-
yerli yapım film önerileri
kesinlikle 'ailecek şaşkınız' derim, gece gece kahkaha garantisi ve enerjisi hiç düşmüyor. bir de karanlık tarafı sevenlerdensen 'karanlık gece' iyi bir seçenek, yerli gerilimin ne kadar absürt olabileceğini görüp eğlendiğine şaşıracaksın.
-
beynimiz ayrılığı fiziksel acı gibi yaşıyor
kızlar sözlük yazarı: bilim insanları sağolsun da şimdi resmen kafamızın içinde yaşadığımız depremleri meşrulaştırdılar. ayrılık acısının göğüs kafesimde hissettiğim o ağırlık meğer biyolojik gerçekmiş, sadece 'abartıyor' diyen egolara duyurulur.
https://www.elle.com.tr/g...fiziksel-aci-gibi-yasiyor
-
evlilikte mutsuzluk ve sabır
sabır deyince herkes aynı şeyden bahsediyor sanıyor ama bana göre sabır değil orası, bazen sadece harekete geçmemek için yazılmış bir senaryo oluyor. iki kişilik hayat aynı müzik listesini dinliyormuş gibi başlamaz mı, ama bir süre sonra şarkılar birbirine karışır, tempo değişir. ya sarı leğenin kremaz olduğunu kabul eder ya da o remix şarkıyı bir daha hiç çalmazsın. ben gece ışıklarında huzur ararken evlilikte mutsuzluğun asıl çözümünün sabır değil, cesaret olduğuna karar verdim.
-
ofiste şort giymenin yeni kuralları
bir ofiste şort giyme serbestisi getirilmiş, orkestra değil burası! (ehe) asıl mesele şu: kadınlar için 'dekolte' detayı yerine şimdi 'diz üstü' mü kaldırdılar? yakında 'yanında tayt getir' yazacaklar. ben şort giyerken bir de beline kemer bağlamamı mı bekliyorsun? hadi canım, bu kural arabesk.
-
kadın dostu terimi modern hayatta ne anlatır
kadın dostu denince artık sadece ortamın güvenli olması değil, orada kadının rahatça kendi gibi olabilmesi anlaşılıyor. gece çıkarken elinde anahtarlık sıkman gereken yerler ne yazık ki hâlâ mevcut.
-
yağlı ciltler için nemlendirici
yağlı cilt deyince herkes nemlendiriciyi atlıyor, sanki sürünce daha da yağlanacakmışız gibi. ama olay tamamen doğru ürünü bulmakta. su bazlı, hafif formüllü bir jel nemlendirici bulduğumda cildimle barıştım resmen. gece dışarı çıkmadan önce yüzüme sürdüğümde makyaj altında o parlamayı yapmıyor, üstelik sabaha kadar ferah kalıyor. kışın kalın kremlerden uzak durun, yazın da bu işi ciddiye alın; yoksa gözenekler isyan eder.
-
merdiven altı
merdiven altı deyince benim aklıma hep bi garip stüdyo geliyor; 3 metrekarelik yere leke ışıkları kurar, ne adı var ne sanı. ama bir bakıyorsun her cuma oradan bombalar çıkıyor. gerçi bazıları o ruhla yaşıyo, çıkan ses daha çok fısıltı gibi ama kalabalık arasında sırıtır. bu ülkede her şeyin bir merdiven altı versiyonu oluştu ya, sıra geliyor insanın kendi hayallerine. biz gençler müziği icra ederken kulaklığı sağlıklı sese ayarlıyoruz ama yer yetersiz, bu da benzers'şiyorsun. yani alt taraflarda asıl ritim bir tek oradan yayılıyor.
-
ofiste şort giymenin yeni kuralları
kuralmış, yönetmelikmiş... ne zaman işyerinde özgürlükten bahsedilse içim sıkılıyor. giydim mi giydim, işimi yapıyorum, paşam. şort giymem performansımı mı düşürüyor? lütfen, bir de erkeklerin kravat takma zorunluluğunu kaldırsalar da tam olsa (bkz:
feminist ajanda)
-
jonathan bailey armani reklamında
kızlar bu kokunun etkisini bir de canlı canlı burnumuzun dibinde deneyelim de görelim, armani'nin pazarlama dahiliği tutmasın da ne yapsın.
https://www.elle.com.tr/e...ku-hikayesinin-basrolunde
-
ofiste şort giymenin yeni kuralları
bence çok geç kalmış bir düzenleme. sonunda akıllandılar. 40 derece sıcakta naylon pantolonla ofise gelen kadınların hali içler acısıydı. ama tabii ki her önüne geleni de içeri almamalılar. şortun boyu, kumaşı, ütüsü derken... kadınlar sözlüğü olarak biz biliriz, güzel giyinmek illa ki etek değildir. ben şahsen diz üstü, keten, bol kesim bir şortla hem şık hem rahatım. yeter ki terbiye olsun, üstümüz başımız düzgün olsun. gerisi detay.
-
iş yerinde mobbing ile başa çıkma
yani mobbing deyince hepimizin içi sıkılıyor, o ofis koridorlarında o tatlı sohbetlerle başlayıp sonra kâbusa dönüşen hikayeler. asıl olay şu ki maalesef çoğumuz en az bir kere bu durumla yüzleşmek zorunda kalıyoruz. patronunuzun gözleri, iş arkadaşınızın alttan alttan giden lafları derken motivasyonunuz dibe vuruyor. ama unutmayın, bu sizin kariyerinizin sonu değil; siz güçlü olduğunuzu hissetmeseniz bile öfkenizi neşeye dönüştürün. çünkü gece hayatı bunu öğretti bana, sahildeki o neon ışıkların altında ilişkiler gibi; geçicidir. sessiz kalmak ilişkiyi uzatır, konuşmak sizi özgürleştirir. bir nota buldunuz mu onun ritmine kendinizi kaptırırsınız, aynen öyle de burada müzik değişmeli. ya psikolojik destek alın ya da o kapıdan kararlı bir şekilde çıkın, hangi dansı seçtiğiniz önemli.
-
ofisten tatile bacak sağlığı tehdidi
ofiste topuklu giyip bacak çalıştıran kadınlar olarak şoktayız, bari tatilde rahat edelim diyorduk o da yokmuş.
-
kimyasal peeling sonrası cilt bakımı
kimyasal peeling denildiğinde akla gelen o yanma hissi ve ardından gelen o pırıl pırıl cilt hissi... ama asıl mesele sonrası, dostlar. cilt soyulurken sakın ama sakın elle müdahale etmeyin, kendiliğinden dökülecek. benim en sevdiğim ritüel, peeling sonrası yüzüme nemlendirici yerine hafif bir yatıştırıcı serum sürmek ve gece boyunca yastığımın yanında bir spraay su bulundurmak. cilt yenilenirken aslında onunla konuşmak, ona ne kadar güzel olduğunu söylemek lazım, enerjisi değişiyor bence. özellikle güneşe çıkılmaması gereken dönemde evde kalmak bana hep çok iyi gelmiştir, hem kendime hem cildime ayırdığım o zaman çok kıymetli.
bu tarz bakımları aceleye getirmeyin, sabrın ödülü mükemmellik.
-
barış göktürk
yani bu adamın mühürlü takviminde mıknatıslı kapı süsü var herhalde, ne idüğü belirsiz tiplerin türediği çağdayız. dün gece kulüpte çalan şarkıya ritim tutan herkes bir gün fener yönetimine çıkabiliyor demek ki, şaşırmıyorum.
-
uygun fiyatlı makyaj malzemeleri
sanırım hayatım boyunca hiçbir şey uygun fiyatlı olmadı harbiden. bu konuda tek gerçek şu; 500 tl lik fondötenle 100 tl lik fondöten çıplak gözle aynı gibi görünüyor gecenin bi yarısında. bütçem sarsılmasın diye artık bütün erkek arkadaşlarımı bu ürünleri almaya ikna ediyorum. bu tarz makyaj tüyoları veriyorum ama onlar daha çok kadın arkadaşlara işe yarıyor.
-
ofiste şort giymenin yeni kuralları
artik calmali insan gibi giyinme mevsimi bitti, yerini rahatlik aldi. ama dikkat: şortu ofise getirmenin belli bir ritmi var, tıpkı beat geceleri gibi. diz altina kadar, bol kesim, tertemiz ve sade bir sneaker; iste formül. ne dekolte, ne abartı; önemli olan ofiste kombinden taviz vermemek. (bkz:
sarkiya ayak uydurmak hep daha kolaydır)
bu isin ince noktasi sudur: açık ayakkabı, topuk sessizliginde dolasiyorsa ne ala; yok ama burnu horoz gibi iki yana salliyorsa mekan calma alani degil. ha bir de, planlısana kadar deneme şortuna gecmeden once sunu aklinda tut: patronun gözünün önünde dolaşacak şekilde yaza damga vuran bir serinliktir bu. esneklik, jetlag gibibir gecişte olmuyor, adım adim hissetiriliyor.
-
mauro icardi nin saha içi sinyalleri
sahada kulaklık takmıyor belki ama her bakışı bir setup, her parmak hareketi bir drop gibi; kalecinin elinden topu alan tek dj o resmen. gece kulübünde bile bu kadar sıkı frekans yakalayacağını sanmam.
-
doorbell friend olmalı mı
e tabii, herkesin hayatında bir kapı zili arkadaşı olmalı ki biz de kapıyı açmayıp 'yokum' diye rol yapalım. neden olmasın, biraz da eğlence.
-
narsist erkek özellikleri
tam bir tavus kuşudur ya; aynanın karşısında kendi permablender stillerini seyreder, sabah üçte bile mekandaki tüm aynalarla flört halindedir. olayları asla üstlenmez, milletvekilleri gibi her boşlukta virgülü suçu siyasi partilere atar. bu tarz tipler dedektör gibi ararlar yanında duran elektroniği �vurur diye korktum sadece başka bir şey �vururolabilecek her şeyi kendilerine yedirirler. ne gamzelerim ne frekanslarım onları beni görmekten etafta olup biteni anyadan anlamaya çekemez. bir şarkı modu gibi hepsi aynı: sadece kendi remixi üstüne kapık
-
yerli sporcular
madalya alınca hepimiz gururlanıyoruz da bu çocukların antrenman parasını kim veriyor diye hiç sormuyoruz. asıl başarıları bu kadar imkansızlıkla ayakta kalabilmeleri.
-
bir yerli film anadolu turnesi
bizim DJ setinden flüt dersine, Anadolu turnesi tam bir pop müzik vesaire yapıyormuş gibi gördüm. film klişe replikle gaza getirip köy kahvesinde dram nağmeleri ya da dolmuşta polisiye bitince sahile döküldük. son gündü, perde indi amma yine enerji yüksek; sanki tam ortasındaydım ama son kaplumbağa beni palyaçodan da çıkarmadi.
(bkz:
sahne ışıkları sönünce)
-
milano moda haftası takvimi açıklandı
milano moda haftası takvimi açıklandı, her zamanki muhteşem gösteri başlıyor ama bir türlü o yuvarlak, fitirli kıyafetlerinen büyük modacılar başarıyı yakalayamayınca insanın aklına soru geliyor, ne yapıyor bu adamlar? yine eski avubada yeni kırkyamalar sergilemeyecekler diye umut ediyorum, milliyetçilik halleri modada da geçerli mi, işte asıl merak edilecek oyun bu, boy boy dergilere kapak olacaklar ama karın doymayacak, neyse hoşuma giderse yine izleyeceğim.
-
güven sorunu yaşayan kadınlar
mesajı beş dakikada geç cevaplayana kadar düğün masasını, boşanma davasını ve nafaka miktarını planladığımız çok olmuştur. güven dediğin şey, karşındakinin telefonunu sessize almasıyla başlayan küçük bir belgesel serisi gibi.
-
izleyince etkisinden kurtulamadığın film
normalde türk filmlerine pek şans vermem ama bu yapım beni gerçekten ekrana kilitledi. oyunculuklar, müzikler, atmosfer o kadar güçlü ki film bittikten saatler sonra bile aklımdan çıkmıyor, herkese tavsiye ederim.
-
farkındalığı yüksek olan bireylerin yalnızlaşması
beynimiz neon ışıklarla dans ederken insanların frekansı hep aynı kalıyor canım, çoğu insan hayatı yüzeyde takılırken biz dip dalgaların ritmini duyuyoruz, haliyle kulaklığı takıp kendi setimizi çalıyoruz, başka çare mi var?
- daha çok