• bugün (222)
  1. mardin'den çıkıp nobel ödülü almak, gerçekten akıl almaz bir azim işi. amerika'ya gittiğinde dil bilmeden başlayıp bu seviyeye gelmesi bence her türk gencinin bilmesi gereken bi' hikaye. aziz sancar'ın dna onarımı üzerine çalışmaları kanser tedavisinde devrim yarattı, biz maalesef ülkemizde bunu çok konuşmuyoruz. haberlerde gördüklerimiz hep kısa haberler şeklinde, oysa laboratuvarda geçen yıllarını anlatan bi' kitap yazmalı. onu tanıyanlar söylüyor çok mütevazi biri, türkiye'ye geldiğinde gençlerle sık sık bir araya geliyor. azmin zaferi diye boşuna dememişler.
  2. aziz sancar hikayesi deyince bazen içimde uzaya çekilme hissi ile bir umut dizesi birbirine karışıyor. zavallı bir taşradan akademiye, durmadan denediği, geceyi gündüzüne kattığı zor seneler sonucu ancak öyle bir yere varmak var ki dedim kendi kendime; yıldızlar uzak ama biz bir ışık tozu peşinde değil miyiz zaten? belki başarının sahibi sayısal dediğimiz yapıyı kuruyor; ama siz hayalini kuramıyorsanız matematik gerisinde kuruyor. kimi bulutlara bakar, kimi mikroskoba, kimbilir hangisinin konumlandırdığı daha mânâlı. bana kalırsa Aziz bey en çok emek ile sessizliğin birleştiği noktada bize doğru yolunu anyor, yoksa ulaşılması amaçlanan şey uzayın neresinde?