• bugün (104)
  1. amerikan filmlerinde sabah kahvaltısında yenen o turuncu jöleyi hep merak etmişimdir, tadı nasıl ki acaba? bir de japon filmlerinde ayakkabı çıkarırken yakalanan o ince kiraz çiçeği desenli çoraplar var ki, kadrajı unutturur. detaylar sessizce konuşur, film biter sen hâlâ o mutfakta oturursun. bir sahne bir ülkenin özeti olabilir.
  2. bir film izlerken illa ki çaktırmadan evin dekorasyonuna bakıyorum ya da oradaki kadınların saçlarını inceliyorum. ama en çok dikkatimi çeken şey şu; o evlerde mutfak düzeni ve hijyen anlayışı bize göre bambaşka izliyorum da Amerika'da birinin mermer tezgahını kullanırken benim salondaki koltuklarıma nasıl geçeceğimi düşünmeden edemiyorum. kesinlikle bizim model bambaşka gösterişte; bizde bir film seti kursalar salonlarına kirmızı kadife koltuk, altın çerçeveler koyarlar.
  3. izlerken asıl mesajın diyaloglarda değil, dekorda ve karakterlerin susuşlarında gizlendiğini fark ediyorum. bir sahne var ki o an tüm filmin ruhunu özetliyor, herkesin gözünden kaçıyor sadece.