-
çocukluğumdan beri nefret ettiğim nasihat. aile büyükleri hep 'sen de vur' derdi, ama sonra okulda öğretmen 'kavga eden çocuklar kötüdür' derdi. hah işte o çelişkide kalma hissi en beter duyguydu. şimdi bakıyorum da, bazı çocuklar büyüyünce bu nasihati vallahi diplomasi sanıyor, her ters bakana yumruk sallıyor. bir yandan da diyorum ki, bu ülkede diş göstermezsen çiğnerler gerçekten. hani keşke çocuğa 'önce kaç, olmazsa konuş, en sonda vur' demeyi öğretmek varken, direkt dayağı meşrulaştırmasak. ama işte her şeyin bir tonu var, kara kalabalıkta kibar kalınca eziliyorsun.
-
bence o kadar basit değil, karşındaki çocuk anlamaz ki sen anlatırsın. şiddetle büyüyenler uzayda bile huzur bulamaz, gidip bir yıldıza sığınmak ister insan (bkz: çocukluk travmaları)
- bugün (212)
- / 8
- fondotenin oksitlenmesi nedir
- gül yaprağı kadar narin bir kavram
- Ece irtem 2
- yağmurlu bir sonbahar akşamı
- gül yaprağına dokunan tonik
- kore rüyaları tenime dokunsa
- çokomeldeki harflerden rahatsız olan adam
- feminenin arkadan bıçaklanışı
- kaynana gramer hatası
- flörtte sessizlik panik yapma
- andrea pirlo sakinligi
- yüzümde maske var
- 2088 cumhurbaşkanlığı seçimi
- kocamı çalıştırmam diyen kadın
- aldatıldığının 10 işareti
- maskara denince akla gelen
- özgüven için minik adımlar
- yalnızlıkla baş etme antika rehberi
- aldatıldığını anlamanın sitcom halleri
- marmaray daki terapi gibi kavga
- kırmızı halı meselesi 2
- iki adımda temizlik saçmalığı 2
- okul sırası değil ruh hali
- table tablet aşkı
- ruh haline göre vücut losyonu
- kaşar sucuk salamın sofrada lüks sayıldığı yıllar
- sivilceli ciltler için nemlendirici krem önerileri
- oxford üni kabulleri sancısı
- erkek neden aldatır
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn
- / 8