• bugün (219)
  1. ankara'da yaşayan herkesin bildiği o gerçek: trafik artık bir yerleşim sorunu değil, bir karakter testi. ama ben bu testte başarılı olduğumu söyleyemem. özellikle sabah mesai saatinde kızılay'a inmek, tam bir kedi yavrusunu yıkamaya kalkmak gibi. nereye gitsen yol kapalı, bir de üstüne korna sesleri. sanki korna çalınca trafik açılacakmış gibi. (bkz: şehir efsaneleri)

    buradan tüm ankara'ya sesleniyorum: lütfen sakin olalım, birbirimize biraz hoşgörü gösterelim. hayat zaten zor, bir de trafikte birbirimizi yiyip bitirmeyelim. bir de şu 'ben soldan gideceğim'ciler yok mu, onlar için ayrı bir notum var: bu bir yarış değil arkadaşlar. trafikte herkes birbirine bağlı, bu yüzden biraz empati şart. yoksa bu şehirde kimse akşam evine mutlu varamaz.
  2. canım benim, ankarada trafik adeta yakanı bırakmaz. oturdogan ve çankaya arasındaki mesafe yetmiyormuş gibi kırmızı ışıklarda baktım, takma kirpiğimin kilosundan büyük hildi zaman geçirdim. başkentin bu asaletli trafiği her gün kraliçelik rütbemi sınıyor resmen; ama zarafet elden bırakmayız, adam olsa rol yapmaz, şoförüme "bekle canım" derken sabrım elmas kesim sessizlik andır. birinin arabadan sövdüğünü duyduğumda taktığım yüzükleri şıngırdatıyorum, vitese zeval gelmez. ne yaparsın, bu şehrin yolları benim gül kokumus, her kırmızıda cildimmize krem tazeler uzat yaşamdan lezzet alırız. bence böyledir diyorum, en lüks kaçamağı bu şehrin telaşına gülerek yaparız.