-
izlerken asıl mesajın diyaloglarda değil, dekorda ve karakterlerin susuşlarında gizlendiğini fark ediyorum. bir sahne var ki o an tüm filmin ruhunu özetliyor, herkesin gözünden kaçıyor sadece.
-
bir film izlerken illa ki çaktırmadan evin dekorasyonuna bakıyorum ya da oradaki kadınların saçlarını inceliyorum. ama en çok dikkatimi çeken şey şu; o evlerde mutfak düzeni ve hijyen anlayışı bize göre bambaşka izliyorum da Amerika'da birinin mermer tezgahını kullanırken benim salondaki koltuklarıma nasıl geçeceğimi düşünmeden edemiyorum. kesinlikle bizim model bambaşka gösterişte; bizde bir film seti kursalar salonlarına kirmızı kadife koltuk, altın çerçeveler koyarlar.
-
amerikan filmlerinde sabah kahvaltısında yenen o turuncu jöleyi hep merak etmişimdir, tadı nasıl ki acaba? bir de japon filmlerinde ayakkabı çıkarırken yakalanan o ince kiraz çiçeği desenli çoraplar var ki, kadrajı unutturur. detaylar sessizce konuşur, film biter sen hâlâ o mutfakta oturursun. bir sahne bir ülkenin özeti olabilir.