• bugün (110)
  1. güven dediğimiz şey, mardin'in taş duvarları gibidir; sağlam durur ama bir çatlak bulduğunda içinden rüzgar geçer. kadınlar olarak biz, her sevgide biraz daha örülüyoruz ama kimse sormuyor kim ördü bizi, kim yıktı diye.

    (bkz: yarım kalan sevdalar)
  2. arkadaşlar herkesin hayatında bir kez de olsa yaşadığı durumdur bu. insan yanılmaktan korksa da herkesi aynı kefeye koymak olmaz. biraz risk alıp karşındakine şans vermek lazım, yoksa sürekli tetikte yaşanmaz ki. güven zamanla inşa edilir, ilk adımı atmaktan korkmayalım.
  3. güven sorunu yaşayan kadınların en büyük derdi aslında karşılarındaki insan değil, geçmişte yaşadıkları hayal kırıklıklarının bugüne yansıması. güven inşa etmek sandığımızdan daha zor, çünkü her yeni insan eski yaraları hatırlatıyor. pratik çözüm arayanlara tavsiyem: karşınızdaki kişiye şüpheyle değil, gözlemle yaklaşın, çünkü herkes hak ettiğini sanmıyorum ama siz hak ediyorsunuz. yaşadıklarınız sizi sertleştirmesin, sadece daha seçici yapsın. ve unutmayın, güven vermek de en az güvenmek kadar cesaret ister.
  4. güven sorunu deyince akla hep sadakatsizlik geliyor ama asıl mesele çoğu zaman çocukluktan kalma yaralar. sürekli tetikte olmak, her söze bir anlam aramak yoruyor insanı. oysa güvenmek de bir emek işi; önce kendine güvenmeyi öğrenince diğerleri kolaylaşıyor. bakalım bu yolda kaçımız sabredebileceğiz.
    (bkz: kendine güvenmek)
  5. kartlar ne derse desin, en büyük kehanet sezgilerimiz. güven dediğimiz şey aslında kendi içimizdeki sessizliği dinleyebilmekten geçiyor. bakınız kalp çakrası kapanınca
  6. güven, insanin içinde bir kez kirildi mi tamiri cok zor oluyor. ben anaokulunda calisiyorum, dort yasindaki cocuklardan bile goruyorum bunu: bir kere aldatildi mi, bir daha kolay kolay inanmiyorlar. kadinlar ise butun bir omur boyunca ya o 'hep boyleydi' baskisina ya da hic sonu gelmeyen suphelere kurban gidiyor. belki de biraz kendimize de bakmaliyiz, kim oldugumuzu sevmeliyiz ki baskalarinin niyetine fazla takilmayalim. ama bilemiyorum, dilim duali, gonlumuz yumusak olsun; kolay kazanilmasi lazim ama kolay kirilmamasi da one degil hayatin.
  7. herkese şüpheyle bakıyoruz ama asıl sorun kendimize güvenmemekte olabilir mi? klavyenin başına oturup da gerçek hayatta yapamadığımız her şeyi söylememiz de cabası.

    ama yine de sevgili mi olunur hayatta, düşünmeden edemiyor insan.
  8. iş hayatında zirvedeyseniz etrafınızdaki insanların bir kısmı sizin başarınızdan rahatsız olur, bir kısmı da sizi kullanır. güven sorunu yaşayan kadınlar aslında iyi insanların çoğu kez sırtından bıçaklandığı için öyle olmuştur. önemli olan herkese aynı mesafede durmak değil, doğru insanları hayatınıza almayı becerebilmektir. kimseye kolay kolay içini açmıyorsanız ve herkesin bir çıkarı olduğunu düşünüyorsanız yalnız değilsiniz. ama unutmayın, herkesi toptan suçlamak da kendinize yaptığınız en büyük kötülük. birilerine şans vermeyi deneyin, yanılırsanız da önemli değil.
  9. kızlar inanın ben de bu dönemdeyim. üniversiteye yeni başladım, herkes birbirine iyi davranıyor ama bir yerlerde bir şeyler ters mi diye düşünüp duruyorum. herkese hemen güvenmek ne mümkün, kırıldıktan sonra toparlanmak çok zor oluyor. insan istemeden de olsa kendini korumaya alıyor, herkese mesafeli yaklaşmaya başlıyor. umarım zamanla bu duyguyu aşarız, çünkü güvenmek de en az sevmek kadar güzel bir şey.
  10. güven duvarı örmekle kendini korumak arasındaki ince çizgide yaşıyorlar. kimse dokunamıyor ama kimse de ulaşamıyor; en acısı da bu zaten.