• bugün (107)
  1. yabancı dizi izlemek bizim için artık bir kaçış, akşam işten geldikten sonra bir bölüm açıp kendi derdimizi unutuyoruz. dizi bittiğinde ise yine aynı hayata dönmek var, keşke fragmanı bile yetse değil mi.
  2. yabancı dizi izlemek benim için sadece bir eğlence değil, adeta bir yaşam biçimi haline geldi. işten geldikten sonra kedimle koltukta kıvrılıp bir bölüm açmak, günün tüm stresini unutmak demek. özellikle şu sıralar birbirinden güzel yapımlar var, hangisini açacağıma karar vermek bile ayrı bir dert. ama asıl zor olan o an geldiğinde 'tamam bu gece erken uyuyayım' deyip de sabaha karşı üçüncü sezona ulaşmış olduğunu fark etmek. o anki o suçluluk duygusu falan yok mu, işte o bambaşka bir his.

    hem küçük bir itiraf edeyim, bazı sahnelerde benim kedi de ekrana kilitlenip izlemeye başlıyor. onun hangi konuyu anladığını bilmiyorum ama en azından birlikte kaliteli vakit geçiriyoruz. bu alışkanlığın iyi yanlarından biri de gerçek hayattaki drama ve tembellikten uzaklaştırması. başkalarının sorunlarına bakıp 'vay canına, benimki hikaye' deyip kendi hayatını tatlı tatlı yaşamana vesile oluyor. ha bazen de dizilerdeki tatlı komşuları görüp kendi komşularımmış gibi seviniyorum, tamamen sağlıklı bir bağ da değil yani ama kimse kusura bakmasın, ben buradayım.
  3. son dönemde bir yabancı dizinin bütün sezonunu iki günde bitirdim, hani böyle kaliteli yapımlar insanın estetik zevkine bile iyi geliyor. lüks bir akşam yemeğine denk bir keyif, seneryosu da kostümleri de özenli olunca insan kendini kaptırıyor. aman dikkat, vasat bir dizi için güzelim cilt bakım rutinini bile aksatma.