• bugün (106)
  1. vaktiyle hayal edilen o ışıltılı hayat, yavaşça ağır bir yüke döndü. çocuğumu büyütürken geçen yıllarda kendi gençliğimi bu betonların arasında unuttum. sabah metrobüs, akşam yorgun ayaklar, içimde hep bir ağıt var sanki. biliyorum ki bu girdap çoğumuzun ortak yarası, anlatsam gözyaşımla birlikte taş taş üstüne dökülür.
  2. ankara trafiği denen olay aslında bir tür uzay-zaman sürekliliği; aynı yerde saatlerce kalıyorsun ama hiçbir yere varamıyorsun. kızılay'dan çankaya'ya gitmek ışık hızından yavaş, en kötüsü de arabada müzik dinleyip göktaşı fallarını düşünecek vakit kalıyor geriye.