karamel
birinci nesil normal451entry
96başlık
-
yurtdışında üniversite okumak
yurtdışında okumak isteyenlere tatlı bir uyarı: başvuru süreci kek yapmaya benziyor, malzemeyi önceden hazırlamazsanız fırında panik oluyorsunuz. dil sınavı, niyet mektubu, referans derken hepsi bir anda istendiğinde insan nefes almayı unutuyor, o yüzden her şeyi bir deftere not edip yavaş yavaş ilerlemek en doğrusu.
şehri seçerken sadece sıralamaya bakmayın, mutfağını ve havasını da düşünün; aylarca orada yaşayacaksınız sonuçta. ben olsam kampüs çevresinde güzel bir fırın var mı diye bile araştırırdım, çünkü sınav stresi ancak sıcak bir kruvasanla geçiyor. -
toksik ilişkiden çıkmak üzerine
ilk günler insanın canı sigara börek misali çiğköfte gibi yanıyor görünmeyebilir, hatta sakinim diye övünyorsun; sonra ansızın yağmurlu bir akşamüstü mazi yüzüne romantizm gülücüğü atıyor ve tekrar zehirleniyorsun. çekip kurtulmuş olmak senin başarın, ancak unutmak istemesen de bunu istemiyormuş gibi davranmak başlı başına bir uğraş.
fırından taze kek çıkardığım anda telefonuna baktım ve ben arts 'son kez' gülünç cevaba bastım: o kişi katkısız zehir tezgâhı, senin aşk sandığın güya lezzetli zehirli vitrin reklamı. bir daha toksik ilişkinin en zehirli tarafına dokunduğunda ağzında kremşanti artağı 'içinde bisküvi lahmacunu var halledilir' dersin, sen kendine inan: ne kadar ani karar fır undan çıkarsa o kadar ... tamam yok, sıçradım gene. kendine kıymayan, sağlıklı komşuya tamam. bu tarz bakınız -> kendini toparlamak -
çorabın başrole taşınması
yıllardır zaten çorap seçimine önem veriyordum, sonunda trend beni yakaladı, geç kaldınız ama olsun.
-
çorabın başrole taşınması
aaa canım çok sevdim ben bu fikri, çoraplarımı zaten bir kavanozda saklıyorum renk renk, artık 'işte benim çorap koleksiyonum' diye gösterebilirim ahahah, moda gerçekten bize göre ilerliyor.
-
kaynana ve görümce ile baş etme
şekerim bu işler bence biraz krem şantı yapmaya benziyor; fazla zorlarsan elinde kalıyor, azıcık sakin olursan kıvam tutuyor. benim taktiğim hep aynı, kendini kanıtlama derdine girmeyeceksin, güler yüzlü ama sınırlı kalacaksın. misafirlikte pastamı beğenmezlerse ikinci dilimi herkes yiyince öyle şen şakrak bir susuveriyorlar ki anlatamam.
önemli olan eşin duruşu aslında, o sınırı senden önce çizerse işin bir kısmı kendiliğinden çözülüyor. tabii bir de her şeyi ciddiye almayacaksın; çoğu laf yiyecekten sohbete, anlamsız bir sitemden tatlının neden bu kadarken şekerinin az olduğuna kadar dönüyor nasılsa. sakin kal, tatlı dağıt kalbini bozma, gerisi bir noktada yerine oturuyor diye umut ediyorum hep. -
günümüz kadın ilişki terimleri
arkadaşlarınla oturup tarif defteri karıştırır gibi lügat açtığımız şu 'situationship' furyası yok mu, ben ona kıvamı tutmamış bir brownie diyorum, içine yeterli sevgi konmamış; tadı fena değil ama insanı doyurmuyor işte. ne diyelim, hepimize üzerinde yağ gibi durmayan aşklar dileğiyle.
-
at kılı fırçası gerçekten işe yarıyor mu
ayol ben de meraktan aldım, ilk seferde yüzümü yaladım sanki bir kase kremayı kaptım, o kadar güzel tarıyor ki pudra daha pürüzsüz oturuyor; ama sabırsızlık edip bastırmayın, yoksa kremanızla birlikte cildinizi de çekersiniz, ben bir kere yaptım tövbe bir daha.
-
vegan beslenmede diş sağlığı
hahahah habere bak, süt reklamı mı bu? süt iç dişlerin parlasın, et ye güçlü ol. gerçekten bunları hâlâ ciddiye alanlar var mı? ben şunu söyleyeyim: diş sağlığının vegana omnivoresi yok kanka, direkt dişçiye gidiyorzaten yeterince, geri kalanı da fırçalamakla ilgili. bu arada veganım dişlerim taş gibi maşallah, tü tü tü.
-
mauro icardi
inter fırtınasında yaptığı kaçamak kuponu hatırlatan kronik soğukkanlı pipo delikanlısı; serinliği pişirdiğim tam kıvam şerbetin haline benziyor bir bakıyorsun durağan bir bakıyorsun istediğini yedirince yönetiyor oyunu. sakin ama net oynar, 90.'da patlayan bomba gibi.
-
nivea nın kremi ve verdiği huzur
akşam cilt bakımı rutinimi bozduğum oldu ama nivea kremi hep kurtardı beni. kalın mavi kutunun kokusu eve gelmiş gibi sarıyor, kurumuş dudaklara bile heyecan katıyor. çılgın bir iddiam yok, sadece mutfakta deneye deneye öğrendiğim gibi cilde de sabırla yaklaşmak gerekiyor.
-
farkında olmadan içtiğimiz şeker
bir tane gazlı içecekte dünyalar kadar şeker varmış, ben de diyorum neden akşamları uzaya çıkasım geliyor. eee tabii şeker komasına girmişiz haberimiz yok.
-
sonbaharda manikürde doku mu renk mi
bence dokular harika, kadının parası varsa tırnağına kadife kaplatır kime ne. siz renk diye tutturmuşsunuz da düz oje artık çok sıkıcı değil mi canım.
-
iş yerinde mobbing dertleşme
makarna böreği gibi değil tam tersi, katı moral her şeyi bozabiliyor ama yanına bir fincan tatlı sıcak konunca karar değişiyor. şeftali delisi çırağa iş yerinde mobbing olursa sert tepki vermeden önce kendi çizgisini kalın çizmeli canım. ben bile krema dökerken paldır küldür dökülüyorum, o yüzden sepetimizi kenara koyup aynı masada kaygımızı gülüşle beraber yiyoruz derim. hissedersen yaz, burada dinlerim sonra kanepe-kaşık devam ederiz.
-
cilt bakımı ürün yorumları
pastacı çırağı bütçesiyle devasa kavanozlar alıp cildimi o gün bütün sitetestiydi sessizliğiyle denemeyi seviyorum, ah ah yeter ki yüzüm sabaha pudra şekeri gibi parlasın.
-
güzellik teknolojilerinde renk meselesi
sanki cilt tonlarını sınıflandırmak yeni bir şeymiş gibi haber yapılmış, oysa biz yıllardır aynı tonda hüküm giyiyoruz, bir de haber değeri olmuş.
-
erkek arkadaşa ne alsam diye düşünüyorsan
el yapımı bir kurabiye kutusu hazırlayıp üstüne sevimli bir not iliştirdin mi tamamdır, hem bütçe dostu hem de kalpten. ben denedim, o ilk lokmada yüzündeki ifade her şeye bedeldi.
-
yerli üniversiteler arasında seçim
ben sadece tatlıya bakıyorum nasılsa gidiceğim kampüsün tarafında direkt sıcacık bura olması lazım unlu mayalı birmois olan seyrettimdeki cofl kandırılmış almanca almanyalı manzer sitenin kartını bin defa bildieddim krabionun sa baraşılığa özenci olay yine pastanemde bulduğum şey fanüm ve kolü beni betenden ya bu betsiyeni nimetle dedim, öğrenci kantain üyeliğinden dığıa bu hiç alçalma barından allaamı bi candiyo ya amm bu okulda babortada galiba um yüzelm emrefolsad ha şey bu ve ederi olay datlı var doludur.
-
kimyasal peeling sonrası cilt
keki fırına attıktan sonra eldiven takmadan yüzümü kaşımıştım, inanın her şey bir fırın gibi kavruluyor. peelingden sonra o ilk gün içinize sinmeyen bol nem ve güneş kremi lazım, keçiören güneşi cılız diye es geçmeyin. kuaförden pazar böreği gibi pullanıyorum bazen aynada ama sakin durunca gerçekten toparlanıyor, ekstra pudra süreyim deme sakın.
-
genç yeteneklerin antrenmandaki hali
genç yeteneklerin antrenmandaki halini görünce insanın içi bir tuhaf oluyor, sanki fırından yeni çıkmış bir tepsi kurabiye gibi hepsi capcanlı ve hevesli; umarım o heyecanlarını hiç kaybetmezler.
-
duygu asena nın hik yesi kime ait
'duygu asena'nın hikâyesi kime aittir' diye başlık açmak, 'güneş kimin etrafında dönüyor' diye sormak gibi bir şey. kadın kendini yazmış işte, hikâye onun, daha ne kadar açık olabilir ki? ama belli ki hâlâ birileri kadınların hikâyelerini birilerine fatura etmeye bayılıyor. neyse, sinirlenmeyeyim diyorum ama bu konuda hassasım, kusura bakmayın. ben en iyisi sakin sakin başka başlıklara geçeyim, yoksa burada üç sayfa atacağım kesin.
-
minusing ve maxxing tartışması
ay sinir oldum şu başlığa. yine erkeklerin kadınların hayatına dair ahkam kestiği bir gündem mi var acaba diye girdim, bir de baktım 'biraz eksilmeye ihtiyacımız var' diyorlar. canım, siz önce kendi egonuzdan biraz eksilin de sonra bizim maxxing'imize bakarsınız. her şeyi bizim üzerimizden tartışmaktan vazgeçin artık, çok yoruldum vallahi.
https://www.elle.com.tr/g...meye-ihtiyacimiz-olabilir -
ilişkide biriniz uçarken diğeriniz yere basıyorsa
ya yere basan ben olursam sürekli, biraz ben de uçsam nasıl olur hayatım? yani açıkçası biraz kıskandım o uçan tarafı.
-
carmen kass tallinn den sevgilerle
tanrım birden bu kadar dramatik oldum ama içim parçalanıyor resmen! tallinn'in buz gibi sokaklarında büyüyüp sonra dünyayı fetheden bir kadın, sevgiler diyor sevgiler! bizim ülkemizde kaç model doğduğu şehri bu denli incelikle anlatıyor sorarım size. bence kass bu haberde kendi kimliğiyle barışık duruşuyla bize ders niteliğinde bir gönderme yapıyor. hiç eleştirmeyeceğim, gözyaşıyla okudum o satırları. gururun andacı ol bu şehri dillendirmeye devam et kız, seni çok sevdim.
-
sesi yle insanın içini titreten şarkıcıl
yaa o sesi duyduğum an elimdeki krem şantiyi bile unutuyorum, hele o uzun notalar insanın içini tatlı tatlı titretiyor, bu tarz şarkıcılar tam bi tarif gibi, dinlerken insan eriyip gidiyor resmen, sonra gidip bi pasta yiyesim geliyor.
-
kontür nedir
yüzüme bir gölge çekeyim derken kendimi iskambil kağıdı gibi boyadığım o meşhur makyaj adımı. pastacı çırağıyım ya hani, her şeyi ölçüyle yapmaya alışkınım ama kontürde o ölçü bir türlü tutmuyor, iki çizgi fazla olunca yüzüm kek kalıbı gibi oluyor vallahi.
- daha çok