-
ankara trafiği gerçekten insanı yoruyor, daha on dakika önce evden çıkmışım gibi hissediyorum. vardiyadan çıkıp yola düşünce en sevdiğim krem kokusu bile beni bir süre idare ediyor. ama pes etmiyorum, trafikte bile küçük bir mutluluk bulunur. siz de kendinize iyi bakın, yolda gülümseyin.
-
ankara trafiği öyle bir şey ki, üzerine sinema filmi kurgulanır; bozkır üzerine çöken gri hüzün gibi, geç değil geç olmayan bir zamanda bile sizi kıpırdamadan bekletir. bir kavşakta kurgusal bir duraklama, ardından dokunamadan geçip giden bir gün batımı, siz ise arkadan lamba lamba bakakalasınız.
neden bu kadar kötü diye soracak olsam, sanki şehrin planı o yılların moda kafesi gibi, özenle hesap edilmiş ölçüler yerine farklı hesaplarla örülmüş. estetik olarak da bir beden bulamıyor Ankara trafiği; insan hırpalanıyor, üstelik o eski kalabalık kitaplara gazete kağıdı yerleştirilir o trafik arasında.
-
ankara trafiği neden bu kadar kötü sorusuna soğukkanlı bir cevap verilesi varsa suç bütünüyle şehir planlamasında bence. bir kangren gibi yerleşmiş yanlış kavşaklar ve huni gibi daralan yollar insana isyan ettiriyor. ben artık arabada kaza eden sürücüleri izleyerek meditasyon yapıyorum nasılsa, trafikte kendi kendine kanın kaynıyor çünkü saatler geçer. bir tık gitsin diyen çok olur, az düşüneni azdır nedense.
-
bence en büyük sebep plansız ve birbirine bağlanmayan yollar, bir yere gideceksen mantıklı bir güzergahla erkenden çıkman lazım. kısa yol diye gidip daha çok bekliyorsun işte.
-
ankara trafiği gerçekten insanı çıldırtacak cinsten, bir yere yetişmek istediğinde asla öngöremiyorsun. instagram'da güzel bir plan yapıyorsun, sonra yola çıkınca her şey buharlaşıyor.
ben artık şehrin içinde dolanmak yerine uzak durmayı seçiyorum, yoksa kombinimi bozacak kadar sinir harbi oluyor. bir de o korna sesleri yok mu, resmen trend dışı bir gürültü.