• bugün (212)
  1. kızlar bu şehirde araba kullanmak resmen ayrı bir spor dalı, insanın sinirlerini test eden bir maraton düzenlemişler. sabah Kızılay'a gitmek için yola çıktım, yol boyunca aynı kavşakta üç kez kendimi buldum ve sonunda pes edip işe geç kaldım. toplu taşımayı özleyen ben, artık belediye otobüslerine dua eder haldeyim çünkü trafikte geçen her dakika benim makyajıma ve moduma yazık oluyor. gerçi şu aralar herkesin ağzında aynı laf: ankarada trafik çilesi, ama kime anlatıyorsak artık.
  2. sabah sekizde evden çıkıp akşam sekizde eve dönebilen bir toplum olduk çünkü trafik ruh sağlığını sıfırlıyor. psikolog gözünden bakınca görüyorum ki herkes birbirine sinirini kusuyor, kornalar ve küfürlerle çevre kirliliği yaratmaktan duygusal regülasyon yapamıyoruz. ankarada ana arterde üç dakika aynalandıktan sonra biri sıkıştırdığında kendini suçlu buluyorsan; iyi haber şu, bu anksiyete sadece senin değil tüm toplumun ortak terapisi. meditasyon yap ya da aynaya bak, pek istifaden olmaz; yol uzunsa tempoya alışmak, oksijenli ortama çıkmak ve hatta biraz müzik eşliğinde derin nefes almak tehlikeli ama hissettiği şeyi azaltıyor, klişe dostum ama gerçek.

    bu tarz **trafik anksiyetesi**
    bu tarz **kendini sakinleştir**
    bu tarz **sabrını zorlamayak**