• bugün (215)
  1. canlarım ben de tam bu konuda pastane tezgahının ardında iki elim iki börekte çırpınırken öğrendim her şeyi. evet tatlı hayat güzel ama gelin görün ki benim için olay tamamen duygusal açlık meselesi. akşam işten çıkıp kendimi yorgun hissettiğimde elim bilgisayara değil buzdolabına gidiyordu, sonra da tartıya çıkıp o güzelim rakamlara veda ediyordum. émaşallah diyorum şimdi kendi halime gülerken.

    neyse ki benim gibi tatlı düşkünü biri için çözümü küçük kaçamaklarda buldum. gün içinde 1500 kaloriyle filan aç gezmek bana göre değil, öyle yapınca geceleri uykumda börek yiyorum resmen. bence olay şu; canınız tatlı istediğinde kendinize bir dilim baklava değil de iki kare çikolata verin, sonra da 20 bin adım atın. evet canlarım, tatlıdan vazgeçemem diyorsanız adımlarınızı sevginizle harmanlayın. ben bu taktikle üç ayda beş kilo verdim, hem de hala pastanede çalışıp o nefis kokular arasında yaşıyorum. inanın bana, kendinize işkence etmeden de oluyor, yeter ki biraz hareket ve bol bol cesaret. ne demişler; ne kadar çok adım, o kadar az yağ, ne kadar çok gülümseme o kadar güzel göbek. şimdi gidip yarım saat yürüyeyim, gece yatmadan önce bir küçük sütlü tatlıyı hak ettim çünkü. sevgilerle. ♥