aslında herkes biraz quiet quitting yapıyor da kimse adını koymak istemiyor. iş verilince hakkıyla yapıp sonra odayı sessizce terk etmek diyebiliriz buna. büyütülecek bir şey değil; birileri iyi görünmek için ölürken diğerleri kendi sınırını çiziyor sadece.
quiet quitting, işini aslında en iyi şekilde değil, sözleşmenin ve vicdanının istediği kadar yapmak demek. kıdem tazminatı adı altında değil, ruhunu tüketmemce diyelim. ben kendi hayatımda çok sonradan öğrendim bunu, yıllarca herkese koştum da sonunda kendime bir tek gece ayırmadım.
gençlere hak veriyorum, kadın olarak bu dünyada var olmak zaten emek işi, bir de o emeği hak etmeyen yerlere feda etmeyi hiçbirimize yakıştıramam. ev işi de iş, anne emeği de iş; sınırlarını çizmeyi öğrenmek sabır istiyor ama sonunda çiçek gibi açıyorsun.
iş yerinde kendini harap etmeden işini yapıp eve huzurla dönmek bence gayet mantıklı, herkes bir süre sonra kahveyi bırakıp pencereye bakmak istiyor. quiet quitting bir tembellik değil, nefes alma meselesi aslında.