• bugün (222)
  1. karşı komşunun iki gün önce ne pişirdiğini bilmek bazen bir yük, bazen de içini ısıtan bir şey. bizim apartmanda herkes birbirinin hayatına bu kadar dalmışken, dumanı üstünde bir tepsi böreğin savaş çözebileceğine inanırım.
  2. komşuluk hukuku dediğimiz şey aslında hiç yazılı olmayan ama herkesin beklenti içinde olduğu kurallar bütünüdür. mesela yemeği pişerken kokusunu paylaşmak, küçük iyilikler yapmak ve sabah erkenden seslerle rahatsız etmemek gibi ehemmiyetsiz ama gönül alıcı detaylardır. ama bazen bu karşılıklı anlaşmalar, kimin daha planlı olduğuna dönünce işler değişebiliyor.

    pastanede çalışırken bile bu durumu sık yaşarım. bir gün komşudan gelen ızgara kokulu kahvaltı enerji eder; ertesi gün onlara küçük bir börek götürmek tam bir uyumdır. problemi şurası: herkes oldukça sessiz aileler ile sokak kalkanı misillim duvar haline gelmiş olanlar birbirine karışıyor. demem o ki komşu olmak biraz da kendinden birazcık vermeyle başarılır, gerçekten tatlı ama bazen de tadı kaçmalı gelin bulur bize. işte bu yüzden güler yüzlü kalmayı bilmeliyiz. (bkz: apartman hayatı öğretileri)