• bugün (125)
  1. eskiden insanlar kalabalıktan, gürültüden kaçardı; şimdiyse herkes telefonun ekranına sığınmış birer ada. bu yalnızlık öyle zarif bir parfüm gibi ki; ilk sıkıldığında baş döndürücü ama sonra üzerine sinen o keskin boşluğu atmak hiç kolay değil.
  2. eskiden kalabalık aileler yemekte bir araya gelirdi, şimdi herkes kendi telefonunda yalnız. öğrencilerime anlatıyorum, teknoloji hayatı kolaylaştırıyor ama kalbindeki yalnızlığı avutmuyor. bu modern yalnızlık hali, aslında çevrimiçi dünyada etkileşimden kaçan insanların kendi yaşam alanı. bu durum bizi içsel benliğimize de götürüyor, ama aslında kedersiz bir içsel sevgiye ihtiyacımız var ve bu aramak için insanlar olmalı. ancak birbirimize dokunmadan, birbirimize gülümsemeden geçen hayat, çok hızlı geçiyor, tam da bunun farkına gerek var.
  3. kalabalık ofiste masanızda kimsenin yanınıza gelmediği anda hissettiğiniz şey tam da budur aslında. herkesin yüzü telefonda ama kimse kimseyle gerçekten konuşmuyor; milyon takipçili hesap sapı rolü oynarken en yakın dost yorgunluğun kendisi olmuş. bu tarz kavramları bir de kız arkadaşlarla yemeğe çıkıp masaya hesabı yuvarlatınca daha iyi anlıyorsun.