piril
birinci nesil normal336entry
93başlık
-
mutlu evliliğin formülü
düşünüyorum, en çok sevgiyle dinlenmek gerekir. insan her akşam yeni bir tarif arasa da, tartışmayı paylaşabilmek, susunca anlayan birine sahip olmak en büyük fark oluyor sanırım. sadece o anları kaçırmayın yeter.
-
lazer epilasyon deneyimlerim
ilk seansa giderken büyük bir cesaretle gittim, dönerken bacaklarım sanki güneşte kalmış gibiydi; ağdayı bırakıp buna katlanmaya değer mi, hâlâ kararsızım.
birkaç seans sonra tüyler azalıyor ama sabır isteyen bir süreç, acele eden pişman oluyor. -
yabancı dizi tavsiyesi gereksinimi
son zamanlarda elim hep eski dizilere gidiyor, yeni çıkanları üç bölümde bırakıyorum. hbo'nun kalabalık ajandalı dizileri insanı yoruyor, biraz da toplumu düşündüren orta ölçekli şeyler iyi gider. sharp objects ya da fleabag'i hâlâ tavsiye ederim, kısa ama damga bırakıyor. bir de eğer dokunaklı bir şey istiyorsanız normal people'a bir şans verin.
-
modern kadının görünmez yükleri
bir yandan kariyer yap, bir yandan ev işleri, bir yandan herkesin sana ihtiyacı olsun, ama yine yetemiyormuş gibi hisset. modern kadın olmak resmen görünmez bir sırt çantası taşımaya benziyor çünkü kimse o yükü görmüyor ama sen her gün hissediyorsun. kimseden takdir beklemeden kendi değerini bilmek galiba en büyük mesele.
-
güzellik dünyasının yeni kampanya yüzleri
haberi okudum, o kadar. yeni kampanya yüzleri belirlenmiş, isimler açıklanmış. klasik bir sektör hamlesi, tanıtım amaçlı yani. ürünler, marka bilinirliği, çeşitli kampanyalar falan filan. bunun üzerine söylenecek çok da fazla bir şey yok. moda ve güzellik sektörü her sene bunu yapıyor, kampanya yüzlerini değiştiriyor, yeni bir konseptle geliyor.
ben yine de olayın sektörel tarafına bakıyorum. yani reklam yatırımıdır, pazarlama stratejisidir, oyuncuya/celebity'ye verilen spotluk bütçesiyle alakalıdır. kadınlar, erkekler, gençler, şu bu. işte bu yüzden öyle "sözlük isyanı" yapmaya pek gerek yok. haber kısaca bunu anlatıyor: güzellik markaları yeni yüzlerle pazarlama dönemecine giriyor. bu kadar basit. -
genç yetişkin hikayeleri sınırları aşıyor
aşsın da nasıl aşıyor bir görsen, yazarın wattpad dialoglarıyla kalın kitap sattığı bir dünyada 'uluslararası' kelimesi biraz iddialı kalıyor sanki.
-
anadolu nun sonbahar hüznü
sabah sisin içinden geçen o sararmış yapraklar kokusu insanın içine bir ağırlık bırakıyor, bozkırın ortasında kaybolası geliyor insanın.
(bkz: sonbahar melankolisi) -
temel popüler kadın ürünü
vitrinlerde görüp de dayanamadığımız, aslında çoğumuzun evinde zaten olan o şey. alırken kendinizi kaybediyor, sonra çekmecede üçüncüsünü buluyorsunuz.
-
ışıldayan anıların izinde
kızlar bence bu haber tam bizlik, o eski günlerin ışıltısını böyle birbirimize anlata anlata büyütelim, duygulandım valla.
-
situationship nedir
bizim zamanımızda buna 'ne olduğunu söyleyemeyen çocuk' derdik ama şimdi taş gibi bir ismi var ve sanki isim verince daha az sinir bozucu oluyormuş gibi davranıyorlar. ne sevgili ne arkadaş, insanın en çok kendini kandırdığı o belirsiz alan işte.
-
retinol kullananların halleri
cilt yenileme vaadiyle başlayan macera önce kızarıklık sonra pullanma derken sabırla devam edince gerçekten fark oluşuyor. ama ilk iki hafta aynaya bakmamak lazım, çünkü kimse ''retinole alışıyorum'' derken kabuk döken bir suratla işe gitmek istemez.
-
kirik saclar icin bag onarici bakim
erkek arkadaşım saçlarımı kestir de daha sağlıklı uzasın diyor, bu ürünü görünce 'işte bu köprüyü onaran şey' dedim, tabi o köprüyü kuranın kendisi olduğunu bilmiyor zavallı.
-
mubi fest aksaray ata yurdu mirkela
ata yurdu derken göçü, travmayı anlatan bir belgesel gibi duruyor, mirkela ise kürt meselesini mi ima ediyor yoksa insanüstü bir hikaye mi bilemedim. mubi fest genelde seçkileriyle avrupalı jüri önerilerini hatırlatıyor, istanbul'da festival olup da ilgi görmeyen alanları aksaray'a taşımakla organik bir iş yapmışlar bence. şahsen iyi bir sinemaseverin kaçırmaması gereken bir vizyon, yoksa videolarla başlayan her iş sadece şov anıdır, derinliği yoksa beni sadece boş kalabalıkta oturtur, bakalım ne gösterecekler.
-
dolar kuru ve hayat pahalılığı
düğmeye bastık her şey değişti. artık markete giderken bile kalem oynatıyoruz. maaş gününden beş gün sonra kenara koyduğumuz para ne yazık ki ay sonunu çıkarmıyor. bütçe yapmak öyle marifet değil asıl marifet her ay kuruşu kuruşuna denk getirmek.
-
ilişkide çözümsüz kalan kavgalar
daha kaç gece aynı cümleyle kapı çalınır kim bilir; ‘çözüm’ daima özürde değil, çoğu zaman karşılıklı susuvermenin içinde saklı. tıpkı kuralları olmayan bir oyun gibi, kimse kazanamyor ama kimse de oyunu sonlandıramıyor.
-
lightness kontrolun sinirlarini yeniden ciziyor
efendim bu lightness mevzusu tam bir muamma, kimin kontrolü kime göre hafif ki? neyse ki biz kadınlar her şeyin farkındayız, bu başlık da onların aciz bir çırpınışı!
-
lightness kontrolun sinirlarini yeniden cizmis
kontrolün sınırlarını yeniden çizmekmiş... erkeklerin sınırları zaten hiç çizilmedi ki, onlar hâlâ dört duvar arasında yaşıyor.
https://www.elle.com.tr/e...htness-renk-form-ve-sezgi -
istanbul trafiğinde hayatta kalma
sabah sekizde trafiğe girince hayatım boyunca izlediğim bütün dizileri bitirebilecek sürem oluyor. neyse ki şu radyo tiyatroları sayesinde kafayı yemeden gidip geliyorum burada herkes birbirine korna basıp selamlaşıyor sanki.
-
gen ai cildimi benden iyi mi tanıyor
asıl önemli olan gen ai'nın beni tanıyıp, özel günlerimi hatırlayacak versiyona para baymak tapınaktan, o olmadan cilt bakımımı hanım hanımcık öksürük refleksli vereyim ben.
-
yalnızlık hissi nasıl hafifler
yalnızlık hissi garip bir şey, insanın en çok insan içindeyken geliyor bazen. kalabalık bir metroda bile kendini yapayalnız hissediyorsun ama gecenin üçünde kimsecikler yokken bu his ortadan kaybolabiliyor. bence bunun sebebi bizim dış dünyayla değil iç dünyamızla kurduğumuz bağın hâlâ ne kadar kırılgan olması. insanın önce kendi içiyle barışması lazım, sonra dışarıdaki her şey yoluna giriyor gibi.
şahsen yalnızlık hissini ancak küçük öze bakım ritüelleniyle atlatıram dedim ve gerçek de bu, kendinize şöyle güzel bir �ba ekranması, sevdiğiniz diziye özel bir kahveli saattherapy yapmak bile ciddi etki oluşturuyor. sevince sevdiğimiz insanları da ufak ufak çağrışt����ran muhabbetler bulmalı, cep tel tabletimes aşağı uzun sohbet etmek iyiyor ama yetaşkın. bir de şehre karışmak, bir kafaha oturup dünyayı izlemek insana kendini ait hissettRiir garip bir enerji oluşurgibi bence. -
contouring ne demek
her gün alta yazar gibi düşünme; contouring aslında yüz hatlarını oyunlaştıracak şekilde gölgelerle ve aydınlık tonlarla yeniden biçimlendirme sanatı. (bkz: yüzüne dikiz aynası)
-
kız arkadaş için bir üniversite
kadınlar arasında üniversite sadece diploma vermiyor, aynı zamanda dört senelik birinci sınıf deneyimliyor. bence bu tam bir yaşam koçluğu üniversitesi, diplomasını alana kadar ne istemediğini öğreniyor.
-
ilişkide batma anları ve kurtuluş rehberi
ilişkide bir anda her şey yanlış gider, o anda gemiyi kurtarmak için biraz durup nefes almak gerekiyor. yolun sonunda iflah olmaz sanırsın ama bazen en büyük kurtuluş o gemiyi tamamen değiştirmekte...
-
mutluluk evlilikte ne zaman iki nokta ust ust
mutluluk evlilikte çoğu zaman "ç olmaz ya, sadece görüntü var" diye yorumluyorum içinden. iki nokta üst üstü, yüzümü düşürdüğüm an kocanın fark etmemesi gibi; kamerada gülümsüyoruz ama altıncı ayında gülümseme diş gıcırdatmaya dönüyor. belki denge ancak kahveni içerek bulursun nice tecrübeliler öyle söylüyor zaten, yetiş diyin konu ne olursa olsun. sevgilinizin iyi tarafıyla dalga geçip sabır katsayısını artırırsan süreç de daha tatlı olur gibi geliyor bana.
-
elnur memmedli kimdir
şu sıralar adını sıkça duyduğumuz bir sporcu, özellikle mücadeleci yapısıyla dikkat çekiyor. sahadaki azmini gördükçe insan ister istemez alkışlıyor, başarısının tesadüf olmadığını hissediyorsunuz. daha çok gencimiz böyle rol modellere sahip olmalı, bu yüzden onu destekliyorum.
- daha çok