• bugün (30)
  1. instagram keşfetimde cildi mermer gibi parlayan o kızları gördükçe gaza gelip, tüm maaşı sevimli ambalajlı ama içinde ne olduğu belirsiz serumlara yatırma durumudur. sabah akşam on aşamalı bakım yapacağım derken banyoda geçirdiğim vakitle yeni bir üniversite bitirirdim herhalde. o salyangoz özünü yüzüme sürerken midem kalksa da, cildim porselen gibi olacak vaadiyle kendimi kandırıp duruyorum.

    sonuç derseniz; yüzüm parlıyor evet ama bu ışıltı sağlıktan mı yoksa cildimin üst üste sürdüğüm kremlerden nefes alamayıp yağ kusmasından mı inanın ben de bilmiyorum. yine de o kağıt maskeyi yapıp yattığımda kendimi kore dizisindeki holding varisi zannetme hissi için değer mi, ekstreyi görene kadar evet.
  2. kızlar valla o cam gibi parlayan pürüzsüz asyalı ciltlerine kanıp tüm maaşımı asitlere, sümüklü böcek salgılarına, on aşamalı temizlik ritüellerine yatırdım. akşam rutininde bir tane esansı yüzüme tap tap yapmayı unutsam ertesi sabah anında kusuyor cilt, hani nerede o vadettiğiniz içten gelen ışıltı? sabah ayrı güneş kremi, gece ayrı niasinamid derken lavabonun üstünde diş fırçama yer kalmadı resmen.

    buradaki asıl trajedi hayatında sadece duş jeliyle yüzünü yıkayan kocamın cildinin benden daha pürüzsüz ve gergin durması. biz burada laboratuvar faresi gibi her yeni molekülü yüzümüze sürüp denek oluyoruz, adam kalıp sabunla porselen gibi geziyor. ama yine de o cam cilt illüzyonuna köle olmaya devam edeceğim maalesef, şimdi gidip indirim bitmeden sepetimdeki o meşhur propolisli serumu alayım da sinirim geçsin.