• bugün (216)
  1. makyaj dünyasının en yanlış anlaşılan kelimesi bu olsa gerek. insanlar 'blend' deyince bir şeyleri birbirine karıştırmak sanıyor ama olay tamamen sınırları yok etmek. iki rengin birleştiği yerde o keskin çizgiyi silmek, geçişi yumuşatmak. farınızı sürdünüz diyelim, rengin bittiği yerde bir çizgi var ya, işte onu dağıtana kadar sürteceksiniz. göz kapağına renk koyup orada bırakmak olmaz.

    usta işi bir makyajın sırrı, fırçanın ya da süngerin ciltle bütünleşmesinde gizli. cildin kendi dokusu gibi görünmeli her şey. eğer baktığınızda 'burda makyaj var ama güzel' diyorsanız, iyi blend olmuş demektir. bence bu iş biraz sabır ve pratik istiyor. bir de kaliteli fırça kullanmak şart, yoksa parmaklarınızla anca idare edersiniz. günün sonunda en önemli kural şu: asla bırakmayın, kırptıkça birleşir, birleştikçe olur.
  2. o ünlü blend kelimesi aslında her şeyi birbirine karıştırma, geçişleri yumuşatma sanatı. foundation'ı boğazına kadar yaydın, işte onu sınırda bırakmayıp nereye giderse gitsin havasında sürmek diyebilirsin. ama dikkat, iki ürünü birbirine dağıtırken resmen sanat icra ediyorsun; iyi blendl dersen 'zaten var, nereden bulaştı' görünümü, kötü blendl dersen evdeki muzlu kek resitali. yani ben yine de boş boş köpürtüp sürenlerdenim.