• bugün (55)
/ 2  
  1. Bu türkçeye 8 ay kadar dayanabildim sonrası beni aştı malesef
  2. sabah sabah yine meeting set edip duran o kel müdüre ingilizce bilmediğini, sadece araya kelime sıkıştırdığını birisi söyleyebilir mi lütfen?

    gerçekten bu samimiyetsiz plaza hallerinden o kadar yıldım ki kuaföre gidecek enerjim bile kalmadı.
  3. ayol ben bu dilin kürsüsünü kurdum, cübbesini giydim artık resmen ordinaryus profesörüyüm. hani birisi gelip de bana "assign etmek" yerine "görevlendirmek" derse yüzüne bön bön bakarım, o derece asimile oldum, o derece işin piriyim. sabahları aynaya bakıp kendimle bile "brainstorming" yapmadan güne başlayamıyorum, damarlarımda kan değil "schedule" akıyor resmen.

    toplantılarda milletin ağzının içine bakıyorum "deadline" diyecek mi diye, demeyeni anında eliyorum kafamda. yani kızlar, bu işin kitabını yazsam cilt cilt ansiklopedi olur ama "focuslanmam" gereken o kadar çok "project" var ki, size laf anlatacak "time"ım yok maalesef.