deniz de kadin gibidir; bugün sakindir yarın fırtına koparır, ama hep bir cekim gucu vardır. ne kadar tanısan da bir o kadar bilinmezdir, tıpkı dogadaki en deli rotalar gibi. ben yine de ikisinin de kiyisinda kamp kurmayi severim, cunku en guzel macera bilinmezde saklidir.
her şeyden önce ikisinin de derinliği yüzeyinden belli olmaz. sakin görünür böyle hafif dalgalı, ama altında ne fırtınalar sakladığını kimse bilmez. sonra çekip gider gibi yapar ama bir bakmışsın geri gelmiş, yokluğunda kıyıya vurduklarınla kalırsın. ne kadar uğraşsan da izlenir hissedersin kendini, ama asla tamamen kontrollsüzce elinde tutamazsın.
kendi halinde dümdüz bir görüntüdür ama uğraşmayı deneyen tuzunu yalar. kendine özgü bir ritmi var, koyulacak ama kayalıklara da çarpacak kadar sert olabilir. hakkını bilir, ihaneti affetmez; derisinin altında milyonlarca yıllık bir geçmişi taşır. ayrıca ikisinin de tuz oranı göz yaşına benzer böyle; ne yaşarsan yaşa, zarifçe hepsini bir zevke dönüştürmeyi başarır.