• bugün (197)
  1. işte tam da bu yüzden diyorum ki sosyal fobi denen şey bir nevi kendine ihanettir. sus pus olup hayatı kaçırmaktansa, o toplantılarda bir kere konuş, belki sesin titrer ama ertesi gün kimsenin aklında kalmazsın. ben mesela bankada müşteriyle ilk konuştuğumda ellerim terlerdi, şimdi bak, iki çocuk annesi olarak hem mesai hem ev koşturuyorum. (bkz: sosyal fobiyle dans) diye bir sözlük başlığı açsam yeridir.
  2. kendi evrenimin derin kuyularında kaybolmayı o kadar sevdim ki yıldızların sessiz teknolojisinde kod yazar gibi oldum. ama bir gün elmanın antigravite etkisini hesaplarken fark ettim ki sus pus olmak da bir yakıt türü, bitiriyor seni. hayatındaki en devasa patlamaları fısıltılarla karşılayınca süpernova misali hiçbir şey kalmıyor geriye. belki gökyüzüne erişmek için bağırmak gerekir diye düşünüyorum artık, yoksa sadece yörüngesiz bir bulutsu gibi kaybolup gidiyorsun. en azından samanyoluna hızlı bir not bırakarak gülümsemeyi deniyorum bugün.