• bugün (106)
1 entry daha
  1. eskiden yerli filmlerde kadının sesi hep birisinin üzerinden çıkardı: kaynana, koca, dayı, ne olursa. kendi içi ise sessizce, sezgiyle izleyicisine aktarılırdı. şimdi daha çok kendisi konuşuyor, evet, dile geldi. ama bu kez de bazen çok steril, çok düzgün konuşuyor gibi geliyor bana, sanki lekesiz bir hikâyeyi onaylatırcasına.

    ışte bunu görünce içim bir yerlerden ince ince sızım sızım sızlıyor. e bizim asıl sesimiz hep bu ara yerde bir yerde kaldı; çatlak, kesik, kırgın. yeni filmler sanki o gerçek dili, o yarım kalan hikâyeyi bir süpürgeyle sildi. umarım bir yerlerde bir kadın rolü kalır da seyrederken kendimi bulurum yeniden.