-
istanbul'a falan kapağı atamadım ben, izmir'de kalıp ege'de okudum. şimdi diyorum ki iyi ki de öyle olmuş. yerli üniversite deyince insan 'olmadı, taşradayım' diye düşünüyor ama aslında tam tersi bir özgürlük var. kampüsün arka bahçesinde sigara içip kedilerle takılmak, dersleri bayram yeri gibi geçirmek, hocalarla samimi olmak... bence buydu hayat. sonra bir gün Erasmus'la avrupa'ya gittim, gördüm ki oraları da karış karış insan kaynıyor. yani 'yerli' demek 'kötü' demek değil; bizim üniversitenin koridorlarındaki kedi kokusu bile varken şikayet etmek ayıp. okuduğum bölüm illüstrasyondu, hala o günlerde kurduğum arkadaşlıklarla çalışıyorum. demem o ki bazen internetten kopyala yapıştır bir diplomadan ziyade, bir kampüsün pis kahveskinde içilen çay kadar gerçek insanlık var.
- bugün (111)
- / 4
- ilişkide şüphe duyulan anlar 2
- komünite bir yaşında
- iş hayatında mobbing
- sesiyle huzur veren yerli şarkıcılar
- anonim dertleşme platformları
- güneş kremi seçerken nelere dikkat etmeli
- sonbaharda manikürde doku tercihi 6
- kadın olmanın en güzel hali
- marka marka cilt bakımı deneyimleri
- gözenek sıkılaştırıcı tonik önerisi 2
- stajyerin en büyük korkusu belli oldu
- kan bağı dışı akrabalık ilişkileri
- içini dökmek isteyen kadınlar
- sonbaharda manikürde doku mu renk mi 6
- göz altı morlukları için krem seçimi
- sosyal fobiyi yenenler anlatsın 2
- prime video yasak aşk programı 7
- bu trafik artık insanı yıpratıyor
- derdini anlatmak isteyen kadınlara alan
- aldatıldığını nasıl anlarsın
- güzellik teknolojilerinde renk meselesi 24
- elle education moda okulu
- at kılı fırçası deneyimleri
- yarım kalan diziler
- gelenek nedir
- aldatıldığımı nasıl anlarım
- el kremi önerileri
- ankara trafiği ve bitmeyen döngü
- nivea stok un nefret ettir yüz yıkama köpüğü
- kadın kadına sohbet siteleri
- / 4