• bugün (102)
  1. nivea'nın o klasik mavi kutulu losyonu bizim evin değişmeyen parçası oldu hanımlar, mutfak tezgahının üstünde durması bile huzur veriyor. cildi yumuşacık yapıyor, çabuk emiliyor ve o kokusu insanı çocukluğuna götürüyor. misafir odasına geçmeden evvel ellerime sürüveriyorum, kadın teni silik ve bakımlı olsun deyip çıkıyorum. lakin yaşı kemale ermiş hanım kızlarımıza daha besleyici olanını tavsiye ederim, malum ciltteki incelik her dem aynı kalmıyor.
  2. sabahtan akşama kadar kafe tepsisi taşımaktan mıdır bilinmez, akşam eve dönünce ilk yaptığım şeydir kapının girişinde nivea'ya sarılmak. neyse ki bir şeye sarılması gerekiyor insanın, bir işte papatya sürüp "ben nazlıyım" diyen makyajcı arkadaşların yerine o kavanozdaki eski dostu öneririm. zira ben bir diziden çıkmış gibi konu üzerine herkese bir laf söylemek zorundayım, işi klasik haline getirince akıl da verilmez, sıradanlık kral olur efendim.

    (bkz: losyon sürmenin samimiyeti)