-
düzenli olmak sanıldığı gibi süper disiplinli olmakla falan değil, birazcık kendine iyi davranmakla ilgili. ben mesela her sabah kahvaltıdan önce mutfağı toplarım, akşam da ertesi günün kıyafetini hazırlarım. böylece sabah kalkarken 'bugün ne giyeceğim' stresi hiç olmuyor; küçük detaylar büyük fark yaratıyor.
kendi kuralımı koyarım, herkese uymak zorunda da değilim. mesela masamda tek parça kağıt durmasına tahammül edemem ya da makyaj çantamı haftada bir düzenlerim. bu küçük rutinler bir süre sonra alışkanlık oluyor, insan kendini hem daha huzurlu hem daha düzenli hissetmeye başlıyor. gel de gör dedim, yani tavsiye ederim.
-
bir pazar akşamı oturup tüm haftayı planlamak hafta boyu ruhun dinç durmasını sağlıyor gibi. sonrası abartılacak bir şey yok, bu şehirde devşirip düzene sokamadığın tek şey kalbin olmasın yeter ki.
-
boşanma sürecinde dağılmış eşyalarımı toplarken öğrendim ki, aslında kendimi toplamakla başlıyormuş her şey. kendine üç dakikalık bir kahve molası bile ayıramıyorsan, elindeki defteri bile yerine koyamıyorsun. şimdi masamda tek bir kalem bile yokken nasıl oluyor da hayatın düzene girdiğini görüyorum, inan bana onun da sırrı minnet duymak.
-
düzen sanıldığı gibi her şeyi yerli yerine koymak değil, aslında kendine bir sistem kurmaktır. önce her gün iki dakikanı ayırıp bir köşeyi toplarsan, hafta sonu birikmiş kaostan eser kalmaz.