-
insan içine çıkmak, kalabalığa karışmak dediğin şey benim için yıllarca bir dağın yamacına tırmanmak gibiydi. herkes bir yere savrulurken ben kenarda kalır, gülümsemeyi bile yabancı bulurdum. ama sonra anladım ki, aslında korktuğum insanlar değil, kendi içimdeki sesin onları nasıl yorumladığıymış. ilk adımı küçücük bir pazarda attım, bir çiçekçiye gidip selam verdim, sonraki adım kahve siparişi vermekti. her cümle, her kelime biraz daha hafifletti yüreğimi. şimdi insanlara bakıyorum da, hepsi benim gibi kırılgan ve güzel. sosyal fobi yenilmez bir şey değilmiş, sevgiyle dokununca çiçek gibi açılıyormuş. yeniden doğan insanlar gibi hissediyorum kendimi, içimdeki bahar sonunda dışarı vurdu. umarım bir gün herkes kendi gülünü bulur.
- bugün (222)
- / 8
- izlanda başbakanı nın külliye ye hayran kalması
- güneş saç döküyor
- dolar kuru ve bereket hesabı 2
- lazer epilasyon öncesi bilinmesi gerekenler
- yerli yapım film önerileri
- batıklar için pratik çözümler
- dudak dolgunlaştırıcı parlatıcıların hikmeti
- boslugun hafizasi aradaki bicimi aramak 6
- toksinli ilişki nedir
- dijital yalnızlık kavramı
- sivilce izi geçen kremler
- okulda not kaygısı
- ilişkide kendini kaybetmek
- retinol kullanmaya basladim
- prolapsus nedir
- yağlı ciltler için nemlendirici
- flört sohbet konuları
- interval antrenman
- mutlu evlilik önerileri
- kadınlar kendi arasında daha mı rahat
- ben buraya yargılanmaya değil yargılamaya geldim
- evde manikür pedikür nasıl yapılır
- at kılı fırçası saça faydası
- tavşan kuyruğu sac cizgisini geriye tasiyor 6
- sosyal fobiyi yendigim gun
- at kılı fırçasıyla tanışma hikayem
- saç modeli saç çizgisini geriye taşır mı 12
- yurtdışı üniversite hayali
- narsist erkek nasıl anlaşılır
- her yerde neden hibiscus var
- / 8