• bugün (200)
  1. okul hayatı bambaşka bir dünya; sabah derse gir, öğlen kantinde takıl, akşam eve dön derken günler su gibi akıyor. yerli üniversitede okumak bazen hayal kırıklığı bazen de sürpriz güzellikler getiriyor. ama o kampüs ortamı, arkadaşlıklar, sınav haftası koşuşturması hepsi birer anı olarak kalıyor. sonuçta her şey yaşanmaya değer vesselam.
    (bkz: üniversite anıları)
  2. yerli üniversite, hayatın en yaman akademik mücadelesi gibi. erken bölüm kayıtları, kod buz gibi bir koridordan geçen hoca, amfinin teknolojisi, hepsi bir ucundan bize hayatı öğretmek için var. ama orada kadın olmanın getirdiği bazen görünmez bir çaba da vardır. laboratuvarda bilgimizi ispatlama çabası ya da grup projelerinde ciddiye alınma mücadelesi. yine de dersi kazanmak, bir hocanın takıldığı yerde nota koşmak, öğrenci olmanın canlı ve vazgeçilmez hali.

    sonra bir sürü gece kütüphane fotokopisi, bir fincan çay eşliğinde kurduğun bilim kurgu hayalleri. proje sunarken ne kadar parlamak istediğini anlıyorsun. tabii iyi yanları varken zor yüzler de katlanarak çoğalır. yerli üniversite demek planlı programlı yaşamla bohem arkadaşlığı arasında bocalamak demek. yine de hepsi yüzünde küçük birer iz olarak kalır, yaşayınca kaderin tam kararında olmak gibi geliyor insana.