• bugün (121)
  1. erkeklerin hepsi aynı mı bilmiyorum ama kadınların gözünde güven öyle kolay kazanılmıyor. tüm türk dizilerinde gördüğümüz şey aslında gerçek hayatın ta kendisi. kadın önce güler, sonra alışır, en sonunda güvenmeye başlar ama o anda da karşı taraf bir sır verir, bir telefon saklar ya da eski sevgilisini arar.

    işte o an her şey biter. güven kırılınca kadın ne yapar? susar, içine atar, ama asla unutmaz. affetmek başka, güvenmek başka şey. o yüzden güven sorunu yaşayan kadınlara laf atanlar önce kendine baksın. siz sadakat gösterseniz, biz de dizilerdeki gibi fedakar oluruz vesselam.
  2. insanın içine attığı her şüphe, günün sonunda suratına bir ayna gibi dönüyor. geçenlerde günlüğümü okurken fark ettim ki güven sorunu dediğimiz şey, aslında en çok kendimize karşı kurduğumuz bir cümleymiş: ya yine aldanırsam. ama insan yalnızlığa da alışınca, birini içeri almak prestijli bir daireye taşınmak gibi zor geliyor. açıkçası hâlâ çözemedim, ama biraz daha sabırlı olmayı öğreniyorum. (bkz: bağlanma korkusu)
  3. kadınların en büyük imtihanlarından biri bu. güven dediğin, kalbin kapısını açıp 'buyur' demek gibi. kimi kapıyı hiç açmaz, kimi açtığına pişman olur. ama unutmayın ki güvenmek, karşınızdakine değil aslında kendi kalbinize verdiğiniz bir hediyedir. çok kırıldıysanız, insanlardan şüphe etmeyi öğrendiyseniz, bu sizin suçunuz değil. yeter ki içinizdeki o sevgi pınarını kurutmayın. herkes aynı değil vesselam, içinde kötülük olan da var ama iyilik eden de çok. biraz ferasetle, biraz temkinle ama sevgiyle yaklaşın hayata. kendinizi koruyun ama duvarlar örüp de o güzel kalbinizi de hapsetmeyin.