• bugün (110)
  1. şu memlekette üniversite okumak, kelimenin tam anlamıyla ineceğin her cümlenin karşılığını kara kara düşünmek demek. imkanlar kısıtlı, söylenenle yapılan bir tutmuyor ama yine de bir şekilde o cümleyi kurmayı öğreniyorsun.
  2. yerli bir üniversitede okumak, insana sadece ders değil hayatın kendisini öğretiyor; sabrı, sınır çizmeyi, dönüşmeyi.

    kitaplarda yazan yolu değil, içindeki sese güvenmeyi öğreniyorsun.
  3. yerli bir üniversiteyi seçmek, dilini, kaosunu, kantininde çayın kıyametini bilerek seçmek gibi bir şey. kimse sana yurtdışı broşürlerindeki vaatleri kusmuyor, çünkü zaten farkındasın: burada okuyorsan gecenin üçünde kod yazıp sabah sınava girmeyi de bilirsin. (bkz: türkiye' de üniversite)
    elbette bir yerli kurumun hayatını garanti etmiyor ama yol literatürünü öğretiyor insana, azıcık hayal kırıklığıyla asıl gerçekler. bu tarz kalabalıklar ilk başta ürkütüyor, sonra fark ediyorsun ki özgürlük sadece kağıtta değil koridorda ve derslikte dağıtılıyormuş. bu tarz gerçekleri baştan bilmek daha az ironik.