-
affetmek dediğin şey öyle bir kerede olup biten bir şey değil, bir süreç. ama o sürece girerken karşındaki insanın pişmanlığına değil, senin sabrına yatırım yapıyorsun. ihanet, ilişkinin temel sözleşmesini yırtıp atmak gibidir. sonra bantlayıp birleştirsen de, her baktığında o yırtığı görürsün. 'bir kere yapan yine yapar' muhabbetine ben de inanıyorum ama hadi insan dediğin canlı, bazen öğrenir diyelim. gene de ben affeder miyim? bilemiyorum. affetmeyi çok abartan bir toplumuz, affetmezsen 'kinlisin' oluyorsun. oysa bazen affetmemek de bir sağlık koruma biçimi. kendine yalan söylemeye gerek var mı?
- bugün (233)
- / 8
- bir erkeği etkilemek
- jean paul gaultier sonbahar kış 2026
- aura nedir
- iş yerinde mobbing 3
- lazer epilasyon deneyimleri
- el kremi tavsiyeleri
- kore kozmetiği hype mı gerçek mi
- kılıçdaroğlu nun neden dava açmıyorsunuz sorusu 2
- swiftie kelce düğün notları
- istanbul trafiğinde müzik
- sosyal fobi kırabilmek
- evde manikür pedikür önerileri
- spor yapmaya vaktiniz yoksa bu trend 12
- sizi aldatmış birini affeder misiniz
- en sevilen el kremleri
- mutlu evliliğin sırları
- evde manikür pedikür ipuçları
- nomofobi
- okul disiplini
- milli bir sporcu
- güneş gözlüğü seçerken 7 kural 24
- güneş gözlüğü alırken 7 kural 7
- madonna nın ilhamı yine kendisi
- tiffany paris haute couture da
- depresif bi dizi önerisi
- kaynana ile sınır çizgisi
- retinole ilk adım
- nikola tesla nın dehası
- tatilde okunacak 5 kitap
- küllerinden doğan dizi
- / 8