• bugün (212)
  1. ankarada yaşayan herkes bilir ki trafik aslında bir metafor, her şeyin istediği gibi yürümediği o efsuni bol bulutlu sokak bekleyişleri aslında hayatın ta kendisi. geçen gün keçiören civarında bir kırmızı ışıkta öylesine beklerken eski bir manyak gibi düşünceler kurcaladı kafamı istanbul'un kargaları gibi top oynayan arabalara bakıp durdum ani ve fenası hoparlörlerden yapılan tek çözüm önerilerini saylıcıydım: toplu taşımayı bedava yaparsın o noter saçmalığı olmadan kimse bin diye kapışmaz işte ya da balkonlardan uzanıp kırmızı ışıklarda bambaşka hikayeler izlenen şehrin ritmini değiştiremezsin kimse nazar değdirmez bunlara ihtiyaç yok.

    önerimin net olanı şu olabilir: yağmur çamurluğu üretip gereksiz sokakların üzerine granit döşesen bile ne kadar etkisi olur, sürücüler egolarından vazgeçmedikçe. beklemek ve beklenmek bu şehrin sabrı dedim, çukur bir yoldan hareketle bundan geçtim en ayizi olmayıştır.
   tümünü göster