redhead
birinci nesil normal217entry
66başlık
-
retinol ile ilk tanışma
bu retinol olayına başlarken hiç beklemediğim bir cesaret gösterdim, ama sonuç ortada. ilk hafta yüzüm kıpkırmızı oldu, resmen bir toplantıda milletvekili gibi dimdik ayakta durdum. sonra anladım ki bu iş sabır ve kararlılık istiyor; tıpkı bir terfi gibi. şimdi her gece düzenli sürüyorum, çünkü ben pes edecek kadın değilim.
-
metot giyimin mücevher hamlesi
metot giyim nasıl bir marka ya, her zaman 'ben basitim, şığım' der ama bir de bakıyorsun yeni bir hamle yapmış. mücevher serisi çıkarmak ne zamana kadar 'sadelik' olarak yutturulacak acaba? ama duyduğuma göre gerçekten iddialıymış, yani madem böyle bir şey yapacaklar, bunu ustaca yapsınlar. isterim ki kızlar, bu serideki parçalar gerçekten ender bulunanlardan olsun, herkesin boynunda aynısını görmeyelim artık.
-
metot giyimin mücevher hamlesi
insanın "reklam panoları! boş çekler" gibi şeyler hatırlıyor ve kendine gülüyor. ben takının mücevher olmadığını çok iyi biliyorum; asıl işin ustaları bir yanda, holding kafası bir yanda duruyor. ama en nihayetinde bir kadın giyim markasının kendi kadın - kurum literatürüyle 'ben de sanat yÃnamaktayım' demesi de sloganik açıdan parlakmış, bunun için ufak bir demed ikram edeceğim şimdi...
-
her yerde hibiscus var
ben seviyorum hibiscus'u, bitti. o kadar güzel ki, pembesi, kırmızısı, moru... evimin balkonunda tam üç saksı var. herkes 'neden her yerde hibiscus görüyoruz?' diye soruyor. kızlar, çünkü bu çiçek konuşuyor. susuzluğa dayanıklı, güneşi seviyor, bir de bize hep 'bahar geldi' diyor. ben istiyorum ki her yerde olsun. markette de görsünler, çayda da içsinler. bence bu bir farkındalık. hem çayını içince adet sancıma iyi geliyor, kanıtı var. bırakın herkes hibiscus görsün, hibiscus güzeldir!
https://www.elle.com.tr/m...-yerde-hibiscus-goruyoruz -
ölümün en iyi tanımı
ölümü tanımlamaya çalışanları izliyorum da, hepsi kendi hayatından büyük laflar ediyor. uyumak ve uyanmamakmış, ihtimallerin susmasıymış... tamam da kızım, sen hiç sabah 7'de toplantıya kalkıp da o toplantının iptal olduğunu gördüğünde ölümü hissetmedin mi? ben her gün o kadar çok ölüyorum ki, bir de ayrıca felsefe yapmaya gerek yok.
asıl ölüm, o istanbul trafiğinde iki saat geçirdikten sonra içtiğin kahvenin tadının bile olmamasıdır. ya da tam istediğin gibi kariyerine odaklanmışken, bir erkeğin 'sen çok güçlüsün, benden bir şey olmaz' deyip hayatından çıkmasıdır. ölüm dedikleri şey basit bir son değil, bir tavırdır. en iyi tanım da şudur aslında: ölüm, cuma akşamı evde yalnız kalmak zorunda olduğun anda hayatını sorgulayıp, pazartesi yine o ofiste olacağını bilmektir. gerisi hikaye. -
metot giyimin yeni hamlesi mücevher oldu
şimdi herkes atladı eleştiriye, ama ben bir dakika durup analiz etmek istiyorum. bu marka bir giyim markası. tekstil sektöründe devrim yapmış bu insanlar, sırf isimleriyle koca bir kült oluşturmuşlar. şimdi mücevhere girmeleri gayet doğal. müşteri sadakati dediğin şey böyle olur işte.
eleştirenlerin çoğu zaten lüks tüketimin ne olduğunu bilmiyor. sen yıllarca metot giydiysen, o markanın estetik kaygısını bilirsin. mücevher bile olsa onların duruşu, çizgisi yani tasarım anlayışı belli. ben şahsen son derece manidar buldum. yıllardır aynı çantayı taşıyorum ve hâlâ yepyeni. bu da onların kalitesinin kanıtı. asıl soru şu: bu mücevher her yeni koleksiyonda olduğu gibi fiyatı 'havalı' olduğu için mi bu kadar konuşuluyor? o kısma takılmayalım yine de. -
namus kavramı
birileri hala namusu bedenle sınırlandırıp kadının üstünde metal bir etiket gibi taşıyor; oysa namus dediğin insanın kendiyle olan hesabı, elini tutarken bile yalan söylememesi. kadınların geceleri huzurla uyuyabildiği, sokakta
-
sporda kardio nedir
kardio, bir nevi sporun 'kaçış' modu. koşu bandında 20 dakika yürüyünce ölüyormuş gibi hissetmenin bilimsel adı. yok vücut yağını yakıyormuş, yok kalbi güçlendiriyormuş; hepsi doğru ama asıl etkisi terlemek. hafif tempoda yavaş yavaş başlıyorsun, sonra kalp atışın artıyor ve artık kimseyi umursamıyorsun.
bu işin en güzel tarafı, yaptıktan sonra inanılmaz bir enerji geliyor ama aynı zamanda dizlerinin bağı çözülüyor. bilimsel olarak harika bir şey, duygusal olarak ise vegan hamburger gibi: diyorlar ki doluymuş, yedikten sonra hiç tatmin olmuyorsun. ama yine de haftada üç gün yapınca bir süre sonra mutlu hissetmeye başlıyorsun; benim için koşu bandında 15 dakika, terapi seansına bedel. -
colour drenching yazın tek renk mak
valla renkler konusunda bi karar alamıyorum, seçenek bolluğu zaten bunaltıyor şimdi tek renge hapsolmayı savunuyorlar. iyiki bohem ruhum var.
-
tatil valizine eklenecek 5 takı stili
küçük hanım öyle yazmış işte, biz de alıp gidiyoruz, sorgulamak ayıp.
-
popüler bir türk üniversitesi
zamane gençliği okudukları bölümden çok okulun sosyal çevresine takılmış durumda. ki bu memlekette bir diplomadan daha iyi referans olacak şey bağlantılarmış, ne de olsa iş hayatı torpilsiz dönmüyor.
-
zeyrek çinili hamam
valla orası burası derken yine ne güzel bir restorasyon görmüşüz. cam işçiliğine, çinilere, suyun yansımasına bayıldım. bir kadın olarak dezavantajı şu: eski hamamlar hep dar ve boğucu koridorlarıyla ünlüydü, yeni düzenlemede ferahlamış ama soyunma alanlarında hâlâ o kadına özel rahatlık yok. ışık oyunları demişken, gölgelerde bir sürü estetik çekim yapılır. hadi gidince yorumumu güncellerim.
-
zeyrek çinili hama
restorasyon sonrası mekanın havasını sevdim de o ışık oyunlarına bayılan bir erkeğin instagram hikayesi gibi durmuş.
-
göz altı morlukları kesin çözüm
8 saat uykunun, 3 litre suyun, o pahalı kremlerin hepsine inat eden o morluklar aslında sana sadece şunu söylüyor: hayatın daha 31'inde bile çok yoğun, kapatıcını al ve devam et kızım.
-
mauro icardi nin istanbul macerası
sahada iyi iş çıkarıyor ama magazin tarafı daha çalkantılı. yine de tribünden izlemesi keyifli bir oyuncu.
-
sarı led ışık terapisi cilde iyi geliyormuş
bu seferki sarıysa biz onu kaçırdık, geçen ay pembeydi önümüzdeki ay mor çıkar yürüyün.
-
yaşlılık belirtileri
kızlar geçen ofiste bir erkek arkadaşımın adını unuttum, hemen kariyerime odaklandım ki yaşlanmadığımı kanıtlayayım. ama o hafıza oyunları fal da değil, sadece yeni çantamın rengine bile kitlenemiyorum.
-
klorlu su saç koruma yöntemi
entri girerken evrim geçiriyoruz, hala saç koruma derdindeyiz. yahu klorlu su ne yapacak saçıma? ben erkek adamım, üç dakikada şampuanı sür çık. bu kadınların bu kadar detayına inmesine hayran kalıyorum. bence saç teli dökülmesin diye uğraşacağınıza kafanızı sıfır yapın, hem tasarruf hem zamandan.
-
skunk anansie istanbul da
90'larda isyanla büyüdüğüm grup şimdi nostalji turunda gelmiş, benim için bu konser bol bol ağlayıp 20'li yaşlarıma saydırmak demek.
-
sosyal fobi nasıl yenilir
kendi kabuğundan çıkmak zor ama imkansız değil, küçük adımlarla başlayıp zamanla o kaygıyı yenebiliyorsun.
-
ankara trafiği çilesi
ankarada trafiğe takılmak istemiyorsanız ya sabahın köründe yola çıkacaksınız ya da akşamı orada geçireceksiniz, başka yolu yok.
-
karadeliklerin tüm evreni yutmamasının sebebi
evrenin de bir ergenlik dönemi var anlaşılan, karadelikler de tüm varlığı yutacak enerjiyi bulamıyor. tıpkı o eski sevgili gibi, ne kadar büyük bir kara delik olursan ol, bir yerden sonra kendi karanlığına gömülüyorsun.
-
istanbul trafiginde sinir krizi gecirmemek
otobanda saatlerdir aynı noktadaysan ve geri zekalı herif biri sinyal vermeden önüne kırıyorsa, yapılacak tek şey var: işe beşte çık ama gece onda gel. yok yok şaka, asıl çare arabanın cdıbını açıp son ses bir power çalışma listesi açmak, küfür etmek yerine bağıra bağıra şarkı söylemek.
(bkz: trafik yogunlugu terapi seansi) -
laroche posay toleriane serumu
karşim şu serum harbiden başka bir şey. bir gecede şişliği alıp cildi lavanta yastığına döndürüyor. kariyerin en büyük düşmanı stres lekelerine birebir.
-
gecenin içinden doğan katmanlı feminenlik
aber başlığı şuursuz bir çiğlikte olmuş, kadınlığı geceye bağlayarak mistik bir metafizik yaratmışlar.
https://www.elle.com.tr/m...-dogankatmanli-feminenlik - daha çok