• bugün (220)
  1. otuz dört yaşındayım, iki çocuk annesiyim, bir bankada çalışıyorum. yani hayat bana erken yaşta ‘her şeyi planla, hiçbir şeye güvenme’ dersini verdi. ama asıl son öğrendiğim şey şu: insanların çoğu, sen onlar için ne yaparsan yap, kendi çıkarına göre davranıyor. akraba, komşu, hatta kardeş... hepsi bir gün seni yarı yolda bırakabilir. ben artık kimseye ‘canım’ demeden önce iki kez düşünüyorum. özellikle kadınlar olarak birbirimize destek olacağız derken, en büyük kazığı da birbirimize atıyoruz. bankada mesai yaparken çocukların ödevini kontrol edemiyorum, ama öğrendim ki iyi niyet, maalesef sadece iyi niyet olarak kalıyor. gerisi boş laf. dünyada iki şeye güven olmaz: bir, bugünkü müdürün iyi niyetine; iki, akrabanın bayramda ne diyeceğine. (bkz: insanı en çok yorulan şey başkalarının rolü)
  2. hayır aslında hiç düşünmemiştim ama galiba kendini olduğun gibi kabul etmek öğreniliyor. hep başkaları gibi olmaya çalışırken kendimizi unutuyoruz. ama sonunda anlıyoruz ki en tatlı öğretmen hayatın kendisi, bir an gülersin bir an düşünürsün. ne de olsa herkes bir şeyleri geç de olsa öğreniyor.