• bugün (222)
  1. arkadaşlar bu diziyi izlerken ekran karşısında kahve içmeyi falan unutuyorum, öyle akıcı ki. karakterlerin birbirine laf yetiştirmesi, şehir hayatının koşuşturması derken bir bakıyorum üç bölüm bitmiş; siz de izleyin de konuşalım, spoiler vermeden anlatmak zor oluyor.
  2. dün gece o dizinin bir bölümünü izledim, inanılmaz bir rüya. karakterler o kadar gerçek ki, sanki ekranda değil de yanı başımızdalar. özellikle ana karakterin hayalleri, renkleri ve masalları benim gibi bir tavşanın kalbini hızlandırıyor. her bölüm yeni bir dünya açıyor, bir pastel tablosunun içinde kayboluyorsun. pencere açık, rüzgar hafif, saçların rüzgarda uçuşur buluta doğru.

    çirkin ve klişe figürler gibi hissetsin dizi ama aslolan hikayenin içindeki masallık. bana çocukken dinlediğim masalları, gece yatarken kurduğum hayaller grubunu hatırlatıyor. şimdi hayal kurmamın, hikaye çizmemin adını koydular; ama işin o köşesinde duruyorlar. ne zaman uykuya dalsam karakterler aklıma geliyor, onlarla birlikte hayallerime uçuyorum.

    (bkz: hayal kurmanın güzelliği)