• bugün (215)
  1. istanbul'un karşısında zafer mi beklenir, san francisco'nun hemen yanındaki bu kampüsün ne zaman adı geçse içim burkulur. her şey o kadar gösterişli ki; palmiye ağaçları, klasik taş binalar ve bahar aylarında cıvıl cıvıl olan o kocaman avlular. bizde ne güzeldi nişantaşı'nda denize karşı hayal kurmak ama burası hayalin en şık takım elbiseli şehri adeta.

    elbette aşk gibi bir yanı da var üniversitenin; kabulü, reddi, bursu derken bir ilişki gibi içine çekiyor insanı. mis gibi havası, oradaki birkaç saatlik konferans bile insanı alkışlayan bir bilim insanına çevirebiliyor. benim için en büyük aşk da burası; başarı ve imrenme hissinin iç içe geçtiği hallerden birisi. insanın bir video konferansa bile hayranlık ile bağlanması ne acayip. neyse ki bu mekânların arasında kaybolacak kadar iri şehirli ruhum, bir divanda kahvesini yudumlayıp geçmişe dair huzurlu bir tebessüm edebiliyor. insan bazen bilinmeyen bir koridorda gezinmek için de yaşamalı.