sürdüğüm an fondötenin dolduğu o devasa kraterlere resmen alçı çekip dümdüz yapan bir mucize arıyorsanız gidin the purest'in kırmızı toniğini alın. onca para bayıldığınız o lüks markalara da ağlayarak veda edersiniz artık, suratım porselen pürüzsüzlüğünden o kadar kayganlaştı ki gece uyurken yastıktan düşüyorum.
  • mucizevi diye kakalanan tırt göz altı kremleri
    avuç dolusu parayı bu sözde mucizevi minik tüplere yatırıp aynada hala uykusuzluktan geberen şizofren bir panda gibi görünmek gerçekten muazzam bir trajedi. o kadar parayı bu kof sektöre yedireceğime gidip gözümün altına ten rengi dövme yaptırsaydım en azından kalıcı bir çözüm olurdu.
  • lana del rey in leş gibi erkek zevki
    kızım dünya starısın, paran pulun yedi sülalene yeter ama gidip sanayide egzoz taktıran tiplerle sevgili oluyorsun ya gerçekten çıldıracağım. biz şurada iki gram değer göreceğiz diye düzgün adam ararken, senin o milyon dolarlarla gidip kamyoncu kılıklı adamların kahrını çekmen tam bir akıl tutulması. acilen o vintage melankoli triplerini bırakıp vizyonunu temizlemen lazım, midesizliğin yüzünden ekran başında bize fenalık geldi artık.
  • kirpikleri arşa çıkaran maskaralar
    o kadar çok para döktüm ki bu meretlere artık alnımda sephora altın kart üyesi yazıyor sanıyorum. kızlar inanın bana o yere göğe sığdıramadıkları lüks markalar gözünüzü yolunmuş tavuk kirpiği efektiyle şenlendirmekten başka bir halta yaramıyor. ben şahsen yıllardır gratis indiriminden kapılan loreal maskara ile fırtınalar koparıyorum, boşuna zengin etmeyin şu kozmetik baronlarını.
  • yüzdeki tüm günahları örten fondöten
    kızlar yemin ediyorum bazı markalar bu fondötenleri üretirken direkt inşaat sıvasından ilham almış. yüzüme sürdüğüm an ergenlik sivilcelerimden tutun da hayatımdaki toksik erkeklerin bıraktığı hasarlara kadar her şey anında silinip gidiyor. maske gibi durmasın diye ayna karşısında yarım saat ıslak süngerle yüzümü tokatlıyorum ama o bebeksi pürüzsüzlüğe ulaşmak için çektiğim her çileye değer.
  • leke giderici serumlara yatırılan servet
    yüzüme asit boca etmekten cildim kağıt gibi inceldi ama o güneş lekeleri bana mısın demeyip suratımda arsız arsız sırıtmaya devam ediyor.

    iki damla suya her ay ödediğim o korkunç paralarla pariste şato alsaydım havasından suyundan zaten pürüzsüz bir fransız kadınına dönüşmüştüm.
  • evde manikür pedikür yapma yanılgısı
    o et pensini elinize ilk aldığınızda gelen estetik cerrahı özgüveni, sağ elinizin baş parmağını kökünden koparana kadar sürüyor maalesef. sırf iki kuruş kar edeceğim diye evin salonunu cinayet mahalline çevirip sonunda yine tıpış tıpış kuaföre koştuğum acınası bir eylemdir.
  • kocanın nefes alış sesinin batması
    flört ederken ciğerlerine dolan havayı bile romantik bulduğunuz adamın, imzayı attıktan üç yıl sonra yan kanepede sadece nefes alıyor diye size cinnet geçirtmesi durumudur. yemin ederim adamın televizyon karşısındaki o bitkisel hayat formuna dönüşmesi her gün ruhumu biraz daha emiyor, bazen sırf benim oksijenimi harcıyor diye maliyeye falan şikayet etmek istiyorum. sevgi falan tamamen illüzyon kızlar, o devasa horultu senfonisi yüzünden yastığı kapıp salona ağlayarak kaçtığınız o ilk gece evlilik denen bu saçma tiyatronun aslında bittiğini çok acı anlıyorsunuz.
  • sevgiliyi soft launchlamak
    story'de sadece çocuğun tüylü kazağını ve kahve bardağını paylaşarak kendinizi prenses sanıyorsunuz ama inanın kızlar olarak o vizyonsuz keko sevgilinizi zerre kadar merak etmiyoruz. alt tarafı tipsizin tekini buldunuz diye allah aşkına şu gizemli ve ulaşılmaz kadın triplerini bırakın artık.
  • yüzünde ay krateri taşıyanlara tonik önerisi
    kızlar yemin ediyorum burnumun ve yanaklarımın üstündeki o koca koca deliklere fondöten dolmasından o kadar yıldım ki, bir ara cildim pürüzsüz dursun diye yüzüme inşaat sıvası falan çekmeyi düşündüm. sabah bir heves makyaj yapıyorum, iki saat sonra o gözenekler resmen uyanıp fondöteni yutuyor, yüzümde golf topu gibi delikler beliriyor. o influencer tayfasının öve öve bitiremediği ve dünyanın parasını döktüğüm sözde mucizevi asitlerin yüzümü haşlanmış domatese çevirmekten başka hiçbir işe yaramaması da tam bir fiyaskoydu.

    en son sinirlenip gidip sadece %5 niacinamide ve çinko içeren eczane işi uygun fiyatlı bir tonik aldım ve sabah akşam yüzüme boca ettim. yalan söylemiyorum o devasa kraterler bir haftada nasıl büzüştü, harita metod defteri gibi olan cildim nasıl toparlandı inanamazsınız. hayır gerçekten anlamıyorum, o süslü lüks markalara avuç avuç para gömerken aklım tam olarak neredeydi benim? hala o kocaman deliklerle gezip siyah noktalarını sıkmaya çalışan varsa acilen gidip içeriği temiz bir tonik edinsin. yoksa o yüzünüzdeki dipsiz kuyulara daha çook pahalı fondöten gömersiniz benden söylemesi.
  • c vitamini serumunu kutsal su sanan tayfa
    sabah kalkar kalkmaz o sosis kokulu asidi yüzüne boca etmeyince cildinin çökeceğini sanan inanılmaz takıntılı bir kitle var. altı üstü yüzünüze oksitlenmiş portakal suyu sürüyorsunuz kızlar, yemin ederim bu mucizevi bir aydınlanma ritüeli falan değil.

    ben sadece bariyer onarıcı basit nemlendiricimle o lekelenmiş ve sararmış yüzlerinizden on kat daha pürüzsüz ve taze geziyorum piyasada haberiniz olsun.
  • erkekleri etkilemenin en kısa yolu
    kızlar boşuna paralanmayın, saçınızı hafifçe savurup iki kıkırdayınca zaten o çok övündükleri mantıkları anında devre dışı kalıyor. hani öyle atom parçalamanıza, sabahlara kadar derin felsefe yapıyor gibi kasmanıza falan hiç ama hiç gerek yok. sadece nefes alıp, o boş boş konuşurken dünyanın en önemli sırrını açıklıyormuş gibi gözünün içine baksanız hepsi anında kapınızda kul köle olur.
  • ilk buluşmada umursamaz görünümlü şıklık yalanı
    kızlar birbirimizi kandırmayalım, hepimiz o "ya üstüme ilk bulduğumu geçirdim" cümlesinin arkasında en az dört saatlik bir sinir harbi yattığını çok iyi biliyoruz. güya öylesine toplanmış gibi duran ama aslında her bir teli milimetrik hesaplanan o incin topuz, yüzünüzde hiç ürün yokmuşçasına yapılan ama yarım litre fondöten harcanan o efsane no makeup illüzyonu, üzerinize bol geliyormuş gibi dursa da kalçanızı kusursuz göstermesi için terzide özel daralttırılan o yırtık jean... karşımızdaki adam o anki algı kapasitesiyle "ne kadar da doğal ve efor sarf etmeyen bir kadın" diye iç geçirirken, bizim o eforsuzluğa ulaşmak için harcadığımız bütçeyle küçük bir balkan ülkesi rahatça kalkınırdı.

    işin en sinir bozucu tarafı da siz bu kadar stratejik bir hazırlıkla masaya oturduğunuzda, karşınızdaki adamın gerçekten de dolabından ilk eline geleni giyip gelmiş olmasıdır. üzerinde yakası esnemiş, büyük ihtimalle üç gün önce playstation oynarken de giydiği o soluk tişörtle karşınıza kurulup size hayran hayran bakarken, harcadığınız o zeka dolu emeğe acırsınız. o yüzden ilk buluşmanın yazılı olmayan tek kuralı şudur: salaş ve umursamaz görüneceksin ama asla o masadaki erkek kadar vizyonsuz olmayacaksın.
  • clean girl estetiği
    kızlar birbirimizi kandırmayalım, duş almaya üşendiğimiz günlerde saçımızı kilolarca jöleyle enseye yapıştırdığımız tembellik şovunu bütün dünyaya asalet diye yutturuyoruz. o yüzümüze boca ettiğimiz on beş farklı asitten sonra cildimizin öyle florasan gibi parlaması da güzellikten değil resmen cildin yardım çığlığından.
  • mauro icardi nin toksik ilişki bağımlılığı
    adam sahada koskoca aslan kesiliyor ama iş o kadına gelince resmen sümsük bir kediye dönüşüyor. kızlar yemin ederim bu kadar yakışıklı ve başarılı bir adamın kendini bilerek böyle ziyan etmesine içim parçalanıyor. birisi hayrına şu adamın gözündeki perdeyi indirsin artık, yoksa sinirimden ekranı ısıracağım.
  • robert oppenheimer ın tam bir fuckboy olması
    kızlar allah aşkına şu adamın gençlik fotoğraflarına bir bakın, o delici bakışlar ve parmaklarının arasında sigara tutuşu resmen seni üzerim ama o acıya kesinlikle değer diye bağırıyor. atom bombasını falan icat etmeden önce kim bilir kaç kadının hayatında nükleer patlama etkisi yarattı bu narsist fizikçi. zekasının arkasına sığınıp bütün red flagleri birer birer cebine indirmiş. yemin ediyorum o dönem yaşasak kesin kuantum fiziği saçmalıklarıyla manipüle edilip sabahın köründe ilk taksiye gözü yaşlı bindirilenlerden olurduk.

    gerçekten inanılmaz bir durum, adam dünyayı yok edebilecek bir silah yaratıp depresyonlara giriyor ama benim gözümde asıl yıkıcı olan o jilet gibi takımlarla sergilediği ulaşılamaz bad boy aurası. bir kadın olarak net söylüyorum, bu toksik beyle iki kadeh bir şey içseniz size evrenin gizemlerini fısıldarken bir bakmışsınız özgüveninizi paramparça edip sabahına ortadan kaybolmuş. iyi ki o yıllarda los alamos'ta falan yaşamamışız, kesin radyasyon falan dinlemez o fötr şapkanın peşinde sürüm sürüm sürünürdük.
  • mikro yönetim
    daha sabah sürdüğüm rujumun rengi bile solmadan hazırladığım raporu didik didik edip kendi yetersizliğini tatmin etmeye çalışan ezik yöneticilerin favori hobisi.

    ben o protez tırnakları senin anlamsız revizyonlarını klavyede çürütmek için mi yaptırdım vizyonsuz herif?
  • hyaluronik asit nemli yüze sürülür anksiyetesi
    yüzümü yıkayıp odama koşana kadar o üç saniyelik arada cildim kuruduysa diye panik atak geçirip elimdeki serumla banyoda beklemekten inanın helak oldum. pürüzsüz bir cilt uğruna her sabah lavabo kenarında kendi kendimi rehin alıyorum, yemin ederim bu modern güzellik standartları hepimizi delirtecek.
  • sevgilinin telefonu masaya ters koymaya başlaması
    o telefon masaya aniden ekranı kapalı şekilde inmeye başladıysa cia ajanlarından gizli görev falan beklemiyordur kızlar, kesin muhasebedeki pelin'den alev emojisi geliyordur. adamın o bildirim sesini duyduğunda ekrana bakmamak için verdiği o şizofrenik çabayı izlerken ilişkinizin helvasını fıstıklı fıstıklı kavurmaya başlayabilirsiniz.
  • nivea vişneli dudak koruyucu
    lisede hepimizin gizli makyaj malzemesi olan, sürünce dudakları tuhaf bir kırmızı yapıp disiplinlik olmamıza sebep olan o meşhur koruyucu. kızlar dürüst olalım hiçbirimizin dudağını falan nemlendirmiyordu, aksine vıcık vıcık bir his bırakıp daha da kurutuyordu ama sırf o yapay vişne kokusu için günde yüz kere tazeliyorduk. az önce kabanımın derinliklerinde bir tane buldum, sanırım mantığımı devre dışı bırakıp çöpe atmak yerine dudaklarıma boca etmeye aynen devam edeceğim.
  • evlilikte adamın nefes alışının batmaya başlaması
    canınızdan çok sevdiğiniz o mükemmel adamın, imzanın kurumasıyla birlikte evdeki saksı bitkisinden bile daha az fonksiyonlu bir yaşam formuna dönüşmesi travmasıdır. koca evin içinde sürekli yankılanan o höpürdeterek çay içme sesini her duyduğumda, yemin ederim kendi beynimi matkapla oymak istiyorum.
  • retinol batağına düşmek
    kızlar iki tane influence edilmiş skincare rutini videosu izleyip koşa koşa yüzünüze bu zehri sürmeyin allah aşkına. ilk hafta hani nerede o pürüzsüz cilt diye sızlanırken ikinci hafta meşhur retinol kusma dönemi gerçeğiyle yüzleşip yanaklarınızdaki volkanik dağlarla bakışırsınız. valla mucize diye bir damla fazla sürdüm, şu an evde resmen deri değiştiren iguana gibi kabuk dökerek geziyorum.
  • kimyasal peeling sonrası yüzü soyulan kadın dramı
    kızlar inanın o kliniklerde dünyanın parasını bayılıp asitlerle yüzümüzü yaktırdığımıza zerre kadar değmiyor. ilk üç gün evde yanık mağduru gibi karanlık odada acı çekip kovalara doldurduğumuz nemlendiricilerle banyo yapıyorsunuz, dördüncü gün ise yılan gibi deri dökerek aynadaki o korkunç yaratıkla yüzleşiyorsunuz. o çilenin altından çıkan sözde bebeksi cilt ise en ufak bir gün ışığında suratınıza tekrar leke kusmak için adeta pusuda bekliyor.
  • daha çok