- 105 entry
- 80 başlık
-
mauro icardi ye durduk yere yükselmek
kızlar yemin ediyorum bu adama bakarken içimden bir şeyler kopuyor. o kadar derdi tasayı, wanda denen o kadını çekip sahada nasıl bu kadar jilet gibi kalabiliyor aklım almıyor gerçekten. bir insan hem bu kadar toksik bir ilişkinin esiri olup hem de ofsayttan kaçarken nasıl bu kadar karizmatik bakabilir? resmen adamın o yıkık ama gururlu aurası beni benden alıyor.
ama itiraf edelim ki biraz da bilerek yayıyor etrafa o kurtarılmayı bekleyen yaralı erkek titreşimini. hani gol sevincinde ellerini kulaklarına götürüp mağdur ama aşık adam triplerine girmesi falan hep ufak şovlar bence. kanmayın diyorum kendi kendime ama pazar akşamları ekranda o platin sarısı saçlarını görünce yine aklımı kaybediyorum. -
flörte doğum saatini sorup anında yargılamak
adamın daha en sevdiği rengi bile bilmeden doğum saatini öğrenip güneşine ve ayına göre tüm hayatını zindan etme sanatıdır. kızlar biraz gizemli kalıp kendimizi tutalım diyorum ama o haritada venüs ikizler yerleşimini gördüğümüz an çocuğu hesabı kitleyip masada bırakmak en doğal anayasal hakkımız. -
ayrılık acısını kuaför koltuğunda atlatmak
o vasıfsız narsisti unutmak uğruna gidip kredi kartımın son limitini alışveriş krizine girerek sıfırlamak ve saçlarımı platin sarısına yaktırmak benim yegane terapim oldu. kafamdaki kimyasal yanıktan kalp acımı öyle bir unuttum ki artık eski mesajları okuyup ağlamak yerine o sinsi asalağın fotoğraflarına tiksinerek gülüyorum. -
murat dalkılıç ın hande erçel sonrası çöküşü
adam o kızdan ayrıldığından beri resmen ruh emici öpücüğüne maruz kalmış gibi sararıp soldu kızlar. yemin ederim her klibinde adamın yüzündeki o devasa pişmanlığı hd kalitesinde izliyorum, çok ah aldın sen beter ol canım benim. -
rodrigo de paul
maç boyunca messi'nin peşinde dolanmaktan top oynamaya fırsat bulamayan ama o dövmeli kollarıyla kalbimizi epeyce yoran arjantinli kas yığını.
adam o kadar alfa duruyor ki sahada koşarken terlemiyor, adeta bize doğru parfümlü bir alev topu fırlatıyor kızlar. -
kimyasal peeling ile yılan gibi deri dökmek
yüzünüzde iki tane sivilce lekesi var diye o sözde estetik uzmanlarının yaldızlı laflarına kanıp o asidi suratınıza sürdürüyorsunuz ya, tebrikler kızlar artık nur topu gibi bir yanık suratınız oldu. ilk gün aynaya bakıp abarttıkları kadar acımadı diyerek kendinizi kandırıyorsunuz ama ikinci gün sabah uyandığınızda bildiğin yılan gibi deri değiştiriyorsunuz. o soyulan incecik deriyi soymamak için tırnaklarınızla verdiğiniz o varoluşsal savaşın stresi yemin ederim insanı yaşlandırıyor.
işin en travmatik tarafı da o kabuk bağlayan yerler iyileşene kadar sokağa walking dead figüranı gibi çıkmak zorunda kalmanız. fondöten sürsen yüzünde deprem olmuş gibi pul pul durur, sürmesen yoldan geçen teyzeler sana acıyarak bakar. resmen paramızla asit dökünüp üzerine de haftalarca o iğrenç görüntüyle yaşamaya çalışıyoruz, gerçekten muazzam bir akıl tutulması yaşıyoruz hep beraber.
(bkz: paramla rezil oldum sendromu) -
kadın kadına sohbet sitelerindeki kaos
erkek egosundan baygınlık geçirdiğimizde terapi niyetine koştuğumuz kadınlarsözlük'te aslında birbirimizi dünyanın en acımasız şekliyle linçlememiz gerçeği beni benden alıyor. eltinin berbat dudak dolgusundan girip görümcenin varoşluğuna kadar gömdüğümüz bu zehirli ama inanılmaz zevkli ortam yemin ederim en lüks spadan bile daha çok rahatlatıyor insanı. -
kaynana ve görümcenin organize kötülük şebekesi
ikisinin bir araya gelip o mutfakta fısır fısır fısıldaştığı anlar, resmen benim sinir krizlerimin arge merkezi gibi çalışıyor.
şu sinsilerin sadece göz temasıyla birbirlerine yolladıkları o zehirli şifreleri çözseydim, yemin ediyorum şu an mit'te özel ajan falan olmuştum. -
narsist erkek turnusolu
eski sevgililerinin istisnasız hepsini ruh hastası ilan edip sözde onlardan ne kadar çektiğini anlatan o muhteşem prensleri hesabı bile ödemeden masada bırakıp arkamıza bakmadan topukluyoruz. zira evren sadece onun o devasa egosunun etrafında döndüğü için, yakında sizin adınızı da o ruh hastaları listesine altın harflerle yazdırması inanın saniyesini bile almayacak. -
retinolü fazla kaçırıp yılan gibi deri değiştirmek
kızlar allah aşkına o bilmem kaçlık retinolleri iki gün sürüp cildim porselen oldu diyenlere inanmayı bırakın artık. ilk hafta resmen yüzüme kezzap dökülmüş gibi yılan misali soyuldum, makyaj yaptıkça pul pul dökülen suratıma bakıp sinir krizleri geçirdim.
şimdi cam gibi parlıyor muyum evet ama o iğrenç soyulma evresinde çektiğim eziyet yüzünden ömrümden net on yıl gitmiştir. -
nivea böğürtlenli dudak balmı
lisede tuvalete saklanıp dudaklarımıza kat kat sürerken kendimizi dünyanın en gizemli vampiri sandığımız o meşhur bordo ruj çakması.
yıllar sonra bir yerde kokusunu duysam anında ergenliğimin o en gereksiz dramatik kalp kırıklıkları aklıma geliyor. -
yüzü disko topuna çevirmeyen güneş kremi
kızlar inanın o öve öve bitiremedikleri eczane kremlerinin hepsi yüzünüzü tavada unutulmuş tereyağına çeviriyor. sabah o kadar özenip yaptığım makyajın altına sürüp iki saat sonra watsons poşeti gibi parlamak cidden sinir bozucu. paraya kıyıp şu meşhur kore markalarından birini aldım da yüzüm nihayet insan içine çıkılabilir bir kadifemsiliğe kavuştu. cildine ve sürdüğü fondötene birazcık saygısı olan asya pazarından şaşmasın derim. -
selülit kremi mucizesine inanan masum köylü
kızlar o paraları şu kimyasal yalanlara gömeceğinize gırtlağınızı tutup iki squat yapsanız yemin ederim taş gibi olursunuz. sabah akşam bacak ovalayarak pürüzsüzlük beklemeyin, o sürdüğünüz kremler selülitleri değil sadece cüzdanınızı eritiyor. -
sadece kadınların olduğu bir sözlükte yazar olmak
ortamın buram buram östrojen ve kaliteli linç kokması sayesinde her gün bedava kaos terapisi aldığım mükemmel ütopyadır. vasat erkek mızmızlanması çekmeden sadece birbirimizin kusursuz toksikliklerini övüp dedikodunun dibine vurmamız bence inanılmaz bir vizyon. -
nivea böğürtlenli dudak koruyucu
lise yıllarımın tartışmasız en büyük makyaj hilesi olan ama sürünce dudağa sanki reçel kavanozuna kafa atmışsın gibi tuhaf bir kırmızılık veren efsane ürün. allah affetsin kokusu o kadar yapay ve güzeldi ki derste gizli gizli yiyordum ben bunu. şimdiki nesil dudaklarına dior lip oil falan sürüyor, biz bunu çantadan çıkarınca kendimizi anında podyumda sanıyorduk valla.
(bkz: lisede ruj niyetine lip balm sürmek) -
yüzdeki günahları bile kapatan fondöten
sivilce lekelerini falan geçtim, lisede yaptığım hataları ve o inanılmaz utanç verici kararlarımı bile tek katta pürüzsüzce silip atan ağır işçilik ürünüdür. sabah yüzüme mala ile sıvadıktan sonra aynada beliren o porselen bebekle, akşam makyajı silince altından çıkan acı gerçekliğim arasındaki uçurum her seferinde psikolojimi bozuyor. kızlar resmen yüzüme yeni bir tc kimlik numarası atıyor, instagram filtreleri bile yanından utanarak uzaklaşır. -
mert demir in yıkanmamış gibi duran saçları
kızlar allah rızası için şu adamın saçındaki o ekstra yağlı görünüme düşen bir tek ben miyim diye kafayı yiyorum kaç gündür. ekran başında serenay'ın yerinde olmak için canımı veririm ama o kirli sakal ve garip bıyık kombosuyla resmen mahalle köşesinde çekirdek çitleyen bir apaçiyi andırıyor.
yine de gizli gizli ateşe düştüm diye avazım çıktığı kadar bağırarak evde toz aldığımız gerçeğini kimseye söyleyecek değiliz. -
erkeklerden arındırılmış sanal yaşam alanları
sonunda o manasız testosteron zehirlenmesinden kurtulup kadınlarsözlük gibi üstün zekamıza layık bir nirvanaya kavuştuk. inanın bana varoluşsal krizlerimi bile bu tertemiz ortamda atlatıyorum.
(bkz: mental temizlik sağlayan platformlar) -
no makeup makeup
yüzümüze üç farklı tonda kapatıcı ve yarım litre likit aydınlatıcı sıvayıp etrafa sadece güneş kremi sürdüm yalanını satma sanatıdır kızlar.
saf erkekolar da cildimiz kendiliğinden pürüzsüz sanıp o muhteşem doğallığımızı överken biz içten içe sadece güleriz. -
kenan yıldız ın sahaya fönlü saçla çıkması
kızlar allah aşkına maç izlerken krize giriyorum. bu çocuk sahada kan ter içinde 90 dakika koşuyor ama o saçlardan bir tel bile mi bozulmaz? biz sabah işe giderken iki tel saçımızı düzleştirene kadar kollarımız kopuyor, beyefendi rüzgara karşı depar atarken bile kuaförden yeni çıkmış gibi fönlü fönlü süzülüyor. hayır yani kullandığı o sabitleyicinin markasını falan versin bari de biz de neme karşı dirençli diye gidip stoklayalım.
kıskanmıyorum desem büyük yalan olur süslüler. o kadar iriyarı adamın içinde çalım atarken kafasını bir geriye atışı var, sanırsın şampuan reklamı çekiliyor yeşil sahada. anladık yeteneklisin, anladık gururumuzsun lafım yok ama bari insan bir terler ya. valla bir gün ekranda o muhteşem bukleler bozulursa oturup sinirden ağlayacağım. -
anonim dertleşme uygulamalarındaki meriç terörü
kızlar gerçekten delireceğim. dün gece eski sevgilimin yeni kız arkadaşını stalklarken sinir krizi geçirip şöyle ismimin falan gizli kaldığı bir dertleşme uygulamasına gireyim de içimi dökeyim dedim. yemin ederim derdimi yazdığım saniyenin onda biri hızında "senin gibi bir kızı nasıl üzerler ya, ben olsam el üstünde tutardım" diyen fırsatçı meriç ordusu etrafımı sardı. hayır bi dur, bi nefes al, adam daha neye üzüldüğümü bile tam idrak etmemiş ama o parlayan şövalye zırhını kuşanıp anında inbox'ıma damlamış.
ben diyorum ki adamın yedi sülalesine bela okumak istiyorum, karşımdaki isimsiz şahıs "üzme o güzel canını, wp var mı" diyor. allahım sen bana devasa bir sabır ver. gerçekten merak ediyorum, bu platformlarda sırf empatik dinleyici rolü kesip iki güne nude isteyecek kadar çaresiz olan bu avcılara cidden kanıp hayatını anlatanınız var mı aranızda? kadınlarsözlük ahalisi olarak bu fake terapi uzmanı romantik erkeklere acilen bir dur dememiz lazım, yemin ediyorum deşarj olayım derken adamlara laf anlatmaktan ekstra dert sahibi olup uygulamayı sildim. -
retinol kullanıp soyulmayı bekleyen masum köylü
suratıma sürdüğüm an benjamin button'a döneceğimi sanırken ertesi sabah kızarmış tavuk gibi uyandığım, güzelleşme vaadiyle derimi yüzen kimyasal nane. o kadar para bayılıp cildim pul pul dökülürken hala aynaya bakıp umutlanmam da ayrı bir toksik ilişki örneği yemin ederim. hani cam gibi cilt olacaktı, bildiğin zımparalanmış sunta gibi geziyorum ortalıkta. -
kuaföre inat evde maniküre başlamak
o suratsız kıza dünyanın parasını bayılmamak için giriştiğim bu yolda banyoyu resmen teksas katlidıbına çevirdim, aferin bana. o kadar kanı en son vampire diaries izlerken görmüştüm, tırnak etimi alayım derken canımı aldım yanlışlıkla. -
at kılı fırçası
selülitlerimi yok edeceğine inanıp derimi zımparalarken kendimi veliefendi'ye çıkacak yarış atı gibi hissettiren o meşhur işkence aleti. bacaklarım pürüzsüzleşmedi ama kıpkırmızı olunca kesin işe yarıyordur diye kendimi kandırmaya devam ediyorum. -
girl math
nakit ödeyince o parayı harcamış sayılmadığımız, iade edilen kıyafetin parasıyla yeni şeyler alınca bedavaya geldiğini sandığımız o muhteşem ve evrensel hesaplama yöntemi.
valla erkeklerin asla kafası basmaz buna, biz bu ekonomiyle ve gratis indirimleriyle ancak böyle başa çıkabiliyoruz kimse kusura bakmasın. - daha çok