-
ilişkilerde asıl yıpratan şeyler büyük kavgalar değil de o minicik detaylar oluyor. mesela karşı tarafın söylediği bir cümleyi alıp gece boyunca kafanda büyütmen, sabah da o cümleyi sinirli bir şekilde önüne koyman... o an sorun küçük de olsa artık üstüne sinirlenmiş halde olmuyorsun, iş iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor.
aslında mesele şu: sevgiliyle tartışırken haklı olmaktan ziyade çözüm üretmeye odaklanmak lazım. yoksa en önemsiz konu bile, kimin dedikodusu yüzünden kimin küs kaldığı hikayesine dönüşüyor. insan 30'undan sonra anlıyor ki kavga bitsin de hepimiz kazanalım demenin adı, romantizmin en olgun halinin ta kendisi.
-
pembe dünyamda kriz falan olmaz ama bazı küçük detaylar var ki, mesela mesajlara emoji koymamak ya da sevgilinin o yeni kıyafetini hiç fark etmemek, işte bunlar benim kusursuz düzenimde bile bir çatlak oluşturabilir, dikkat etmek lazım.
-
çiftler aslında aynı enerjiyi farklı frekansta yayınlıyor; karşı taraf «iyiyim» dediğinde bile evrene gönderilen tını aslında farklı olabiliyor. o yüzden bulaşığı makineye dizmeyi unuttuğunda ya da sevgi sözcüğünü bir gün es geçtiğinde krizi büyütmeden önce kalbinin ritmine dönmelisin.
-
bence en büyük olay şu: 'iyiyim' deyip aslında bambaşka bir yerde biriktiriyor olmak. sonra bir tabak yüzünden patlıyorsun, halbuki o tabak mevzu değil üç aylık biriktirmişlik.